Sivrihisar Ulu Cami

Cami-i Kebir – Ulu Cami

cami

77 Diyarın 67 direkle tuttuğu saf, Horasandan İstanbul’a uzanan bir cem hikayesi, Sivrihisar’ın Ulu Camii. Kılıç mescid caminden minber, hayır hasenat ile minare, Konya’dan Mevlana, İstanbul’dan Hızır bey, Horasandan Hasan bin Mehmet’in safının omuzunda yüz yıllara meydan okuyor. (1)

Basında yer alan haberlere göre camiye son zamanlarda yerli ve yabancı turistler yoğun ilgi gösteriyor.

8 Asırlık Ulu Cami

Aynı anda 2500 kişinin ibadet edebileceği Sivrihisar Ulu Camii, Selçuklu döneminin şaheser yapıtlarından günümüze ulaşan Anadolu’daki en büyük ahşap direkli camilerin nadir örneklerinden biridir. İlçenin merkezinde, kapladığı alan ve diğer özellikleri ile ULU kelimesi bu eserde tam anlamını bulmaktadır. (2)

Not: Yazı içinde olan fotoğrafların üzerine tıklandığında, fotoğraflar ayrı bir sayfada ve BÜYÜK olarak  görünecektir.

plan

Dış mekan: 26. 50 x 52. 60 =1394 m2.
İç mekan:   24. 60 x 50. 40 =1240 m2. dir.

CAMİNİN TARİHÇESİ, KONUMU, MİMARİ ve SÜSLEME ÖZELLİKLERİ

Sivrihisar denilince kuşkusuz ilk akla gelen mimari yapı Ulu Cami olmaktadır. Şehrin merkezinde yer alan caminin mevcut şeklini, 1232’de Selçuklu devrinden başlayarak, bugüne kadar yapılan çeşitli ekleme ve onarımlar sonucunda aldığı anlaşılmaktadır. Bugünkü şekliyle Ulu Cami, dıştan yalın görünüşlü bir yapıdır. (6)

Cami bitişiğindeki Sölpük Mescidi olarak da bilinen kubbeli mekanın Eminüddin Mikail Kütüphanesi isimleriyle hizmet vermiş oldukları bilinmektedir. Camii Kebir, Eminüddin Mikail Camii gibi adlarla da anılan Ulu cami, rivayete göre kervansaray olarak yapıldığı daha sonra camiye dönüştürüldüğü biliniyor. (5)

imaret

Ulu Cami imaret kitabesi ⇑

Caminin en eski kitabesi 1232 tarihini taşımaktadır. Yapıyı ilk yapan Sivrihisarlı (Leşker, kadı-asker) Emir Celaleddin Ali Bey’dir.* Yapı, bugünkü biçimine 1274 tarihinde Mevlana Celaleddin Rumi’nin müritlerinden ve III. Gıyaseddin Keyhüsrev’in naiblerinden Mikail bin Abdullah (Emineddin Mikail) tarafından kavuşmuştur. Fatih Sultan Mehmet dönemi kadılarından, İstanbul’un ilk Kadısı Hızır Bey bu camiyi 1440 yılında onartmıştır. (3)

*Emir Celaleddin Ali Bey 1256 yılında Moğolların tahttan indirdiği II. İzzeddin Keykavus’un taraftarı olduğu gerekçesiyle Muineddin Pervane’nin tutuklatıp Moğollara teslim etmesi üzerine şehit edilmiştir. (3) Tahsin Özalp, Emir Cemaleddin Ali Bey ismindeki bu şahsın, II. İzzedddin Keykâvus’un komutanlarından Ali Bahadır ile aynı kişi olmaları ihtimaline dikkat çekmiştir. Bkz. Dipnot

