Stokçu Hakıklar

Stokçu Hakıklar

Hakıklar stok ve karaborsanın olduğu günlerde Eskişehir ve Sivrihisar’dan topladıkları paralarla ilçedeki tüm bakkallardan sigaraları satın alırlar. Evin her yerini sigarayla doldururlar. İstisnasız her gün sigara topladıkları için esnaf ta memnundur.

Sonunda bir bakkal dayanamaz ve Aşık Mehmet’e sorar. Ya Mehmet bu kadar sigarayı napacaksınız der. Aşık Mehmet de ”Sigaraları stokluyoruz, sizde sigara bitince bize geleceksiniz o zamanda ben istediğim fiyata satacağım” der.

* * *

SÜLEYMAN EKİCİ VE 3 AY KÜS KALMALARI

Hakıkların en çok sevdikleri isimlerin başında Süleyman Ekici (garajdaki yazaneci) gelmektedir. Süleyman onların yolunca varır, onların bir dediğini iki etmezdi. Süleyman Kaymakamlıktan maaşlarını, Belediyeden de yardımlarını alır, onların her türlü ihtiyaçlarını karşılardı. Bir gün Âşık Mehmet “Süleyman paşam bu ay maaş almasan da bize sucuk, salam, zeytin ve parlak ayakkabı (rugan) alsan” der. Süleyman da tamam der “az işim var, biraz sonra Belediyeye ve Kaymakamlığa gideyim, işinizi halledeyim” der. Bizimkiler Süleyman’dan aldıkları sözle Belediyenin önüne gitmek için yola çıkarlar. Bu sırada yolda biri çevirir ve hayrola diye önlerine geçer. Sohbet esnasında Süleyman’dan geldiklerini ve yapacağı iyilikleri anlatırlar. Bizim önlerini kesen işgüzar ve ağzı gevşek vatandaşımız bunlara bir oyun oynar, “ya Âşık Süleyman geçen bana bunların Kaymakamlıktan maaşını kestirecem çok yemek yiyiyorlar, oradan çıktıktan sonra da Belediyeye gideyim başkana söyleyeyim yardımı azaltsın dedi” der. Bizimkiler bu ağzı cıvık vatandaşın sözüne inanmışlar ve içten içe Süleyman’a küsmüşlerdir. Süleyman yazanedeki işleri hafifleyince doğruca yukarı hükümet konağına ve belediyeye gider.

Dediklerini kaymakama iletir, makul karşılanır ve oradan malzemeleri alır. Belediyeye elinde malzemelerle girer. Âşık kendince bu malzemeleri aldı şimdide belediyeden yardımı kestirecek diye aklından geçirir ve ekibi toplar, doğruca gözden kaybolur. Süleyman belediyedeki işi de halletmiş bizimkileri arar, ama nafile. Doğruca eve gider, evde bizimkiler burnundan solumaktadırlar, Süleyman kapıyı çalar, bizimkilerde surat bir karıştır. Süleyman olanlara anlam veremez. En çok istediği parlak (rugan) ayakkabılar bile Âşık Mehmet’in derdine deva olmamıştır. Süleyman konuşmaya çalıştıkça bunlar susar ve Süleyman ayrılmak zorunda kalır. Tam üç ay Süleyman’la küs kalmışlardır. Üç ay sonra durum açığa kavuşunca Süleyman’ın yanına parlak (rugan) ayakkabılarla giderler ve sanki zeytin dalı uzatmışçasına ondan kısmen de olsa af dilerler.

Sivrihisar’ın Gülleri Hakıklar
Necmi GÜNAY – 2014
eml
Categories: Hakıklar