Sivrihisarlı Sinan Paşa Tanıtılacak

– KİTAP HAKKINDA –

Tarih süresince, Sivrihisar yöresinde yetişmiş pek çoğu dünyaca tanınan ilim ve irfan sahibi, değerli büyüklerimizin güncellenmesi, özellikle, genç insanlarımız tarafından tanınmasını sağlamak amacıyla, her yıl kutsal Ramazan ayı süresince Sivrihisarlı bir ulumuzun, çeşitli etkinliklerle anılmasını amaçladık.

Geleneksel olarak bu yıl da (2017) Sivrihisar Eğitim Vakfı (SEV) ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ile birlikte, Hızır Bey Çelebinin oğlu Osmanlı Alimlerinden, Fatih Sultan Mehmet’in hocası ve başveziri Sivrihisarlı Sinan Paşanın hayatını güncelleştirmeye çalıştık.

Bu ve benzeri tarih, kültür değerlerimizin tanıtımında önemli desteklerini gördüğümüz Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Hasan GÖNEN ve çalışanlarına şükranlarımızı sunarız.

Haziran 2017 – SEV YÖNETİM KURULU

***

Eskişehir Osmangazi Üniversitemiz 47 yıllık bilimsel birikimi ile nitelikli mezunlar vermekte, bünyesinde yürütülen üst düzey bilimsel çalışmalarla ülkemiz ve dünya bilim literatürüne değerli katkılarda bulunmaktadır. Üniversitemiz ayrıca bünyesindeki Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi eliyle Eskişehir ve çevresine kaliteli 3. basamak sağlık hizmetleri sunmakta, Diş Hastanesi aracılığıyla ise Diş Hekimliğinin tüm branşlarında hizmet vermektedir. Üniversitemiz tüm bunların yanında bir bölge üniversitesi olmanın bilinciyle, Eskişehir ve bölgesinin sorunlarına çözümler getirmeye çalışmaktadır. Bu doğrultuda kamu, sanayi kuruluşları ve STK’lar ile yürütmekte olduğumuz ve gün geçtikçe gelişen işbirlikleri ile şehrimizin ve bölgemizin gelişimine değerli katkılar sunmaktayız.

Üniversitemizde ön lisans, lisans ve lisans üstü düzeyde 30.000’in üzerinde öğrenci öğrenim görmekte ve 11 fakülte, 4 meslek yüksekokulu ve 5 enstitü faaliyetlerini sürdürmektedir. Akademik birimlerimiz arasında yer alan Sivrihisar Meslek Yüksekokulumuz, Sivrihisar ilçemizin sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına sunduğu katkılarla ilçemizin gelişmesinde itici güçlerden biri haline gelmiştir. Sivrihisar Meslek Yüksekokulumuzun yetiştirdiği meslek sahibi, donanımlı gençlerle ülkemizin geleceğine katkıda bulunması da bizler için büyük bir gurur ve mutluluk vesilesidir. Sivrihisar Meslek Yüksekokulu ve tüm diğer birimleriyle Eskişehir Osmangazi Üniversitemiz, içteki ve dıştaki düşmanlara inat kalbi vatan ve bayrak sevgisi ile dolu öğrencileri ve personeli ile ülkemizin birlik ve beraberlik içinde müreffeh bir geleceğe kavuşması için var gücüyle çalışmaya devam edecektir.

Ben bu vesileyle Sivrihisar Eğitim Vakfının; her biri Sivrihisar’ımız ve Eskişehir’imiz için birer değer olan tarihe mal olmuş büyüklerimizi anlatarak, bilhassa gençlerimizin bu kıymetli şahsiyetleri tanımasına imkan sağlayan böyle bir yayına imza attığı için kutluyor, çalışmalarının devamını diliyorum.