Dünya Mirası, Sivrihisar Ulu Cami

Güncel: 2013 yılında restorasyonuna başlanılan cami, Mayıs 2015 tarihinde tamamlanıp törenle ibadete açılmıştır. Yıllara meydan okuyan ve ihtişamını koruyan Ulu Cami, Sivrihisar Belediyesinin yapmış olduğu başvuru sonucunda alınan kararla 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine eklendi. Sivrihisar’da gezilecek yerlerden biridir. (10)

tavan

786 Yıldır Ayakta Duruyor

Ulu Cami 1485 m2’lik bir alana kuruludur. Çatı tavanında 950 tane sütun ağaç vardır. Çatısını 67 adet ahşap direk taşımaktadır.** Bu direklerden 19 tanesinin üzerinde mermer sütün başlığı vardır. Direklerin altı tanesinin üst bölümleri rozet, palmet, geometrik ve bitkisel motiflerle bezenmiştir. Direkler üzerinde Bizans dönemine ait başlıklar da kullanılmıştır. Kalın direklerden dört tanesi zamanın özgün ağaç oymacılığı ile işlenmiş olup, bu direklerin alt ve üst tarafında mermerden oyma işçiliği uygulanmış sütun başlıkları vardır.

direk

** Tavanda bulunan “950 tane ağaç adedi Hz. Nuh A.S. Peygamberin yaşına, 67 direk ise Hz. Muhammed S.A.V. Efendimizin vefat yaşı olan 63 ile 4 halife rakamlarının toplamına işarettir” yorumu yapılmıştır. Ayrıca, caminin her safında 99 kişi olacak şekilde ayarlanmış olduğu söylenmektedir.

Direkler, ardıç ve sarı çam cinsi ağaçlardan olup, bazı antik başlıklar kaide yapılıp üzerine oturtulmuştur. Düz ağaç başlıklar yanında Pessinus’tan getirildiği kanaati yaygın olan çeşitli antik başlıklar da kullanılmıştır. (4)

Cami içerisinde, oyma tekniği ile yapılmış dolap kapakları da bulunmaktadır. Camide, 2013 yılına kadar (restore edilmeden önce) Sivrihisar kilim dokumacılığın güzel örnekleri de görülebiliyordu. (3)

Not: 2013 yılında başlanılan cami restorasyonu sırasında kaldırılan el dokuması kilimler, Sivrihisar’da açılması planlanan müzede kullanılacağından Sivrihisar Belediyesi tarafından muhafaza edilmektedir.

Cami Minberi

Camiye girince hemen göze çarpan minber ise emsalsiz bir sanat şaheseridir. Anadolu Selçuklularının en dikkate değer minberlerindendir ve ahşap sanatı içerisinde ayrı bir değer taşımaktadır. El işçiliği Horasanlı Hasan ibn-i Mehmet tarafından çivi kullanılmadan geçme yöntemiyle yapılmıştır. Bu tekniğe sanat tarihinde Kündekârı denir. Ceviz ağacından yapılmış olan minber, ileri doğru fırlamış geometrik bölümler içinde Rumi ve palmetlerle ince işlenmiş dolgular ve ajurlu korkuluk ve şebekeleri ile Selçuklu ağaç işçiliğinin kıymetli eserlerindendir.

Kapısında Ayet-el Kürsi işli olan minberin kapı kanatları kapandığında, sivri kemer oluşturan bir şeritte taçlandığı görülür. Üzerindeki kitabesinden ebcet hesabı ile 1245 tarihinde yapıldığı anlaşılan ve Hasan bin Mehmed’in eseri olan minber, çarşı açmak gayesi ile 1924 yılında yıktırılan* Kılıç Mescid Cami’nden getirildiği bilinmektedir. Caminin kendi minberinin de Ankara Aslanhane Camii ne götürüldüğü söylene gelmiştir.

