Dursun Fakih

DURSUN FAKİH (Ölümü H.726/M.1326) A. Hayatı Kaynaklarda aslen Karamanlı olduğu söylenen Dursun Fakih’in doğum tarihi konusunda bilgi verilmemektedir. Ancak ölüm tarihi hakkında 14.asrın ilk yarısında (H.726/M.1326) vefat ettiği bilinmektedir. Çeşitli ilimlerin hocası Şeyh Edebali’den ilim tahsil etti. Tefsir, Hadis ve Fıkıh ilimlerinde devrinin otoritesi oldu. Şeyh Edebali’nin kızıyla evlendi. Dursun Fakih Osmanlı devletinin kurucusu Osman […]

Mehmet Kaplan

MEHMET KAPLAN (D.1915/ Ö.1986) Hayatı Mehmet Kaplan H.1331/M.1915 tarihinde Eskişehir ili Sivrihisar ilçesi Hacı Veys mahallesinde doğdu. Babası Halil İbrahim Bey zengin bir esnaf çocuğu, annesi Fatma Hanımdır. Babası tarafından okutulmayan ve bir meslek sahibi yapılmayan Halil İbrahim Bey seferberlikte askere alındı. Mehmet Kaplan babası askerde iken doğdu. Babası askerde iken Sivrihisar Yunanlılar tarafından işgal […]

Bizim İller

– BİZİM İLLER – Bizim illerde iklim serttir. Nasıl desem zemheride sabah erken kalkıp yolda biraz yürüdün mü? Yüzün de hissedersin soğuğun yakıcılığını. Bizim illerde sokaklar çamurdur. Nasıl desem geceden yağmur hafiften çiselese toprak sevgilisine kavuşmuş gibi coşar. Kara sevdalıdır artık kendisine yaklaşanı bırakmaz. Öyle sevdalıdır ki insana ayağından sarılır. Bizim illerde yazın yollar tozludur. […]

Ulu Cami

– ULU CAMİ – Sivrihisar’da Selçuklu mimarisini temsil eden, eserlerden biri olan Ulu Cami, Emineddin-i Mikail Camii olarak ta bilinir. Gerek ölçü ve plan, gerek şehirde bulunduğu yer bakımından Ulu Cami olması özelliği gösterir. Zira Ulu camiler şehrin en önemli yapıları nedeniyle, titizlikle korunmuşlardır. Sivrihisar’daki Ulu Cami’ninde bir kaç defa tamir görmesi bunu doğrulamaktadır. Cami, önceleri […]

Sivrihisar Hakkında

SİVRİHİSAR Bir yerleşim merkezinin yaşanabilir olmasının ölçüleri vardır. Bu ölçüleri tespit etmek için, o yerleşim birimi göç alıyor veya göç veriyorsa bunun sebeplerine bakmak gerekir. Sosyolojik değişim; Ekonomik kaygılar, kültür değişimi, teknolojik yarış ve değerler erozyonu yerleşim merkezinde yaşayan halka doğrudan yansıyan faktörlerdir. Fiziki değişim; Şehircilik, ulaşım ve üretimin şekil değiştirmesi v.b. sebepleri sayabiliriz. Sivrihisar’ın […]

Sivrihisar’da Askere Uğurlama

SİVRİHİSAR’DA ASKERE UĞURLAMA Ellerinde yemek kapları, arabadaki eşyaları hep birlikte sofaya taşıdılar. Amcası doru ve yağız atı yemliyor, soğuktan korumak için eski yün kilim, pala ve kepenekle sırtlarını iyice örtüyor. Sobalar odaları ısıtıyor, sobadan çıkan odun çıtırtılar sessizliğe name katıyor. Lüküzlerin ışığı sokağa vuruyor. Sılada ve gurbettekiler hasretlerini giderdikten sonra akşam namazları eda ediliyor. Artık […]

