Sivrihisar Demirci

17- DEMİRCİ KÖY & MAHALLESİ

Eskişehir ili Sivrihisar ilçesine bağlıdır.

Tarih: Tarihe baktığımız zaman bu topraklarda ilk önce Hitit sonra Frig sonra ise Pers İmparatorluğu, daha sonra ise Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Rum Selçuklu Devleti ve Osmanlı İmparatorluğunun hüküm sürdüğünü görürüz. Tahmini bizim köyümüzün kuruluşu da Osmanlı İmparatorluğu dönemine rastlar. Sakarya meydan savaşında yağma yapılıp yıkılmış, o dönemde köyde yaşayan insanlar canlarını kurtarabilmek için bizim SULUARKAÇ dediğimiz mevkide saklanmışlar. Çünkü Sakarya savaşında Yunanlar güney cepheden saldırdılar BEYLİKKÖPRÜ ile TOZLU İĞCİLER KAVUNCU köyleri arasında yapıldığı için köylüler kuzeye doğru kaçmış.. Köy, kuraklık, fare istilası gibi nedenlerden dolayı şimdiki yerine taşındığı söyleniyor.

Köyün en yaşlısı 1810 doğumlu, AĞALARIN AHMET. Ancak 1800’e kadar erişebiliyoruz. Çünkü bu dönem Osmanlıya rastlar. Köyün yaşlısı da 1810 olduğuna göre o dönemde varmış.. Demirci Köyü olarak bu yıllarda kurulmuş olabilir. Çünkü üzerinden bir çok imparatorluk geçmiş. Bir tekkemiz var kabirde yatan insanı kim olduğunu bilen yok. Ama büyük bir pir olduğu söyleniyor. Söylentiye göre Sarı Ibrıkçı İbrahim ya da İsmail diyorlar. O dönemlerde soy isim olmadığından köyde yaşayanlar lakaplarıyla anılırlar… Amidalar. Biciler. Arzıklar.. Haytalar.. Poşnaklar.. Cıbırağalar. Yakızlar Fezlahlar.. Köterler.. Ağalar.. Kanburlar.. Çeteler.. Samıtlar.. Bakkallar.. Karaşarlılar.. Gışlaklar.. Goçaklar.. Kıbiyıklar. Macırlar.. Çeşler.. Hallalar.. Kör Kamiller.. Guldurlar.. Kelalar.. Golaklar… Çanakkale savaşına katılıp şehit olan bildiğim kadarıyla bir kişinin kaydı var. Oda HÜSEYİN OĞULARINDAN M.ALİOĞLU ALİDİR.. 1887 DEMİRCİ DOĞUMLU ODA SAMITLAR SÜLALESİNDEN köy 150 hanedir. Eskiye nazaran nüfus oranı düşmüştür. Genç nüfus çalışmak için köy dışına göç etmiştir. Eski kayıtlarda aşağı Demirci, Yu­karı Demirci diye iki köy vardır. Ibrıkcı Sarı İsmailin ve Gazi Dedenin türbeleri bu köydedir. Ibrıkçı Sarı İsmail mü­him şahsiyetlerdendir. Hacı Bektaşi en yakın arkadaşlarındandır

Coğrafya: Eskişehir ili Sivrihisar ilçesine bağlı bir köydür. İlçeye 33 km, ile ise 133 km’dir. Polatlı’ya 32 km’dir. Köy, Polatlı’ya bağlı olması gerekirken Eskişehir sınırları içerisinde yer aldığı için Sivrihisar ilçesinin köylerinden biri olarak sayılmaktadır. Köy Eskişehir-Ankara Karayolu üzerindedir. Konum bakımından köy tepe üzerine kurulmuştur. Yazları sıcak ve kurak, Kışları soğuk geçer. Arazi bozkır olup genellikle kuru tarım (arpa, buğday), artezyen kuyularıyla sulanan küçük bir arazide de sulu tarım yapılmaktadır. Yavşan, kekik, şalba bitkisel örtüye sahiptir.