* Erol Altınsapan caminin yandığından bahsederse de yanlış bilgilendirildiği anlaşılmaktadır.(4)

Ulu Cami Minaresi

Silindirik gövdeli Cami Minaresi yapının güney-doğu köşesine bitişik olarak inşa edilmiştir. Caminin yapılışından 139 yıl sonra 1409 yılında Osman Taymiş oğlu Hacı Habib tarafından yaptırıldığı, kitabesinde yazılıdır. Minare kaidesi iri mermer bloklarla yapılmıştır. Kaidenin üstü tuğla hatıllı, kesme taşlı sekiz köşelidir.

minare

Minare basamakları ardıç ağacından ahşap olarak yapılmış, gövde tuğladan örülmüştür. Şerefe altındaki petek, Selçuklu tuğla işçiliğinin nefis örneklerindendir. Şerefeden sonra baca üzerinde külahın altında minare yapılırken konulmuş bir sıra cam göbeği mavisi çini bulunmaktadır.

Minare Kitabesi

Bu minarenin yapım kitabesi şöyledir: Bena hazihil minaretül şerife el mübareke Sahib-ül hayrat Hacı Habib bin Osman, fi evail Recep sene esna ve aşere ve semani mieh Receb 814/1409

kitabe

Bu mübarek minare-i şerife hayırlar sahibi Osman oğlu Hacı Habib tarafından bina edildi. Receb başlarında H. 814/1409 M. (Not: evail – birinci gün değil çoğul olup evvelini ifade eder)

1959 yılında sıvanıp üzeri badana edilen minare, 2015 yılında tamamlanan restorasyonda sıvaları kazınıp eski haline kavuşturulmuştur.

Ahşap Direkler

Caminin en dikkati çeken özelliği içteki ahşap direkleridir. Kirişleri taşıyan bu direkler iç mekanı mihraba paralel altı sahına ayırmaktadır. Cami, içte toplam 67 ahşap direkle, Anadolu’daki bu tarz camilerin en büyüğüdür. Bunların kaide ve başlıkları yörenin antik devir yapılarına ait devşirme malzemelerdir. Sütunlarından altısı orijinal. Sade bir iç mekan anlayışına sahip caminin güzel ve özgün süslemeleri de bu direklerin üzerinde bulunmaktadır. (6)

Kıble duvarına paralel ve 67 ağaç direk üzerine uzanan kirişlerle altı nefli bir yapıdır. Ortadaki 3. ve 4. nefin (sahın) tabanları en yüksek olmak üzere 1,2, ve 5, 6 neflerin tavanları uzayan konsollar üzerinde ortaya doğru yükseliş meyli arz eder. Tümü Orta Asya çadır mimarisi görünümündedir.

Doğu batı doğrultusunda dikdörtgen planlı yapının harimi enlemesine yöneliş gösteren basit tiptedir. Sahınlar birbirinden ahşap sütunlara bindirilmiş kirişlerle ayrılmıştır. Kirişler arası uzanan yuvarlak döşemelerin, ahşap kaplamaları üstten yapılmıştır. Minber ve mihrap karşısında üç, onun arkasında bir ve çarşı çıkısında iki direk (kısmen sade olsa bile) olmak üzere altı direğin orijinal kaldığı görülmüştür. Bunların üst kısımları, zengin oyma ve kabartmalarla süslenmiş (mihrap önü direkte) yer yer pirinç baklava dilimi levhalar çakılmış, yeşil ve siyah kalem işleri ile boyanmıştır.

fener

Çatısının ortalarında küçük bir aydınlatma kubbesi (fener) yapılmıştır. Aynı zamanda Caminin havalandırılması çatı ortasında bulunan bu fener ile sağlanmıştır. Caminin yapımında zeka var. Camiyi sineklerden korumak için çatısına deve kuşu yumurtaları konmuş. Zemini tahta ile kaplıdır. Zemin yapılışında yarma tabir edilen teknikle yapılmış, tahta ile kaplı iken restoresinde geçmeli taban tahtası kullanılmıştır. Direkler temele kadar devam eden taşlar üzerine oturtulmuştur. Caminin rutubete karşı korunması için zemin ile taban tahta arasında 150 cm’ye varan boşluk bırakılmıştır. (4)