Prof. Dr. Hasan Gönen Rektör

***

Sivrihisar Meslek Yüksekokulu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesine bağlı olarak 1994-1995 Öğretim yılında, öğretime başlamıştır. Yüksekokulumuz bünyesinde, İnşaat Teknolojisi, Makine, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları Programı, İklimlendirme – Soğutma Teknolojisi ve Bilgisayar Programcılığı olmak üzere 5 programda eğitim ve öğretime devam etmektedir. İlk mezunlarını 1995-1996 öğretim yılı Bahar yarıyılı sonunda vermiştir. Yüksekokulumuz sosyal ve kültürel açıdan bölgeye katkılarının yanı sıra bölgenin ekonomik kalkınmasında da önemli katkıları bulunmaktadır. İlçenin az gelişmiş, dışarıya sürekli göç veren, halkın ekonomik gelirinin büyük bölümünü tarım sektörü olan, sermayeleri yetersiz olan ilçe esnafı için Sivrihisar’ da 5 Programlı bir Meslek yüksekokulu bulunması İlçe ekonomisine katkı sağlamaktadır.

Meslek Yüksekokulumuz bilimin ışığında, çağdaş eğitim-öğretim kalitesiyle ulusal düzeyde tercih edilmeyi, bilimsel çalışmaları faydaya ve ekonomik ürüne dönüştürmeyi, etkin, rekabetçi, girişimci ve yenilikçi mezunları ve reel sektördeki ara yönetici elemanları yetiştirmeyi görev edinmiştir. Bunların yanı sıra ilçedeki diğer kamu, özel ve sosyal kuruluşlarla da son derece yakın ilişkiler içerisindedir. Bunlardan biri olan Sivrihisar Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı da Yüksekokulun kuruluşundan beri her daim yakın ilişkiler içerinde olmuş ve bu dayanışma devam etmektedir. Yüksekokulumuz gibi, ilçenin her alanda kalkınması ve ilçede yaşayan insanların refah seviyesinin yükselmesine katkıda bulunan vakıf ayrıca tarihi ve kültürel zenginlikleri de gündeme getirmekle olağan dışı bir hizmete katkıda bulunmaktadır. Sivrihisar Meslek Yüksekokulu müdürü olarak, Yüksekokulun ve Sivrihisar Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfının dayanışmasının bundan sonrada devam edeceği ve çok kıymetli hizmetlerin ortak bir olgu içerisinde gerçekleştirileceğine inancım tamdır. Saygılarımla.

Prof.Dr. Nevzat KIRAÇ – Sivrihisar Meslek Yüksekokul Müdürü

***

ÖNSÖZ VE GİRİŞ

Sivrihisar Anadolu’nun ortasında kesin kuruluşu bilinmemekle beraber tarihi, Kalkolitik Döneme kadar uzanan bir geçmişe sahip; Hititlerin, Friglerin, Bizanslıların, Selçukluların, Karaman Oğullarının, Osmanlıların yaşadığı ve daha birçok kavimlerin gelip geçtiği ve onların kültürlerinin yaşandığı bir şehir olmuştur. Çeşitli medeniyetlerin birikimini içeren, tarihi Kral Yolu ve Bizans askeri yollarının kavşak noktası olması bakımından da önem arz eden şehir; yaşadığı devirlerde dini eğitim ve ilmi eğitim, ticaret ve sanat merkezi haline gelmiştir. Sivrihisar’da böyle çeşitli medeniyetlerin bıraktığı önemli tarihi eserler yanında; tabii olarak; tarih boyunca dünyaca ünlü şahsiyetlerin de yetiştiği görülmektedir.

Velilik mertebesine erişmiş, hak ve halk şairi, büyük bir Türk-İslam düşünürü YUNUS EMRE, Türk mizahının en büyük nüktecisi ve halk filozofu, dünyayı güldüren adam NASRETTİN HOCA, İstanbul’un ilk kadısı ve belediye başkanı HIZIR BEY ÇELEBİ, Osmanlı âlimi, mutasavvıf ve Fatih Sultan Mehmet’e sadrazamlık (Başbakan) yapmış olan SİNAN PAŞA, mutasavvıf padişahlara şeyhlik yapmış müderris, şair ve sofi AZİZ MAHMUD HÜDAYİ, Osmanlı veziri ÇANDARLI KARA HALİL HAYREDDİN PAŞA, Şeyh SEYYİD MAHMUD SULTANİ, Edebiyatçı MEHMET KAPLAN, İstiklâl Harbinde ilk kurşunu atan mülâzım AHMED HAMDİ EFENDİ gibi değerli şahsiyetler Sivrihisarlıdır. Ayrıca SELMANI FARİSİ, şeyh ABDÜL VEHHAB hazretleri de Sivrihisar’da yaşamış sahabelerdendir. Bunlardan başka bu şehirde yetişmiş sayısı pek çok ilim ve irfan sahibi filozof, sofi, asker, devlet adamları ve sanatkârlar bulunmaktadır.

