Sivrihisarlı Olmak

SİZ SİVRİHİSARLISINIZ!

Doğum yeriniz ya da nüfusa kayıtlı olduğunuz yer Sivrihisar olabilir veya olmayabilir. Belki babanız ya da anneniz Sivrihisarlı, siz orada hiç oturmadınız. Ama kendinizi Sivrihisarlı hissediyorsunuz.

Acılı kelem dolmasını, hem de yağlıca koyun kıyması ile yapılanını yememiş olabilirsiniz. Arabaşı kaşığınızda titreşirken hindi suyuna batırıp boğazdan kaydırmayı bilmiyor olabilirsiniz. Seydi hamamında terlememiş, Ulu cami’ de namaz kılmamış, Kumluyol’ da yürümemiş, bağlardan üzüm yememiş de olabilirsiniz. Fakat siz gene de Sivrihisarlısınız.

Bir Sivrihisar düğününde bulunmamışsanız, bamya çorbasının ağız yakan sıcaklığını tatmamış, nohutlu pilava kaşık sallamamış, kıymalı su böreğinin tadına varmamışsanız ne gam… Yufka ekmeğine dürüm yapmamış, bazlamayı tuzlu tereyağıyla yememiş olsanız da önemi yok. Saat kulesinin vuruşlarını duymadıysanız, şadırvandan su içip, çarşamba pazarından alışveriş yapmadıysanız, arastadan geçmediyseniz üzülmeyin. Siz gerçek bir Sivrihisarlısınız. Çünkü “Ben Sivrihisarlıyım” diyorsunuz.

Belli ki çok çalışkan bir insansınız. Çalışmayı ibadete eş bir saygıyla, kendinize yakın buluyorsunuz. Başarının, çalışmanın bir ürünü olduğuna inanmışsınız. Mutlaka hoşgörülü, şefkatli, sevgi yüklü bir kişiliğiniz var. Kavgadan uzak, barışçıl, uzlaşmacı bir yapıdasınız. Herhalde ailenize, arkadaşlarınıza, hemşehrilerinize çok bağlısınız.

Yardımlaşmayı, iyiyi de kötüyü de paylaşmayı biliyorsunuz. Şüphe yok ki işinde başarılı, etrafınca kabul gören, dürüst, sözüne sadık, gözü tok bir insansınız. Paranın baş üstünde taşındığında insanı küçülttüğüne ayak altına konunca insanı yücelttiğine inanıyorsunuz. Başkalarının kazancında, makamında, şöhretinde gözünüz olmadığı belli. Kendi kişiliğinizi kendiniz oluşturuyorsunuz. Ve Sivrihisar’ı Sivrihisarlıyı seviyorsunuz. Onlar tarafından da seviliyorsunuz.

Sivrihisarlı olmanın ne demek olduğunun, hangi niteliklerle donanmış bulunduğunuzun, hangi sorumlulukları taşımakta olduğunuzun bilincindesiniz. Yoksa ne diye durup dururken “Ben Sivrihisarlıyım” diyesiniz ki!… Sizi tanıdım! Siz nereli olduğunuzu söylemeseniz de, bilecektim. Sizi kolayca tanıdım: Siz Sivrihisarlısınız!…

Prof.Dr. Ersoy Canküyer

***

VAY BEYİM VAY!

Bu zatın adını kimse bilmezdi. Çarşıda, pazarda, sokakta gezerken, Vay beyim vay diye bağırdığı için, adı öyle kalmıştı.  Kendisi Sivrihisarlı değil yabancıydı sanatı da boyacı idi. Çok güzel ev ve cami boyardı. Boyaları kendi yapar hazır boya kullanmazdı. Bu garip insana deli gözü ile bakanlarda vardı. Çok güzel sanatkâr olan bu adam nasıl deli olurdu. Bana sorarlarsa deli-meli değildi. Esrük ve meczuptu. Kendisini deliliğe verenlerden biride ola­bilirdi. 8 sene Sivrihisar’da kaldı. Sonra kaybolup gitti kimse bilmiyor nereye gitti.

Categories: Makale ve Yazılar