Sivrihisar’da Ramazan

SİVRİHİSAR’DA RAMAZAN Ramazan ibadet ayıdır. Bu ayda mukabele, teravih namazı, zekat, fidye, fitre, itikaf ve temcid gibi ibadetler yerine getirilir. Ramazan sadece dini vazifelerin yerine getirildiği bir ay olarak kalmamış, kültür hayatımıza büyük zenginlikler kazandırmıştır. Özellikle bu ayda zirve yapan sevgi, kardeşlik, merhamet, yardımlaşma ve paylaşma gibi duygu ve değerleri onun iklimini farklılaştırmış, bu nitelikleri […]

Değerlerimiz

DEĞERLERİMİZ İnsanın kaliteli bir yaşam sürmesi benimsediği değerler ölçüsündedir. Ona bu değerleri öğreten de, yaşadığımız toplumun bakış açısına göre Kuran-ı Kerimdir. Kuran-ı Kerim evrensel bir kitaptır. Okumak, yazmak, dinlemek, ezberlemek, üzerinde düşünmek, yaşamak ve başkalarına anlatmak ibadettir. Kuranın ele aldığı konuların başında insan gelir. O, insanı mutluluğa veya üzüntüye götüren hayat biçimlerini anlatır. Kuran, göklerin […]

Parlamento

PARLAMENTO [blockquote style=”4″] Parlamento; İtalyanca konuşmak anlamına gelen “Parlare” fiilinden türemiş bir kelime olup, konuşulan yer anlamına gelir. Bazı filoloji uzmanlarınca, Fransızcadaki “Parler” konuşmak fiili ile “Mentir” yalan söylemek fiilinin birleşmesi olduğu ileri sürülür. Türk Dil Kurumu sözlüğünde Parlame’nto (İtalyanca); Başlıca görevi yasama, devlet bütçesini çıkarma, hükümeti denetleme olan, üyeleri halkoyu ile belirli bir süre […]

Dil Üzerine

DİL ÜZERİNE İnsan sosyal bir varlıktır. En önemli özelliklerinden birisi çevresiyle iletişim kurmasıdır. Etkili iletişim kurumanın yolu da dildir. Yazılı ve sözlü anlatımda kullandığımız dilin niteliği, kelime çeşit sayısı kültür seviyemizi belirler. “Argo kanundan kaçanların dili; Uydurma dil tarihten kaçanların” Her milletin dili çağlar boyunca yaşadığı tarihin özetidir. Dil; Bir milleti oluşturan ve milliliği sağlayan […]

Okumak

Okumak; Her çeşidiyle gazete, dergi kitap… İnsan için en önemli, en etkili öğrenme yoludur. Gazete, dergi ve kitaplar… Sessiz öğretmenlerdir. İnsan okuyarak varlıkların ve olayların iç yüzünü öğrenir. Aynı zamanda düşünce ufkunu geliştirip, geniş bir görüş açısı sağlayarak olayları doğru yorumlama kabiliyeti kazanır. Okuyan bir insan beyninin algılama ve anlama oranı, hiç okumayan bir insana […]

Kaplıca Kültürü

KAPLICA KÜLTÜRÜ Kaplıca; Sıcak yer altı sularından faydalanmak için çıktıkları kaynakların çevresine kurulan hamam görünümündeki tesislere denir. Kaplıca, ılıca kelimesinden türetilmiştir. Kapalı ılıca kelimesi sonra kaplıcaya dönüşmüştür. Halk arasında Kudret hamamı da denir. İçmece; Tedavi maksadıyla içilen şifalı su kaynaklarıdır. İçmeceler; Sindirim sistemi, ürolojik, romatizma gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır. Şifalı sular su kaynağının bulunduğu yerden […]

