Sivrihisar Kalesi

Sivrihisar Yazıcıoğlu kalesi Justinianus zamanında yapılmıştır. Yüksekliği 330 metredir. Kale yapılırken doğal ortamdan yararlanılmıştır. Eski Sivrihisar ise kalenin kuzey ve batısındaki meyilli alanlarda kurulmuştur. Osmanlı Döneminde, kalede abidevi bir cami yapılmamış olmasına rağmen burada bir mescid bulunuyordu. 1486 ve 1521 tahrirlerinde* Abdi Fakih ve Evliya veledi Zeyneddin Fakih kalede imamlık görevini yapıyorlardı. Her iki imamda kale sipahisi ve kale erleri ­ile birlikte kendilerine ayrılmış olan Ayvalı köyünün gelirini paylaşıyorlardı.

Frigyalılar’dan sonra inşasına başlanan kaleye daha sonra Romalılar zamanında iki tepenin arasına bir sur çekilmiştir. Bizans döneminde önemli bir askeri merkez olması nedeniyle duvarlar yükseltilmiştir. Selçuklular döneminde takviyelerle önemini koruyan kale Osmanlı döneminde harap bir halde iken birkaç defa onarılmıştır. Daha sonraları kaleye su temini zor olduğu için kale terk edilmiştir.

Kalede Yazıcı İbrahim Ağa isminde bir derebeyi oturmuş, kaleyi bir eşkıya barınağı haline getirmiş fakat 1852 yılında kaleden çıkarılmıştır. Kalenin, günümüzde küçük bir beden duvarı kalmıştır. Kalede su sarnıcı, zahire ve mühimmat konacak mahzen yerleri belli olmaktadır. Kaleye çıkış çok zordur.

Tahrir kaydetme, kayıt ya da tescil, deftere geçirme; kadastro.

yazicikale
Kale içinden görünüm. Resmi büyük görmek için üzerine tıklayın.

Tahrir Defterlerinde timar tasarruf eden çok sayıda imam bulunur. Bunların dini görevlerinin yanında askeri yükümlülükleri de vardı. Genelde kale camilerinde hizmet veriyorlardı. İmamlar görevlerinin önemine göre hisseli tımar tasarruf ediyorlardı.

Kalenin günümüze ulaşan kalıntılarından anlaşıldığına göre kalede sarnıç, tahıl ambarı ve çeşitli malzemenin konulduğu depolar vardı. Bugün kalenin mühimmat depoları ve bunların içeriği hakkında bilgi sahibi değiliz. Nahiyede topçular için ayrılmış tımarlar savunmanın önemini açıklamaya yeterlidir. 1486 da kalede 24 topçu neferi bulunuyordu.  Kanuni devrinde Kepen köyünden başka Kavuncu köyü de topçulara timar olarak tahsis edilmişti. Kalede mevcut silahların envanterine ait hiç bir bilgi yoktur.

Kale görevlilerinin gelirine gelince, kale sipahileri, kale erleri, topçuları ve kale imamı tımar tasarruf ediyordu. 24 topçu neferi topçu tımarının bulunduğu köy olan Kepen’de oturuyordu. 1486 tahriri ile 1521 tahririnde kale sipahisi ve kale erlerinin sayısında değişiklik olmamıştır. Kale Sipahileri ile kale erlerinin görevleri arasında fark olup olmadığı açıklanmamıştır. Buna rağmen timar daima sipahinin üzerine yazılmıştır. Kale erleri ise “Beratları mucibince” hisse tasarruf ediyorlardı. Bu hisse genellikle sipahinin hissesinden küçüktü. Ortaca ve Basri köylerinde tımar tasarruf eden kale erlerinden başka ulufeli kale azebleri de bulunuyordu. Kale azebleri 8 akçe ulufe alıyorlardı. Ortaca köyüne mutasarrıf olan Ali veledi Ömer ve Hızır veledi Yusuf adındaki merdan-ı sipahi Oğlakçı köyünün gailesinden (mahsulünden) 1410 akçe hisse alıyorlardı.

Kale erleri (merdan-ı kal’a veya hisar eri) tımar tasarruf ediyorsa kalede bulunuyor, nöbetlerinin dışında kalan sürede çiftliklerine gidiyorlardı. Ulufeli olanlar ise sürekti kalede bulunuyorlardı

Kale sipahisi ve erleri gibi timar tasarruf eden topçulara gelince Kepen, Bedil, Ortaklar, Kavuncu köylerinde timar tasarruf ediyorlardı. Kavuncudaki Topçu timari ise 1521 tarihinden kısa bir süre önce verilmişti.

Kale yöneticilerine gelince, bunlar dizdar ve kale kethüdasıdır. Dizdar kısaca kale komutanı demektir, görevi kaleyi ve yakın çevresini düşman saldırısına karşı korumaktır. Sivrihisar kalesi sınır kalesi olmadığı için dizdarın sorumluğu ağır değildi. Daha önce belirtildiği gibi Karamanoğlu-Osmanlı rekabetinde stratejik bir yeri olan Sivrihisar’ın, önemi doğa tarafından desteklenmiş savunma ve sistemi güçlü kalesinden kaynaklanmıştır.

Kaynak: Türk Tarih Kurumu Yay.

Dr.Halime Doğru, 15. ve 16. Yüzyıllarda Sivrihisar Nahiyesi-1997