Sivrihisar’ın yetiştirdiği, asırlar boyunca yaşadıkları toplumları aydınlatmış, vatanlarına hizmet etmiş bu değerli şahsiyetleri ve saymakla bitmeyen daha nicelerini minnet ve şükranla anmaktayız.

Bu tarihi şahsiyetler toplumumuzda genel olarak bilinmekle beraber, yıllar geçtikçe ve nesiller yenilendikçe unutulmaya mahkumdurlar. İnsan topluluklarını aydınlatarak; her devirde geçerli olan kötülüklerden sakınmak, hak ve adaletten ayrılmamak, iyi işler yapmak gibi daha birçok günlük yaşantıya yön veren ahlaki prensipler öneren; din, sanat, tarih, edebiyat alanlarında eserler ve izler bırakan bu kıymetli şahsiyetlerimizi hatırlatmak ve unutturmamak için pek çok kuruluş ve yazarlarımız çeşitli eserler yazmışlar ve yazmaktadırlar. Hatta anma günleri düzenlemekte olduğunu da görmekteyiz. Ancak bu türlü hatırlatmalar ve anılar pek az sayıda değerli şahsiyetlerimizi kapsamaktadır. Bu kişilerin çoğu hakkında bilgi sahibi olunamadığı ve tanıtımlarının da layikı ile yapılamadığı bir gerçektir.

Sivrihisarlı ve Sivrihisar’da yaşamış bu kişilerin tanıtılması ile ilgili olarak “Sivrihisar Eğitim, Kültür ve Dayanışma Vakfı” (SEV) 7-8 yıl öncesinden beri; kültürel değerlerimizi ve önemli şahsiyetlerimizi tanıtma çalışmaları başlatmıştır. Birçok değerli yerlerin ve kişilerin; bazı kuruluşların dergileri vasıtasıyla, ayrıca broşür, kitapçıklar ve belgeler bastırmak suretiyle tanıtımlar yapmış ve yapmaya devam etmektedir. Son yıllarda Sivrihisarlı bazı genç kuşakların ve derneklerin, ayrıca Sivrihisar Kaymakamlığı ve Belediyesinin de Sivrihisar’ı ve Sivrihisarlıları tanıtma aktivitelerine önem verdikleri görülmektedir.

Bu tanıtma faaliyetlerine katkıda bulunmak üzere ben de derlediğim kaynaklardan faydalanarak Sivrihisarlı ve Sivrihisar’da yetişmiş, devrinin ilim ve irfan sahibi, mutasavvıf, müderris, şeyh Aziz Mahmut Hüdayi’yi 2015 yılında basılan kitapçıkta anlatmış ve tanıtmıştım. 2016 yılında da; ayrı bir kitapçıkta; Sivrihisarlı ilim ve hukuk adamı, İstanbul’un ilk kadısı ve belediye başkanı Hızır Bey Çelebiyi anlatmış ve tanıtmıştım. Bu defa yine Sivrihisarlı olan ve Sivrihisar’da doğmuş, Hızır Bey Çelebinin oğlu; Osmanlı âlimlerinden, Fatih Sultan Mehmed’in hocası ve başveziri SÎNAN PAŞA’yı tanıtmaya çalıştım. Bu konuda pek çok yazılı kaynaklarda Sinan Paşanın hayatı ve yaptığı hizmetler genel olarak ve hatta bazen detaylandırılarak anlatılmıştır. Çok değerli bu çalışmaların her birinde Sinan Paşanın bir veya birkaç yönüne daha fazla önem verilerek mükemmel açıklıklar getirildiği görülmektedir.

