Uğruna Kaybedeceğimiz Sivrihisar

Uğruna Kaybedeceğimiz Sivrihisar

Sivrihisar’ımızın bugünkü, ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal durumlarına baktığımızda dağınıklık, başarısızlık ve ek­sikliklerin olduğunu bunun en önemli se­bebi olarak da olumsuz “zihniyet” düşünce yapısından kaynaklandığını, bu yapımızla yüzleşmemiz gerekmekte olduğu kanaatindeyim.

Sivrihisar ile İlgili, hangi konudan bahsedilecek veya olumlu bir şeyler yapılmaya çalışılırsa, mutlaka karşınıza muhalefet etme ve muhalif görme gibi olumsuz bir zihniyet tavrı karşınıza çıkmaktadır. Bu zihniyetin kafesinin İçerisindeki “benlik” virü­sü dür. Ben varsam, ben yaparsam, benim dediğim olur, benim yaptığım doğrudur gibi düşünce yapısıyla karşılaşırsınız.

Zihniyet, birey kurum ve toplum için yaşam kültürüyle ortaya çıkan düşünme yolu ve yöntemi Türkçe’siyle “Kafaları değiş­tirme” olarak ta tanımlayabiliriz.

Zihniyet anahtar gibidir, anahtar olmadan sorunlarımızı çöze­mez ve aşamayız. Ancak anahtar kilide uygun ve açar olmalıdır.

insan olarak yaşamımızda, yanlışlarımız, hatalarımız, peşin hükümlerimiz, ön yargılarımız ve kıskançlık gibi saplantılarımız olmuş ve olmaktadır. En kötüsü ise, bütün bu saplantılarımızı alışkanlıklarımız haline getirerek tavrımızı ve kararımızı buna göre belirlememizdir.

Bu olumsuz düşünce yapısı, bir araya gelme, birlikte hareket etme, gibi ortak kültür değerlerimizin bozulup yok olmasına sebep olmuştur. Bunun sonucun da “Az olsun, Benim olsun” yaklaşımı benimsenerek dar bir anlayışla hareket etmemize neden olduğu İçindir ki Zararını hep Sivrihisar çekmiştir.

Buna bağlı olarak zihin ve hayal dünyamız gibi, Sivrihi­sar’ımız da maalesef büyüyüp gelişememektedir.

İlçemiz ve insanımız hayrına yapılması gereken pek çok şey­ler yapılabilecek iken, bunları yapabilmek, giderebilmek için, ilçemizdeki kurum, kuruluş, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütleri bir araya gelerek, sorunları birlikte tespit ederek çözüm bulma anlayışıyla birlikte hareket edilememekte, Sivrihisar’ın menfaati ön planda tutulacak çalışmalar yapılama­maktadır. Günü kurtarma anlayışı ile hareket edilmektedir.

O zaman da kaybeden Sivrihisar, kazanan birkaç kişi oluyor.

Sivrihisar için, bir şeyler yapmanın öncüsü olmak isteniyor­sa, öncelikle zihniyet değişiminin inşası için adımlar atmak ge­rekir. Toplumsal irade ve isteğin oluşmasına buna halkımızı inandıracak sahiplenilmesini İçeren bir anlayışın yerleşmesi, planlı ve uygulanabilir projelerin hayata geçirilmesi gereklidir.

Bu kararlılık, bilinç ve şuurda hareket etmediğimiz sürece ne yaparsak yapalım, ne söylersek söyleyelim hepsi havada kalır.

Bütün bu olumsuzluklar içerisinde, kişi, kurum, kuruluş, yö­netici kim olursa olsun başarılı olunamaz, kalıcı bir sonuç da elde edilemez. Tavır ve tutumlarımızı değiştirerek, samimi ve cesur adımlar atılmalı, öncelikle zihnimizde oluşmuş ön yargı ve düşüncelerimizle hesaplaşma cesaretine sahip olunmalıdır.

Kişisel çıkar ve ihtiraslarımızı bir tarafa bırakarak samimi­yetle ilçemizin meselelerine yaklaşır, uzlaşma kültürü içerisinde, bir araya gelerek birbirimizi anlama, dinleme, bilgi ve tecrübelerden istifade ederek, fikir üreten, ortak akılda birle­şen, sosyal sorumluluk bilinci içerisinde hareket etmeli, önce Sivrihisar’ın kazanmasını ve kazançlı çıkmasını sağlamalıyız.

* * *