Sılam

SILAM Öğle ile ikindi arası, köyde başlar temizlik tasası; Tınazdan yükselir talaz habercisi, temmuz’un sıcağında toplanır koyun sürüleri, makbul odur, sahibinin hızlısı, Silibanlı kambur Osman çobanların, Ançıların sürüsü, sürülerin birincisi; Sağmal sürüde yer alır Gımırlar, Emirler, Göceciler. Çonası, eşeği, köpeği belirir sığır yolağının arasında. Kıyıkların kapının önünden geçti Sıyaların koyunu. Emiddinlerin Hulusi’nin belli olur sağmalı; […]

Şehir Kültürü

ŞEHİR KÜLTÜRÜ Girişimci; Fırsatları hisseden ve yeni piyasalar oluşturmak, yeni ürünler ve üretim süreçleri geliştirebilmek için risk alan kişi olarak tanımlanır. Bir beldenin kalkınması ve gelişmesindeki önemli tesirlerin başında çalışma çağındaki nüfusun güçlü yapısı gelmektedir. Çalışma çağındaki nüfus ise daha çok nitelikli eğitim ve istihdam imkanlarının geliştirilmesi ile güçlendirilebilir. İstihdam imkanlarının artırılması var olan işletmelerin […]

Vatani Vazife

VATANİ VAZİFE Kış günü olmasına rağmen Fatma hanımın evinde temizlik işleri başlamıştı. Fatma hanımın evi bir sofa iki büyükçe odadan ibaretti. Taban toprak sıva, duvarlar beyaz kireçtendi. Fatma Hanım ve kızı Ayşe önce odaların duvarlarını kireçle badana yaptılar. Sonra zeminleri inceltilmiş özel toprak çamuruyla cilaladılar. Badanalı odalar kuruduktan sonra Sivrihisar Kilimleri, köşe yastıkları, rengarenk çiçeklerle […]

Su Hayattır

SU HAYATTIR Küçük Hakkının tahsil çağı gelmiş, geçmişti bile ne çare şartlar onun okula başlamasını engelliyordu. Köyde okul, öğretmen yoktu. Annesi amcasıyla evlendikten sonra onu kasabadaki ibtidai (İlkokul) ye’ye göndermeye karar verirler, bunun yollarını ararlar ama orada kimin yanında kalacak. Hakkının kasabada annesi tarafından akrabaları var. Annesi Asiye Hanım kasabadan köye gelin gelmişti. Sonunda kasabadaki […]

Sivrihisarda Sabah

SİVRİHİSAR DA SABAH     Uzaktan tatlı, tatlı bir ses geliyor. Küçük Hakkı yarı uykulu, yarı uyanık sesi anlamaya çalışıyor. Kendisini köydeki evlerinde hissediyor. Hafifçe gözlerini aralayınca pencereden gökyüzünün alaca karanlığını fark ediyor. Gözlerini tavana dikince köydeki evlerinde olmadığını algılıyor. Biraz daha dikkatini toplayınca uzaklardan gelen sesin tanıdık olduğunu anlıyor.    Bu ses en yakın […]

Günümüzde Gençlik Ve Problemleri

Sosyolojide şöyle bir kural vardır; Toplumsal bir olayın sebebi başka bir toplumsal olaydır. Günümüz gençliğinin problemlerinin sebebi içinde yaşadığı toplumdur. Burada kendimize şu soruları sormamız gerekiyor: Yetişkinler olarak görevlerimizin farkında mıyız? Gençlere karşı görevlerimizi yerine getirebiliyor muyuz? Gençlerin hata ve yanlışlarını tespit edebiliyor muyuz? Yanlış ve hatalarını düzeltmelerinde tahammül ve sabır gösterebiliyor muyuz? Olayları anlamada, […]

Ocak Başı

OCAK BAŞI Bin dokuz yüz otuzlu yılları; Cumhuriyet’e geçiş yılları reformların gündemde olduğu, tek partili dönem. Osmanlı devletinden geriye kalanlardan kurtulmanın çabası var memlekette. Halkın okuma yazması dahi yok, okuma yazma bilenlerde Latin harfleri öğrenmek zorunda. Okul yok, öğretmen yok. Okulu ve öğretmeni ancak büyük yerleşim merkezlerinde bulmak mümkündü. Vilayet kaza gibi. Devletin batılı ülkelerin […]