Cami Mihrabı

Ulu Cami mihrabının alçı karışımı tezyinatla süslü oluşu ve yapımında kullanılan malzemeye bakılacak olursa on-dördüncü, on-beşinci yüzyıl Osmanlı Mimarisine ait olduğu anlaşılır. (7)

Mihrab, kalıplama tekniğinde alçı süslemelidir. Kuzeydeki taç kapı karşısında kıble duvarında iki pencere arasında çıkıntı teşkil eder. 1440 tarihinde Hızırbey tarafından yaptırılan onarımda konulan Mihrab, sathi mukarnaslı alçıdan yapılmıştır. Mihrabı çevreleyen en dıştaki birinci şe­ritte sülüs karakterde yazı, ikinci şeritte ise üzüm salkımları ve dallarından oluşan bitkisel motifler, üçüncü şeritte geçmeli beşgenlerden oluşan beş ve on kollu yıldız motifleri yer alır. Mihrap nişi­nin iki yanında yer alan sutünceler balık sırtı motiflidir.

Camiye Genel Bakış

Ulu caminin kuzey duvarında pencere yoktur. Cami avlusuna bakan batı duvarında üç tepe penceresi, güney yönünde mihrabın bulunduğu duvarda 8 alt ve 9 üst pencere vardır. Doğu cephesinde ise kapı açıklığının sağ tarafında iki pencere yer alır. Sol tarafında duvar dışa doğru bir çıkıntı yapar. Kadınlar bölümünü teşkil eden bu kısımda kapı yanında bir pencere ve iki üst pencere ve kütüphanede doğuya bakan 1 üst ve güneye bakan 1 pencere olmak üzere 2 pencere vardır. Pencerelerin tümü ahşap kasalı ve lokma demirlidir.

Caminin kuzey duvarı arkasına, cami duvarına dayalı olarak 1924’den sonra Belediye tarafından manifatura dükkanları inşa edilmiş olup özel şahıslara satılmıştır. Caminin batı avlusundan sonra şadırvana bakan kesimde, Emineddin Mikail Medresesi (1474-75) ve yanlarında vakfiyeleri vardı.

Ulu Cami üzeri özgününde kamış dolgulu ve toprak damlı iken, 1958 yılında üzerindeki toprak Vakıflar Genel Müdürlüğünce atılmış ve tavan döşemeleri üzerinde 10 cm. kadar (bulgurlama tabir edilen) toprak bırakılarak yerine hafif meyilli kırma ahşap çatı yapılmış, çatı üzerine kiremit döşenmişti. 1978’de” kiremitler kaldırılarak çad kurşunla kaplanmıştır.

Güncel: 2013 yılında yapılan restorasyonda Ulu cami esaslı bir onarıma tabi tutulmuş, çevresindeki dükkanlar istimlak edilip kaldırılmış ve çevresi açılmıştır. Eski çatı kaldırılarak döşemeler tamir edilmiş, döşeme üstü tahtaları değiştirilmiş, üzeri esaslı bir izolasyondan sonra bakır kaplanmış, raspa ile minare üzerindeki sıva kaldırılmıştır. Pencereler değiştirilmiş, içi de esaslı elden geçirilmiştir. Ser mahfilin Batı yönündeki kısmı kaldırılmış, antik kaidelere görülmeleri için kova yapılmıştır. Sh.173

Cami Giriş Kapıları

Duvarları kesme ve moloz taşla örülmüş olan caminin sağ ve sol kanadı üzerinde kitabeler bulunmaktadır. İlk yapılışında dört giriş kapısı bulunan caminin Musalla kapısı, 2013-2015 yılı restorasyonunda pencere haline getirilmiştir.

