Şınşırak Dede

Şınşırak Dede

Sivrihisar’ın doğusunda yalçın bir kaya vardır. Bu kayaya çıkması bir hayli güç ama gençken 3-5 defa çıktım. Kayanın tam üst kısmında sivrinin arkasında düzlük var. Bu düzlükte kuru kalama taşlarla yapılmış uzunca bir mezar vardı. Bu kabirde Metfun (yatan) Muhterem ve mübarek insana Evliya derlerdi. Büyüklerimizden öyle duyduk biz sizlere dilden dile, gönülden gönüle naklediyoruz. Adı da (Şınşırak Dede) dir.

Bu (ŞINŞIRAK) adını o kayalar dededen mi almış? Yoksa o adı dede kayalardan mı almış? İşte burası bilinmiyor. Bu kabri şerifi, zaman zaman bilmeyenler ve gençler hazine var diye kazmışlar. Dedede onları top atarak korkutmuştur.

Bir defada, hazine bulacağız diye kazarken çok kuvvetli bir top patlamış kazanlar kazmayı küreği mezarda bırakıp kaçmışlar ertesi gün gidip almışlardır. Aynen doğrudur. Mezarı kazanlardan birisi anlattı bana O da rahmetli oldu.

Mezarın kazılmış durumda olduğunu gören bir kardeşimiz, Şınşırak dedenin ruhuna okuduktan sonra, demiş ki: kabriniz kazılmış olarak duruyor. Şayet rüyamda gelirde kabrimi yaptır derseniz yaptıracağım! Der ve unutur 3-4 ay sonra rüyasında Şınşırak Dede gelir. Şınşırak kayasının tepesindeki kabrin yerinde çizmek ve okla işaretlemek suretiyle kabrinin yerini gösterir.

Bu günkü kazılmış kabrin bitişiğidir. Ayrıca kendi yakınları olan 3 büyük ve birde küçük kabir olan 4 kabrin yerlerimde çizmiş işaretlemiş işte burasıdır demiş. Kardeşimiz Şınşırak Dedenin toprağa çizilen planını uyanınca bir kağıda çizmiş bana gösterdi Allah yardım etsin inşallah yaptırmaya çalışacağım dediler.

Aşağıdaki Hikâyeyi rahmetli babam anlatmıştı.

Sivrihisarımızda: keramet ehli bir hoca varmış, onun talebesi Kurşunlu mahallesinde otururmuş. Hocasının gece yarısından sonra Şınşırak kayasına doğru gittiğini görmüş, bir gün hocasının peşine takılmış ne olur hocam beni de götür demiş. Oğlum sen korkarsın dediyse de, talebe ısrar etmiş. Gel amma başını önüne ey hep şunları oku demiş. Beraberce Şınşırak kayasının yarısına kadar çıkmışlar önlerine bir kapı gelmiş ve kapı açılmış, içeri girmişler, 30-40 kişi halka olmuş zikirdeler hocam da halkaya girdi bende bir kenara oturdum. Hep okuyorum. 2 saat kadar zikirden sonra dağıldılar bende hocamla geldim. Hocam çok korktum bir daha gelmem demiş Şınşırak dedenin de böyle marifetleri var. Sivrihisar evliya yatağı diye boşa dememişler. -Ahmet Kılıçaslan-

* * *

İzcilerle Şınşırak Dedeyi Ziyaret Ettik

Şınşırak tepesine ulaştığımızda orada yer alan beş adet mezar olduğunu gördük. Öğrendiğimiz kadarıyla kurtuluş savaşı zamanlarında buraları istila etmek isteyen düşman birliklerini şaşırtmak için, Şınşırak Dede ve arkadaşları soba borularını alarak bu tepelere çıkmışlar. Bu boruları çeşitli yerlere yerleştirerek dışardan gizlenmiş toplar gibi görünmesini sağlamışlar. Bu tarafa doğru gelen birliklerde pusuya düşürüleceklerini sanarak daha fazla ilerlememişler. Serdar ERDOĞAN

Categories: Makale ve Yazılar