Yazdığım bu derlemede, Sinan Paşanın her yönü aynı derecede değerlendirilerek ele alınmaya çalışılmış; konular yeteri kadar uzun, gereği kadar kısa tutularak, Sinan paşa okuyucuyu sıkmadan tanıtmaya gayret gösterilmiştir. Konular ele alınırken mutlaka yazılı kaynaklardan istifade edilmiş ve kaynakların yerleri mümkün mertebe belirlenmiştir. Bu bakımdan Sinan Paşa hakkında doğru bilgilerin konulması esas alınmış olup ihtilaflı hususlara da yine belgeler ışığında açıklamalar getirilmiştir.

Bu kitapçıkta; Fatih Sultan Mehmed’in takdir ettiği ve kıymet verdiği Sinan Paşanın ilmi kişiliği, adaleti, inancı ve mensubiyeti ile yaptığı hizmetler hakkında biraz daha genişçe bilgi verilmeye çalışılmıştır. Sinan Paşayı ve bunun gibi değerli kişileri incelerken ve anlatırken; onlar hakkında çok daha geniş bir kültüre sahip olunması gerektiği muhakkaktır. Ancak kendi bildiklerim ölçüsünde yazdığım bu tanıtımın her türlü okuyucuya hitap edelebileceği kanaatini taşıyarak faydalı olmaya çalıştım. Sinan Paşanın her bir özelliği ve yönü hakkında daha derin bilgi sahibi olmak isteyenlere ve geniş kapsamlı araştırma yapmak isteyenlere bir ön kılavuz olarak fayda sağlayabilirsem kendimi mutlu addedeceğim.

Sinan Paşa’nın çok kıymetli iki eseri olan Tazarru’name(Yakarışlar) ve Mâârif-nâme (Özlü Sözler ve Öğütler) kitaplarından; O’nun çok daha içten ve derinlemesine tanınabileceğini düşünerek; Sinan Paşa’nın kendi dilinden dökülen ifadelerden bölümler aktarmaya çalıştım. Bu aktarmalar; Farsça, Arapça kelimeler içeren eski Osmanlı Türkçesi ile yazılmış eserlerin, Prof. Dr. Mertol Tulum tarafından günümüz diline çevrilmiş nüshalarından alınmıştır.

Nesir-Nâzım karışımı bu eserlerin aynı ahenk ve mana içinde şimdiki dilimize aktarılmasının ne kadar zor olduğu aşikârdır. Fakat çok değerli Prof. Dr. Mertol Tulum, takdir edilecek olağanüstü bir başarı ile bunu sağlamış; bu çeviride, eserlerdeki yapı kalıplarını, metin manalarını ve seci’lerini bozmadan yeni kelimelerle vezin ve kafiyeleri yerli yerinde kullanarak, ahenkli ve sanatkârane bir düzenleme gerçekleştirilmiştir. Bu çalışması ile, eserleri zevkle okunacak hale getiren Prof. Dr. Mertol Tulum’a teşekkürü borç bilirim.

Metinlerdeki aktarmalar; Mâârif-name’nin Atatürk Kültür Merkezi 2013 yılı baskısından ve Tazarru-nâme’nin Türkiye Diyanet Vakfı 2010 yılı baskısından alınmıştır. Metinlerin başlarındaki MN. Mâârif-name’yi, TZ’de Tazarru’name’yi; ifade etmekte; harflerin yanındaki numaralar da sahifesini göstermektedir.

Kitabın yazılması konusunda beni teşvik eden ve yardımcı olan Sivrihisar Eğitim, Kültür ve Dayanışma Vakfı Başkanı Sn. Naci ŞAKAR ve Vakıf Yönetim Kurulu’na ve yazım işlerini gerçekleştiren vakıf görevlisi Özge SEZDİ’ye ve redaksiyonda bana yardım eden gelinim Muradiye BÜYÜKBODUK KANDİLCİ’ye çok teşekkür ediyorum. Özellikle kitabın basım işlerini üstlenen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Hasan GÖNEN’e ve basımda emeği geçenlere, bana daima destek veren değerli eşime ve çocuklarıma sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Haziran 2017 – Hüseyin Ziya KANDİLCİ

Kitap 40 sayfadır.

Categories: Haber Arşivi

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*