1- Kuzey giriş kapısı: Mihrap karşısında olup en eski kitabeyi taşımaktadır. Kapı girişinin sağ ve solunda cami zemininden bir metre yüksekte bulunan ve son cemaat mahalli vazifesi gören bu kıs­ma, kadılar safı denir. Bugün müezzin mahfeli buradadır. Bu safın üzerinde ve caminin batı yönü boyunca uzanan kadınlar mahfeli olarak da kullanılan sermahfel vardır. Bu mekana üç ayrı yer­den tahta merdivenle çıkılır.

ulucami-kuzey

2- Batı Giriş Kapısı (Çarşı Portalı): Çarşı meydanı şadırvan tarafından, önceden taş kemerli bir girişten, sağ tarafı eski müftülük binası ve musallanın bulunduğu boşluk, sol tarafı ise tuvalet ve abdest almak için muslukların yer aldığı avluya girilirdi.

Güncel: Son yapılan (2015 yılı) restorasyondan sonra batı kapısının avlu ve girişi kaldırılıp, etrafı açık olarak kalmıştır. Tuvaletler ve abdest alma yerleri Alemşah kümbeti yanına yapılmıştır.

3- Doğu Giriş Kapısı: Caminin doğu portalı da ahşap kasalı ve ahşap kapılıdır. Bu kapının en üstünde bir kitabe ve yanında Mikâil denilen kanatlı sitilize bir resim yer alır.

ulucami-dogu-minare-kitabe

4- Kadınlar (Kadılar) Mahfeli Dış kapısı: Sırf hanımlara ait dış kapıdır. O da özel günlerde kandil ve bayramlarda cemaatin geliş ve dağılımlarında kadın erkek karışmasını önlemek için kullanılırdı. Bu kapının girişe göre solunda abdest almak için, suyu acı bir çeşme vardı.

Kadınlar (Kadılar) mahfelinin doğu güney köşesini işgal eden ve kadınlar mahfeline derin bir sivri kemer altındaki iki kanadı bir kapı ile bağlı bulunan ve keza batı kısmı aynı şekilde kemerli, üzerleri kubbeli, doğuda kapısı, güneyde penceresi bulunan bir bölüm vardır. Sölpük Mescidi denen bu bölümün Emineddin Mikail, daha sonra Hızır Bey Kütüphanesi olduğu bilinmektedir.

ulucami-kadin-mahfeli

Musalla Kapısı (Mihrap duvarında): Minareye yakın bu kapı, eskiden musalla (meyyit) taşı caminin güneyinde ve bu kapı önünde cadde üzerinde olduğundan, cenaze namazı için kullanıldığı, mu­salla taşının, doğu kapısı girişindeki yere taşınması ile de özel günlerde: bayram namazlarında olduğu gibi; kullanıldığı büyüklerimizce ifade edilmiştir. (4) Musalla kapısı, 2013-2015 yılı restorasyonunda pencere haline getirildi.

Sonuç – Değerlendirme

Çok sütunlu ve düz ahşab tavanlı Sivrihisar Ulu Cami, ağaç oymacılığına ve işçiliğine bakılırsa dokuzuncu, onuncu yüzyıldan beri Anadolu’da görülen, cami tipine girmektedir. Ahşap tavan mimari sistemi daha sonra ki devirlerde de değişik mimari üsluplar içinde devam etmiş, ahşap tavanlı Osmanlı eseri bu geleneği on-dokuzuncu yüzyıl sonuna kadar yaşatmıştır. (7)

Sivrihisar, tarihi bir ilçe olması dolayısıyla önemlidir. Tarihi bir ilçe olmanın en güzel delilleri yetiştirdiği değerli insanlar yanında, sinesinde barındırdığı tarihi eserlerdir. Tarihi eserleri, camiler, mescidler, türbeler, kümbetler, çeşmeler, mezarlar, ören yerleri hatta ağaçları ve evleri ile tarihi dokudur. (4)

Sivrihisar Ulu Camii, mimarlık sanatı ve tarihi açısından ciddi bir incelemeye alınmalı ve bu yapı keşfedilmelidir. Çünkü buna bedel değerler taşımaktadır. (8)