Küçük Irgat

KÜÇÜK IRGAT Hakkı’yı annesi altı yaşına geldiğinde köyün ağalarından Emin Ağa’nın yanına ırgat yardımcısı olarak vermek zorunda kaldı. Irgat yardımcısı ağanın evinde getir götür işleri yapar. Harman vakti gelince ekin biçimi, hasadı işlerinde yardımcı olurdu. Özellikle harman makinesi denilen ekin biçme aracını çeken atları idare eder atlara yön verirdi. Çünkü öndeki atı yönlendirmede küçük çocuk […]

Yaylı Araba

          Araba hareket etti. Ağaçların altından süzülerek yoluna devam ediyordu. Hakkı yaylı arabaya ilk defa biniyordu. Arabayı merakla incelemeye başladı. Yaylı araba kapalı bölüm ve bunun önünde araba sürücüsünün oturduğu yüksekçe bölümden meydana geliyordu. Kapalı bölmede karşılıklı dört kişinin oturabileceği iki koltuk bulunuyordu. Arkada bir önde sürücüyü gören açılıp kapanan iki pencere içeriyi aydınlatıyordu. Arabanın […]

Sultanönü Pınarları Nasreddin Hoca

NASREDDİN HOCA Adını dahi duyduğumuz zaman, yüzümüzde tebessüm goncaları açılıveren Nasreddin Hoca; fıkraları, fıkralarında ki insancıl duyguların çokluğu ve her seviyeden insanın onu anlayıp, kendine pay çıkarması Onu uluslararası bir şöhrete kavuşturmuştur. Bu büyük insan kimdir, nerelidir, hangi devirde yaşamıştır? Nasreddin Hoca hakkındaki bu ve buna benzer sorular tarih araştırmacılarını meşgul eden konular olmuştur. Hayatı […]

Sivrihisar’da El Sanatları

Küçük Hakkı odaya girince havayı derin, derin ciğerlerine çekerek kokladı. Nefis kokular, üzerinde dumanı tüten tarhana çorbasından geliyordu. Bu kokular onun iştahını kabarttı, acıktığını hissetti. Bir an önce sofraya oturmak için can atıyordu. Hep beraber sofraya oturdular. Besmele çekerek Fatma Hanım çorbaya elini sundu. Büyükten küçüğe sırayla tahta kaşıklar çorba tasına gidip gelmeye başladı. Tarhana […]

Sivrihisar’da Zaman Tüneli

Kapısı çalınan ev tek katlı kerpiçtendi.  Mahalli olarak bu evlere bağdadi ismi verilirdi. Temelden belli yere kadar taş diğer kısımlar ağaç döşemelerle çatıya kadar yükseltilir. Ağaçların arası kişinin ekonomik durumuna göre tuğla veya kerpiçle örülür. Üzeri samanlı çamurla sıvanır, sıvanın üzeride kireçle evin içi dışı badana edilir. Hem evin görüntüsü hoş, hem de insan sağlığına […]

Sivrihisar’ın Kayaları

EDEBİYAT Küçük hakkı söylenenleri sadece dinliyor, çakmak, çakmak gözleriyle bir Tonbak ağaya bir Yahya Bey’e bakıyordu. Bazen de gözlerini çevrede dolaştırıyordu. Kendi kendine bak şu tepeler bembeyaz, az ilerdeki tepe kırmızı sorular soruyor ama küçüklüğünden bu sorulara cevap veremiyordu. Dere tepe derken kasabanın kayaları uzaktan göründü. Kasabanın kayaları uzaktan bakınca bir hilali andırıyordu. Sert granit […]

