Sivrihisar Partili Olmak

SİVRİHİSAR PARTİLİ OLMAK

Bu başlığı, “kültür ideolojisi” veya “zihniyet örgütlenmesi” olarak düşünebiliriz. Bizi biz yapan değerlerimizi yaşatmak adına, sosyo-ekonomik ve kültürel alanlarda güçlü olmak, bize ait kültür değerlerimizi ortak bir değer olarak, yaşadığımız bölge içerisinde, birlikte yaşatabilmeyi birleştirici ve bilinçlendirici olarak, toplumda sosyal bir farklılık oluşturmak arzu ve isteğidir.

Bunu yaparken, sahiplenme ve sorumluluk bilinciyle, dürüst davranarak, siyaset üstü düşünerek, ön yargıdan uzak, küçük olsun benim olsun, anlayışıyla değil, atalete ve gaflete düşmeden kararlılık içerisinde, ortak gelecek adına aynı amaç etrafında birleşmektir.

Kendini yetiştirmiş, kariyer sahibi insanımıza tavrımızla ve fikren yanlarında olduğumuzu güçlü bir lobi oluşturarak göstermeliyiz. Bunu bir hakkın teslimi, insanımıza karşı sorumluluğumuz olarak görüyorum. Onun içinde yaşadığımız yerde, her kademedeki insanımıza sahip çıkarak, yönetiminde güçlü olunması sağlanmalıdır. Güçlü bir lobi çalışmasıyla içimizden lider kadroların, nitelikli bürokratların çıkması sağlanacaktır. Bu sağlandığı takdirde, sorunların çözülmesi ve hizmet alınması da kolaylaşır.

Hemşericilik bilinci ile hareket etmeliyiz;

Bizim hemşehricilik bilincimiz ; çağdaş kentlilik, sanata, sosyal çevreye duyarlı, yaşadığımız kente uyumlu, ortaklık kültürüyle hareket eden bir anlayıştır. Bu bilinç ve şuur içerisinde, bizlerinde ortak paydamız olan Sivrihisar’a ait kültür değerlerimizi yaşamak ve yaşatmak adına, insanımızın birbirine kenetlenmesi ve kaynaşması için katkıda bulunmalıyız. Birileri yapsın veya yapsınlar demekle ileriye bakmanın mümkün olmayacağını bilmeliyiz. Kolektif hareket etme duygusunu geliştirirsek, yaşadığımız yerde önemli bir güç olabiliriz.

Birbirimizin kurdu olacağımıza birbirimizin umudu olalım;

Yunus Emre’miz “ Bölüşürsek tok oluruz. Bölünürsek yok oluruz. “ diye ne güzel söylemiştir. Farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görüp, bunu birbirimize karşı göstereceğimiz müsamaha, tolerans ve hoşgörü sayesinde, birbirimizi olduğu gibi kabul ederek sevmek ve saygı duymak erdemliğini gösterebilmeliyiz. Kendi ihtiraslarımızın ve çıkarımızın önünde, toplum menfaatini üstün tutan bir anlayışı hakim kılmalıyız.

Toplumlar kültürleriyle ayakta kalırlar;

Atatürk “Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak, kültür ordusu ile mümkündür.” der.

Tarihimize, sahip çıkarsak kimliğimizi korur. Kültürümüzü, yaşatırsak geleceğimizi kurarız. Toplumları ayakta tutan ve yaşatan kendi tarihi ile kültürüdür.

Günümüzde kültürlerini yaşayan, tarihlerine sahip çıkan, toplumların var olduklarını, yaşamayan toplumlar ise zamanla eriyip yok olmaktadırlar.

Önümüzdeki yıllar içerisinde, birlikteliğimizi sağlayamazsak, bize bırakılan kültür mirasımızın yok olmasına ve bizden sonraki bizim evlatlarımızın da dahil olduğu nesli, kendi değerlerimizi ve kültürümüzün yaşatılması adına kaybedebiliriz.

Bugün, bu mirasa sahip çıkma ve yaşatma arzusu içerisinde olan genç bir nesil var. Bu genç neslin kaybedilmemesi için gelecek adına şimdiden gereken yapılmalıdır.

Bugün, Ülkemizde yaşanan soruların da temelinde bir zihniyet meselesi olduğunu, birlik ve beraberliğimizi sağlamanın bugün ve gelecek adına ne kadar önemli olduğunu bilmeliyiz. Bu yolculukta birbirimize ihtiyacımız olduğu kadar. Ülkemizin bugün ve yarınında da bizlere ihtiyacı var.

SAYGILARIMLA 03 Mart 2016 – Niyazi Koca