Ulucami’de Hizmet Veren Bazı imam- Hatibler

– Süleyman Efendi. Ö. T. 1848 mezarı Tahtalı Evliya ile beraber Kurşunlu Mezarlığı’na nakledildi.
– Hacı Hilmi Efendi 1896 (İhsan Başol’un baba dedesi)
– Ulemai asitane’den Hacı Ali Hoca Ö. T. 1908 Kabri, Kurşun­lu Mh. Kumluyol Mezarlığında
– Sobacının Hafız Ömer Efendi
– Adapazarlı Mustafa Efendi
– Bahri Tok (aynı zamanda Elmalı Kuran Kursu fahri hocası idi.)
– Harun Karça
– Enver Akça
– Ömer Öztürk
– Osman Hatiboglu 1975-1984
– Çorumlu Ahmet Efendi
– Ahmet Hakses

Camide Vaaz Eden Zatlar:

Gecekli Ali Efendi, Müftü Rasih Efendi, Müftü Mehmet Emre, Müftü Orhan Ersoy ve diğer müftü ve vaizler.

Müezzinler: Mukayyitlerin Eşref Efendi, Hüsnü Horozoğlu, Süleyman Güvener (Toşur Hoca, Ali İhsan Paşanın babası), Medine’de medfun Ahmet Aksakal, Hafız Abdullah Şen ve diğerleri. (4)

Sivrihisar ve Köylerinde Yunan Mezalimi adlı eserde 200 kitabının yakıldığı Müderris Hafız Osman Efendi şeklinde adı geçen, Merhum Hafız Osman DESTİCİ 7 yıl İstanbul Fatih külliyesinde eğitim alır, Sivrihisar’a gelir 1 ay kalır. Ve tekrar gider 7 yıl daha eğitim alır. İstanbul Fatih külliyesindeki 14 yıllık eğitim sonunda Sivrihisar Ulu camisine önce baş imam, hatip sonra MÜDERRİS olur. Mekanı Cennet olsun. -vefatı 1930- Bu bilgi hayatta olan yakınlarından edinilmiştir. (10)

***

ULU CAMİ VAKFI yazısı >

Dipnot: İbn Bîbî’nin kayıtları da Özalp’ın dile getirmiş olduğu bu ihtimalin gerçeğe yakın olabileceğini düşündürtmektedir. İbn Bîbî, Sultan IV. Rükneddin Kılıç Arslan’ın Moğolların yardımı ile 1261 yılında Konya’da tahtı ele geçirmiş olduğu esnada Ali Bahadır’ın kalabalık bir kuvvetle, bugün Eskişehir’e bağlı bir ilçe olan Sivrihisar’da bulunmuş olduğunu ve sonrasında buradan ayrılarak Sultan IV. Kılıç Arslan ve Moğollar üzerine bir saldırı düzenlemiş olduğunu belirtmiştir. Özalp, a.g.e., s. 67; İbn Bîbî, a.g.e., s. 160. (Cem BOZ – Lisans Tezi, 2013)

Faydalanılan Kaynaklar:
1- Semerkand Video
2- Burası Sivrihisar 1- S.E.Vakfı Yay. sh:120
3- Eskişehir Valiliği Yay. Dergi ve Kitap, 2010
4- Bütün Yönleriyle Sivrihisar – Orhan Keskin 2017
5- Geçmişten Günümüze Sivrihisar – Sivrihisar Bel. Yay.
6- T.S.E. Prof.Dr. Yüksel Sayan, Ege Üni. Yay. 2009 sh.43
7- Yusuf Mesut KİLCİ – 1981 – lisans tezi
8- Eskişehir Şehrengizi, 2011
9- Sivrihisar Tarihi – Tahsin Özalp, 1961
10- Derleyen/Editör: Murat Sevimbay

Restorasyondan Sonraki Cami Fotoğrafları


ulucami

ULU CAMİ VİDEO