Sivrihisar Koçaş

47- KOÇAŞ KÖY & MAHALLESİ

Eskişehir ili Sivrihisar ilçesine bağlıdır.

Tarihçe: Koçaş, patlıcanı ile meşhurdur. Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi dedelerden anlatılan şöyledir: Köy yakınında Aslanlı Çeşmesi denilen yerden köyün bir kısmı, diğer bir kısmı da Hamamkarahisar köyünün yakınında bulunan Eski Selçuklu Cami ve Hamamının oradan bugünkü bulunduğu yere göç olmuştur. Ancak Koçaş kelimesinin anlamı arabacılar, araba tamiri yapanlar anlamına geldiği köy büyüklerince söylenmektedir. Bu köyde Mevlâna Necmettin, Sultan Alâettin, Mahmut Suzâni ve İskender bey vakfiyeleri vardır. Selçuk lahti şeklinde Musanna bir taş vardır. (Okunamadı) Bu köyün çeşmesini Alaşehirli Süleyman ağa H-1212 senesinde, tamir ettirmiştir. Köy çok eskidir. Eski kayıtlarda adı Koçaş dır. Koçaş araba veya arabacı manasına geldiğinden bu köy de arabacılık sanatının ileri olduğu anlaşılmıştır. 

 

Kültür: Köyün gelenekleri olarak köylüler arasında her yıl mayıs ayının 2. pazar günü birlik beraberlik ve dayanışma günü düzenlenmektedir. Köy patlıcanı ile meşhurdur. Civar köy, ilçe ve illerde ünü duyulmuş olup et lezzeti vermektedir. Bunun yanında bamya çorbası, yaprak sarma, kelem dolması ve un helvası köyümüz geleneksel yemeklerindendir. Ayrıca kış mevsiminin vazgeçilmezlerinden olan Arabaşı’nı da unutmamak gerekir.

Sivrihisar Koçaş Köyü Eskişehir iline 112 km, Sivrihisar ilçesine 22 km uzaklıktadır. Günyüzü ilçesine uzaklığı 20 km. dir. Ankara’ya ise 150 km. dir.

Komşu köyleri; Kadıncık, Dutlu, Hamamkarahisar, Nasrettin Hoca

Karasal iklimi etki alanı içerisindedir. Genellikle yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçmektedir. Bitki örtüsü genel olarak karasal ikliminin bitki örtüsü olan bozkırlardır. Köyde bir çok meyve ve sebze yetişmesi ile beraber sebzelerin başında ise mor patlıcan yer alır.

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 277
1997 360

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

Altyapı: Köyde, ilköğretim okulu vardır. Köyün girişinde ilkokul binası ve mezarlık yanında ortaokul binası olarak iki bina vardır ancak öğrenci yetersizliğinden dolayı taşımalı eğitimden yararlanılmakta ve Nasreddin Hoca beldesine öğrenciler okumaya gitmektedir. Köyde 1971 yılında yapılmış olan bir cami vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur ama Sivrihisar İlçe Kaymakamlığı ve İl Özel İdaresi tarafından yapılması planlanmıştır. PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik, sabit telefon ve internet vardır. Köyde iki adet de gölet vardır. Büyük olan gölet baraj tipi beton setle yapılmış, küçük olan ise doğal oluşan gölettir ve sulama amaçlı kullanılmaktadır. Ayrıca DSİ tarafından sulama amaçlı açılan artezyen kuyuları da mevcuttur. Koçaş Mahallesi

BABULLU

Tarihçe: Eski kayıtlarda adı Babuludur. Ali Baba adında bir zatın kabri vardır. Derbent denilen (Küçük kale) mevcut olup haraptı. Asırlarca Türk ordusu burada barınmış ve buradan harbe gitmiştir. Şimdilerde köyde kimse kalmadığından 1983 yılında Alanyuva mahallesi olarak Koçaş’a bağlanmıştır.

Eskişehir’e azami 110 km.dir. Sivrihisar’a ise Günyüzü karayolundan gelenler için 30 km. Tekören köy yolunu takip edenler için ilçeye 15 km.dir. http://babullu.webnode.com.tr

YUNAN ZULMÜ

Koçaş köyü de Anadolu’nun en mamur köylerinden biri idi. Bu köyün 80 hanesi de düşman tarafından götürülemeyen bir çok ev eşyası, hatta mazlum kadınların ve çocukların bazıları ile beraber tamamen yakılmıştır. Tarlalardaki ekinler de tamamen yakılmıştır. Yunanlılar muhtelif yerlerde yaptıkları gibi burada da yanlarında taşıdıkları şişelerdeki mayı vasıtasıyla evleri tutuşturmuşlardı. 14. Eylül akşamı gurûba doğru bu köye 4000 kişilik bir Yunan fırkası girmiş ve fıkranın efradı ani bir sür’atle bütün köyü dağılarak diğer köylerdeki mezalimi burada da seri bir surette tekrar etmişlerdir. Yağma, katliam ve yangın başlamış, götüremeyecekleri bütün eşyayı evlerde yakarken tarlalarda ve harmanlarda yığılı mahsulatı hemen ateşe vermişler, sürüp götüremedikleri hayvanatı da kurşunla vurmuşlardır.