Meçhul Adam

Köy bekçisi elinde uzunca bir zarf değneğini yere vura, vura bahçe kapısında göründü. Fahri ve ailesi bekledikleri haber acaba bu zarfın içinde mi saklı diye düşündüler. Zarfın üzerinde Öğrenci seçme ve yerleştirme merkezi amblemi altında adresi yazılı, Fahri adına gönderilmişti. Meraklı gözlerle Fahri, ablası ve annesi bekçinin bir an önce vermesini kapının önünde bekliyorlardı. Zarfı […]

Mor Koyun

Mayıs ayının ilk günleri, bahar mevsiminin en güzel günlerinden birini daha yaşıyor, Aktepe köyü sakinleri. Köyün minaresinden gökyüzüne yanık sesli Haşim Hocanın okuduğu sabah ezanı dalga, dalga yayılıyor. Gönülleri mest ediyor. Osmanların evinde tatlı bir telaş var. Sahur yemeği sona ermiş. Osmanın babası Şakir Amca sabah namazı için camiinin yolunu tutmuştu bile. Osman abdestini alıp […]

Tandır

Bin dokuz yüz kırklı yıllara kadar Anadolu’da yaygın olarak bir çeşit ısınma maksadıyla kullanılan bir düzenek. Günümüzde bir  çok yöremizde ekmek, yemek pişirmek için yere çukur kazılarak yapılan fırındır. O yıllarda tandırın baş yakıtı tezekti. Tezek sığır ve koyun cinsinden hayvanların gübrelerinin samanla karıştırılmasıyla elde edilirdi. El tezeği, kasnak tezeği, kemre, basma diye isimlendirilirdi. Ocakta, […]

Dua

DUA  Yine sabah oldu. Ezan sesi geliyor uzaklardan. Uyandım; Kâbus, rüya ile örülmüş uykulardan. Hüzün çöktü, yılların gergef işlediği kırışmış yüzüme. Kurşunlar ağırlığınca yüreğim ezildi duygular girdabında. Saatin sesi uyanmış gözlerimi zorladı, döndü o, gündüzün zindanına. Güneş ışıkları doğacak Arz’a, O dönmeyecek gönlümdeki şule.   Doğruldum, uzandı elim gönül lem’asını yakmaya. Ne çare gücüm tükenmiş, […]

Kepen Pırasası

Pırasa; Rumca (Pıra’sa) bir kelimedir. Latince adı Allium porrum, soğangiller familyasından yapraklarından ve sapından yararlanılan bir bitki çeşididir. Pırasanın vatanı Doğu Ak denizdir. Mısırlılar zamanından beri tanınan ve sevilen sebzedir. Ülkemizde kışlık sebzeler grubunda yer alır. Pırasa serin iklimden hoşlanır. Yetiştirilme döneminde sıcaklığın 15-25 derece olmasını ister. Yüksek sıcaklıktan hoşlanmaz. Her türlü toprakta yetiştirilmekle beraber […]

Ortaöğretimde Ölçme Değerlendirme

ORTAÖĞRETİMDE ÖLÇME DEĞERLENDİRME     Ölçme; Bir niteliğin gözlemlenip gözlem sonuçlarının sayı veya sembollerle ifade edilmesidir. Değerlendirme; Gözlem sonuçlarının bir kıstasla kıyaslayıp bir karara varılması işidir. Eğitim-öğretimde ise, öğrencilerin yeteneklerinin hem kendileri hem de öğretmenleri tarafından farkındalığını hissettirmek, öğrencilerin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkarmak, öğretim programlarının yeterliliğini belirlemek, gelecekteki öğrenme süreçlerini planlamaya veri sağlamaktır.     […]

Karma Eğitim

Eğitim; Teorik olarak” toplum tarafından onaylanan değerlerin yeni kuşaklara aktarılmasını sağlamak, yönlendirilmiş bir öğrenmeyi gerçekleştirmek için oluşturulmuş bir sistemdir.” Karma eğitim; erkek ve kadınların aynı eğitim kurumunda ve aynı sınıflarda birlikte eğitim almasıdır.  Karma eğitim ilk defa Batı Avrupa’da reform hareketinden sonra Hristiyan Protestan mezhebi mensuplarının erkeklerin yanı sıra kızlara da özellikle mukaddes kitap incili […]

