Yunus’la Gezinti

– Yunus’la Gezinti –

Saçıldığı şişeye sokmaya ışıkları,
Kör gibi uğraşmışım. Yoksa Hâk âşıkları.
Bilmezmiydi? Yunus da eriyip bitmek için,
Hakk’ geydirdi âşıka göynek diye ışkları.

Bendeki ben bendedir senin ben ine bende,
Tepede işmar edip düz bozkıra inende.
Kemer ördü yoluna senin ebem kuşağı,
Dervişim! Vecihlerden kalkınca İlmi perde.

Bir selvinin dibinde gezdi topal karınca,
Kökünde bir sefer ki… Hızla üç ay boyunca,
Selvinin içmesine Hakk’ verince tufanı,
Anladım! Bir damlacık düşüphe boğulunca.

Eğilirken rükûya üç asırlık dinç selvi,
Taylasanı yeldirdi esipte saba yeli,
Yarıştı ağaç atın gemini kapmak için,
Gelerek demirkazık, günçıkıştan bin veli.

Mezarda ne işi var?Bayak berile konuştu,
Seyr-i sülük ayıttı. Seyr-i Fillâlı danıştı,
Hayran kalıp dinledim, alık alık bakarak,
Fenâ Fillâh deyince benim aklını karıştı.

Rıdvanoğlu bunları yazıpda bul teselli,
Madde, şekil, suret yok kalpte doğar tecelli.
Çıkıp Gâbe Gavseyne durur niyaz ederler,
Sen tefekkür etsen de varacağın yer belli.

***
Rıdvanoğlu

Categories: Genel

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*