Sivrihisar

SİVRİHİSAR

Bir yerleşim merkezinin yaşanabilir olmasının ölçüleri vardır. Bu ölçüleri tespit etmek için, o yerleşim birimi göç alıyor veya göç veriyorsa bunun sebeplerine bakmak gerekir. Sosyolojik değişim; Ekonomik kaygılar, kültür değişimi, teknolojik yarış ve değerler erozyonu yerleşim merkezinde yaşayan halka doğrudan yansıyan faktörlerdir. Fiziki değişim; Şehircilik, ulaşım ve üretimin şekil değiştirmesi v.b sebepleri sayabiliriz.

Sivrihisar’ın geçmişiyle övünmenin yanında yerel, kamu yönetimleriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, Sivrihisar’ın dünü, bugünü ve yarınını çok yönlü analiz ederek çözüm üretmeliyiz. Bu görev öncelikle Sivrihisar’da ikamet eden küçük esnafından sanayicisine, tüccarından çiftçisine her alanda hizmet veren hemşerilerimize düşmektedir. Daha sonrada Sivrihisar’ın dışında yaşayan, Sivrihisarlı olduğunu unutmayan, Sivrihisarlı olmaktan gurur duyan, işi mesleği sosyal konumu ne olursa olsun kendine inanan özgüveni yüksek bütün hemşerilerimizindir. Sivrihisar’ın ekonomik kültürel kalkınmasını fert olarak toplum olarak yürekten istemeli, bu yönde yapılan çalışmalara sınırsız destek vermelidir. Bu aşamadan sonra fert olarak Sivrihisarlı kendi çıkarlarından önce Sivrihisar’ın çıkarlarını düşünmelidir.

Ekonomik kalkınmışlık beraberinde, kültürel kalkınmayı da getirir. Ekonomik kalkınma küçük girişimlerle başlar. Bu girişimlerin başında gıda sektörü gelmektedir. Hububat ticareti yapan tüccarlar aralarında şirketleşerek un ve yem fabrikası kurabilirler bu fabrikaya ekmek fırınları esnafını da dâhil edebilirler. Uzun vadede bisküvi v.b endüstri alanlarına yönelebilirler. Bu metotlarla Sivrihisar’ın meşhur baklavasını, met helvasını, kelem dolmasını, bamya çorbasını ,kepen ekmeğini, et ürünleri; sucuk, pastırmasını, süt ürünleri; yoğurt, ayran, sade (tere) yağını markalaştırarak önce ülke çapında sonra dünya’ya pazarlayabilirler.

Başlanmış ve yarım kalmış, tuğla ve kiremit fabrikasını faaliyete geçirebiliriz. Verimli çalışmayan mermer ocaklarını verimli hale getirebiliriz. Ham madde olarak çıkarılan ve satılan alçı, kil v.b madenlerimizi işleyen fabrikalar kurabilir, işlenmiş olarak satabiliriz. Yeni kurulacak organize sanayi bölgesinde güncel ihtiyaçlara uygun imalat sanayi ürünleri üretebiliriz.

Tarım ve Hayvancılık konusunda küçük aile işletmeleri kurarak, ceviz, badem üzüm gibi meyve üretimi sağlanabilir. Pürtek, Kepen çayı gibi küçük sularımız daha çok ekonomik alanda kullanılabilir. İlçemizin güneyinden geçen Sakarya nehri sulu tarıma kazandırılabilir.

Kültürel olarak, mevcut meslek yüksek okulunu fakülteye dönüşmesini gerçekleştirerek, orta vadede Sivrihisar’da Üniversite kurulmasını sağlayabiliriz. Kilim, seccade gibi el dokuma, sarka cebe incili küpe gibi el sanatlarının sergilendiği müze açılarak kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarabiliriz. Her birini küçük atölyelerde üreterek bu sanatlarımızı yaşatabiliriz. Tiftiğimizi, yapağımızı değerlendirmiş oluruz. Balık damı kuş cenneti, Pesinüs gibi turizm alanlarını, merkezdeki tarihi mekânları turizmde daha verimli kullanabiliriz. Hamamkarahisarındaki mevcut termal suları en iyi şekilde değerlendirerek ve yeni sıcak su kaynakları bularak Sivrihisar’ı sağlık turizmi merkezi haline getirebiliriz. Sıcak su yardımıyla Kütahya Simav ilçesinde olduğu gibi sera tarımına geçebiliriz.

Sonuç olarak çeşitli tarihlerde yapılan kurultay ve çalıştaylarda ve ileri tarihlerde yapılacak sempozyumda alınan kararlar kâğıt üzerinde kalmamalıdır. Sivrihisarlı nerede yaşarsa yaşasın, isterse üstesinden gelemeyeceği başaramayacağı bir iş yoktur. O’nda başarma yeteneği, özgüvenin üst düzeyde bulunduğuna gönülden inanıyorum.

Yusuf Mesut KİLCİ

Eğitimci- Yazar

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*