Önce Vatan

ÖNCE VATAN Kaymazda ilk bahar sabahı, pırıl pırıl güneş, insanı iliklerine kadar ısıtıyor. Kırlar, bayırlar, çayırlar rengarenk, öbek öbek çiçeklerle dolup taşıyor. Her taraf yemyeşil çimenlerle kaplı, badem ağaçları erik ağaçları çiçek açmış. Bir cümbüş; kuşlar cıvıl cıvıl, kelebekler arılar çiçekten çiçeğe uçuşuyor. Kuzular oradan oraya zıplıyor. İçinize çektiğiniz derin bir nefes size doyumsuz zevk […]

Yalınkat Ana

YALINKAT ANA İkinci dünya savaşı yılları; Almanya komşusu olan ülkeleri tek tek işgal ediyor. Norveç, Danimarka, Belçika, Fransa, Finlandiya… Cephe genişliyor. Romanya işte, Alman ordusu Balkanlarda. Hedef Rusya. Türkiye savaşın dışında kalmak için büyük uğraş veriyor. Halk güç durumda zaten yoksul halk, hayat şartları iyice zorlaşıyor. Un, gaz yağı, şeker, yağ ekmek gibi temel gıda […]

Beklenen Gelecek

Tozlu yollar, kavurucu sıcak çorak toprak denince akla Anadolu’nun ta ortası gelir. Yeşile hasret tabiat, suyun aşığı tarlalar. Yağmur rahmet olarak bilinir. Rahmettir yağmur can verir dağa taşa, zamanın kısa dar kıskacında. Nazlıdır Anadolu’da yüzünü her an göstermez. Yağmur sudur. Su hayattır. Su refahtır. Su mutluluktur. Su medeniyettir. Anadolu insanı suya, refaha mutluluğa hasrettir. Buna […]

Sonbahar

Mevsim sonbahar, yaprakların renk cümbüşü zamanı, elvan elvan dökülmeye başladığı günler. Hazan, hüzün ortaklık kurmuşlar nöbet tutuyor köşe başlarında. Körpe dimağımda, karamsarlık ufkumda, gecenin zifiri karanlığında kapkara bulutlarla ayla sobe oynuyor. Gergef işliyor cadılar isteklerimin zirvesinde. Baykuşlar tünemiş beklentilerimin çatısında. Her nefes alış verişimde şimşekler çakıyor kaygılarımın yamaçlarında. Umutsuzluk denizinin karanlık derinliklerinde umutlarım kulaç atıyor. […]

Zirvedeki Hırka

Öğretmen Faik, elindeki gazetede yer alan haberi dikkatle okuyordu. Haber, ‘Yatan Kavak Köyünün Yolu Asfaltlandı’ şeklindeydi. Öğretmen Faik, haberden ziyade köyün ismiyle ilgilendi. Hakkında düşünceye daldı. Yatan Kavak köyü bu ismi nereden aldı gibi sorular zihnine gelen ilk sorulardı. Pencereden şöyle dışarıya bir baktı. Soğuk bir hava vardı. Kar yağmıyordu ama soğuk; kar yağacağının habercisi […]

İstanbullu Gelin

Kaymaz, Anadolu’da bozkırda bir yerleşim merkezi, şirin bir nahiye. Öyle ki; çölde bir vaha misali, yemyeşil, ufacık bir belde. Gerçi memleketimizde bu isimle anılan birçok yer var ama burası Eskişehir ilimizin Sivrihisar ilçesine bağlı bir belde. Eskişehir-Ankara karayolu üzerinde, ayrıca İstanbul-Ankara demiryoluna da yakın. Anlatacağımız hikâye de burada geçiyor. Takvimler Kurtuluş Savaşı’nın bittiği yılları gösteriyor. […]