Ekonomi: Köyün geçim kaynağı hayvancılıktır. Genelde küçük baş hayvan bulunmaktadır. Azda olsa büyük baş hayvancılığı da yapılmaktadır. Tarım alanında ise şeker pancarı, arpa, buğday, soğan, mısır ve haşhaş yetiştirilmektedir.

Altyapı: Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi vardır, Ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır, ama kullanılmamaktadır. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan iki yol vardır. Birisi asfalt diğeri ise stabilize yoldur.

YUNAN ZULMÜ

Yunan işgalinde en çok mezalime mâruz kalan köylerimizden birisidir. Demirci Köyüdür. Mezalimi tahkik hey’eti raporlarında aynen şöyle yazıyor :
Demirci köyü ahalisi henüz dağlardan dönmüş, köyün harabesi arasında oturuyorlar. Zulmün dehşeti taş koğuklarında üstü başı parça parça olmuş, kadın ve erkek ahalinin yüzünde adeta okunuyordu. Bir kısım ahali kadın ve çocukların ekserisi işgalden evvel Mülk köyüne iltica etmişlerdi. Köyde birkaç gün kalan yunanlılar köye ait umum hayvanatı, ambarlarda ve harmanlarda bulunan bütün zahireyi aldıktan sonra demet halinde kalan bütün mahsulatı yakmıştır. Köyün evlerindeki eşyalar arasından beğendiklerini almış, yaşamak için köylüye lazım olan diğer eşyayı köyün evleriyle beraber imha etmiştir. Köyde para olduğu tahmin ettiği kimseleri fena halde döğmüş ve türlü türlü işkencelere maruz bırakmıştır. Bunlar arasında İbrahim Ağa’nın başını yarıp kanlar içinde sürükleyerek beraberlerinde götürmüşlerdir.

Halkın Mülk Köyüne hicret ettiğini anladıktan sonra oraya hücum ederek Demirci Köyünün kadınlarını toplamış üzerlerindeki ziynet eşyasını döğmek, sürüklemek suretiyle koparıp almıştır. Tahkikat hey’eti köyün eteğinde kazılmış bir yerde bir insan cesedi bulmuştur. Fakat bunun kimliğini tesbit edememiştir. Yunanlılar köy ahalisine zulüm ve işkenceyi kendilerine eğlence haline koymuşlar, köylülerden çaldıkları peynir ve yağ parasını evvela verdikten sonra bu paraları döverek geri almışlardır.

Mallarını çaldıktan sonra tahrip ettikleri Camideki Kuran’ları almışlar, sahifelerini parçalayarak ekseri yaptıkları gibi; helalarda kullanmışlardır. Demirci Köyü o havalideki diğer köyler gibi bir kül ve toprak yığını halinde ve köylüler tamamen aç ve kısmen üstleri parçalanmış feci bir haldedir. Bu köyden alıp, muhtelif işlerde kullanılmak üzere cebren götürülen kişiler şunlardır:
Hacı Hasan oğlu İbrahim, İbrahim oğlu Kamil, Mehmet oğlu Emin, Ali oğlu Mehmet, Mehmet oğlu Satılmış, Hasan oğlu Ali.

DEMİRCİ KÖYÜ’nün ZAYİATI :
600 okka yağ, 600 okka peynir, 1600 okka ekmek, 32.000 okka arpa, 1550 koyun ve keçi, 45 sığır, 14 manda, (koşumu ile beraber), 12 eşek, 10 beygir, 32.000 okka mısır, 10.000 okka buğday, 300 okka patetes, 200 okka fasulye; 2.000 okka karpuz, 120 parça kilim ve halı kabili nakil umum ev eşyaları.
İmha edilenler: 100 arı kovanı, harmanlarda ki bütün buğday sap yığınları.

Categories: Köy & Mahalleler

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*