Tasarruf ve Kartal Pınarı

Sivrihisar Sosyal Hayatından Kesitler

6- Tasarruf –

Sivrihisar’da bugünün otellerinin yerine de geçen, ayrıca günübirlik konaklamaya elverişli hayvanların da barındırılıp yemlerinin verildiği ahırları bulunan hanlar vardı.

Çukur Han, Halid Oğlunun Han, Mehmet Çavuş’un Han, Arap Oğlunun Han, Çam Han (Alemşah yanı) v. s ismi ile anılırlardı.

Çarşamba günü Pazar kurulup dağıldıktan sonra, at ve merkeplerini alan köylüler köylerinin yolunu tutarlardı. Sivrihisar’da bir iki kişi hanlara gelir ahırları süpürür gübre ve artan sap saman artıklarını (könleri) çuvallara doldurup denk yaparak hamamlara götürürler ve Şeydi Hamamı, Kumacık Hamamı, Yeni Hamamın külhanlarının üzerine sererlerdi. Bu onların isi ve kazanç kapısı idi. Güneşte kuruyan könler ve artıklar külhan­ların damlarındaki deliklerden aşağı atılır ve bunlar hamamların suyunun ısıtılmasında kullanılırdı.

Bilahare külhan kapısına çıkarılan bu atıkların külleri, Kepen ve şehir önü tarlalarına tarla sahipleri tarafından taşınır ve tabii gübre olarak yararlanılırdı. Bu tabii döngü devam eder dururdu. Ahırlar temiz, hamamlar sıcak, tarlalar bereketli. Bu tasarrufun bereketi değil de nedir? Hem Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’inde “Allah israf edenleri sevmez” demiyor mu?

7- Kartal Pınarı

Vergi toplama memuru ve zaptiye, Karacakaya Köyü yakınlarında bir çeşme başına oturmuşlar beraberlerinde getirdikleri nevaleyi yiyorlardı. Köyün bekçisi yanlarına geldi. Selam verdi, afiyet olsun dedi. Onlar da konuşmuş olmak için çeşmenin suyu güzelmiş dediler. Bekçi Bekir gevezelik için, ileride kömüş öldüren tepesi eteklerinde Kartal Pınarı var, onun suyu yanında bu su solda sıfır kalır dedi. Bunun üzerine Bekçinin eline su testisini tutuşturdular.

-Git bize oradan su getir dediler. Gitse mesafe uzun, gitmese şerlerinden emin değil. Bekir Efendi çar naçar testiyi aldı yola koyuldu. Bir saat yürüdükten sonra Kartal Pınarına yaklaşmıştı ki Sarıköy’den gelen bir tanıdıkla karşılaştı. Köylüsü sordu:

-Hayrola Bekir Ağa, elinde testi kan ter içinde nereye gidiyorsun? Dedi. Bekçi Bekir, terini silip içini çekerek:

-Sorma komşum. Bir halt yedim Kartal Pınarı’na ağzımı yıkamaya gidiyorum cevabını verdi.

Bütün Yönleriyle Sivrihisar
Orhan KESKİN

Categories: Orhan Keskin

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*