Yemeğin Nasiplileri

Yemeğin Nasiplileri

Nevşehirli Mustafa isminde otobüsçü arkadaş Ankara – Bursa arası çalışıyordu. Sivrihisar Birlik yazıhanesinde bizim Hakık’ların resimlerini görünce Selahattin BÜYÜKKIDAN’a ; Ne olur beni Sivrihisar’ a götür ben bu Aşıklarla tanışmak istiyorum der. Selahattin de olur Mustafa der. Ama bir türlü bir araya gelemezler. Her defasında “Selahattin ben ne zaman SİVRİHİSAR’dan geçsem kalbime bir şeyler oluyor oralarda mutlaka bir şeyler var” der. Selahattin de ona SİVRİHİSAR Evliyalar, Ulemalar diyarı der. Mustafa yine böyle bir seyahat esnasında Eskişehir’de dinlenmeye kalır. Sivrihisar Birlik yazıhanesine telefon açar ve öğle yemeğini ben yapacağım der. Mustafa kamyonculuktan gelme olduğu için çok güzel yemek yapardı. Öğleye doğru çok miktarda erzakla birlikte yazıhaneye gelir, Selahattin de kendisine kızar. “Mustafa yazık günah kim yiyecek bu kadar yemeği” der. Mustafa da “ya ağam niye kızıyorsun (ALLAH) onun nasiplisini gönderir” diye cevap verir.

Yemek hazır olunca yazıhanenin masasına koyup tam yemeye başlayacakları sırada bankodan bir ses gelir. Kafasını kaldırdığında bir de ne görsün bizim “Aşıklar”. Selahattin’in gözleri dolar ağlamaya başlar. İşte Mustafa’nın dediği “yemeğin nasiplileri” gelmişti. ALLAH’ın sevgili dostları SİVRİHİSAR’ın beti bereketi dünyanın tatlı güzel insanları karşılarındaydı. Oradaki tüm insanlar bu olay karşısında şok olurlar. Tüm insanlar Selahattin’in gözlerindeki tutamadığı yaşlara bakar ve içlerinden bu adam durup dururken neden ağladı derler. Selahattin Mustafa’ya döner “kardeşim rabbimden bu gün bir şey isteseydin olacaktı, bak Aşık’ları senin ayağına getirdi’’ der. O anda orada bulunan herkes ağlar, daha sonra gülüş bağrış yemekler yenir.

Sivrihisar’ın Gülleri Hakıklar
Necmi GÜNAY – 2014
 
Categories: Hakıklar