Diğer taraftan köyün çiftçi alâtını da bir araya toplayarak yakmışlardır. Köy yanarken mezalim devam etmiş ve kadınlarla bilhassa genç kızlar pek korkunç akibete dûçar olmuşlardır. Bu kadınları kurtarmaya çalışanlardan bir kısmının şehadeti ancak Köyü gördükten, köylüleri dinledikten ve cenazeler tetkik edildikten sonra şaşılacak kadar canavarca olduğu görülmüştür. Kadınlan kurtarmak teşebbüsünde bulunan Topal Mehmet ve Ahmet Ağa’yı şiddetle dövmüşler ve Ahmet Ağa’nın kolunu kırmışlardır. Civci göz oğlu

İbrahim’in karısı Fatma’nın kendini kahramanca müdafaası Yunanlıları sinirlendirdiğinden evvela kucağında bulunan bir yaşında ki çocuğunu sonra kendisini ateşe atmışlardır.

Çocuk tamamen yanmış, kadının dizlerine kadar, elleri dirseklerine kadar yandıktan sonra köylüler tarafından kurtarılmıştır. Kolsuz ve bacaksız ümitsiz bir halde yatıyordu. Osman Çavuş, karısı Elifi müdafaaya kalkıştığı için koyun boğazlanır gibi kafası kesilerek şehit edilmiştir. Bu arada Osman Çavuş’a yardım etmek isteyen Salim oğlu Süleyman ve Molla oğlu Veysi, aynı şekilde kesilerek şehit edilmişlerdir. Şimdi bu 3 ceset de olayın vuku bulduğu yerde Osman Çavuş’un bahçesinde medfundurlar.

Şatıroğlu Halil’in kızı 18 yaşında Zeynep ile Küdül oğlu Hüseyin’in kızı 10 yaşında Ismühan ve 8 yaşında Emine Yunan taarruzundan korkarak Küdül oğlu Hüseyin’in samanlığına saklamışlar, fakat samanlık Yunanlılar tarafından yakıldığından bu 3 zavallı çocuğun cesetleri de enkaz altında bulunmuştur. Bu 2 küçük kızın babası Küdül oğlu Hüseyin’in hayatı hakkında malumat yoktur. Cesedi bulunmadığı için ne suretle öldürüldüğü bilinmiyor. !

Yakup oğlu Ali Ağa da Yunan neferlerine para vermediği için; süngülenerek şehit edilmiştir. Şatıroğlu İbrahim de evini kurtarmaya; çalıştığı için kolundan vurulmuştur. Hacı Mehmet oğlu Ahmet Ağa ile oğlu Halil para için işkenceye maruz kaldıktan sonra başlarından ağırca yaralanmıştır. Yanan, Caminin şerifesini de dinamitle berhava etmişlerdir. Bu köyden kimi kılavuz, kimi arabacı olarak cebren götürülenlerden Şatıroğlu Ali. Emin oğlu Mehmet, Civci göz oğlu Mehmet, Cırık oğlu Hacı Haşan, Ağlamaz oğlu Yusuf, Mustafa oğlu Şatıroğlu Yusuf, oğlu İsmail, Balcıoğlu Haşan Hüseyin, oğlu Hasan’ın hayatlarından bir haber yoktur.

Düşmanı kovalayan 61. fırka kumandanı Salih bey, köyde gördüğü feci manzara karşısında donakalmış, yanan bir evden aldığı bir kadın kolunu Türk süvarilerine göstererek, Düşman her köyde bu alçaklığı yapmaktadır, bizde buna göre düşmana saldırarak intikam alacağız» demiştir. Bunun üzerine süvariler «Bu intikamı alacağız» diye yemin ederek düşmanı takibe koyulmuşlar ve birçok köyü yanmaktan kurtarmışlardır.

KOÇAŞ KÖYÜNÜN ZAYİATI : 1780 adet koyun ve keçi, 60 sığır, 110 öküz ve manda. 40 eşek, 2000 okka ekmek, 100 okka peynir, 200 okka yağ, 800 okka bulgur, 1700 okka arpa, 2000 okka üzüm, 3000 okka fasulye, 25.000 okka buğday, 1.000 okka mısır, 3.000 okka patates, bundan başka caminin 110 parça halısı, ev eşyaları, öküzleri ile beraber 23 araba.

Categories: Köy ve Mahalleler

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*