Sivrihisar İslami İlimler Vakfı

SİVRİHİSAR İSLAMİ İLİMLER VAKFI

CUMHURİYET MAH. AHMET YESEVİ SOK. NO:3
Tel: (222) 712 54 15

Kuruluşu: 1973 (İl bazında ilk kurulan vakıf)

Mütevelli Heyet Üyeleri: Orhan Keskin, Dr. Yılmaz Nevruz, Av. A. İhsan Yalınbas, Ögr. Mustafa Altan, Ögr. Remzi Biçer, Süleyman Görener, Rıfat Soysal, Cevdet Gevrek, Abdullah Güvenç, Muzaffer İnci, Hamdi Karaduman, Selahattin Eroğlu, Hikmet Erol, Habip Kurşunlu, H. Hüseyin Sayın, Müftü Sadettin Gürışık, Necati Boyacıoğlu, Ahmet Bozkurt.

Başkanları: Veli İhsan Atasoy, Ali İhsan Küçükaslan, Av. İbrahim Demirkol (Kısa süre), Kemal Kilci.

SİVRİHİSAR’DA VAKIF ÇALIŞMALARI

Sivrihisar İslami İlimler Vakfı ve İmam-Hatip Lisesi Kuruluş Öyküsü

Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’in de mealen “Hayır işleyiniz umulur ki felah bulursunuz (kurtuluşa erersiniz)” buyuruyor. Peygamberimiz ise: “Hayra vasıta olanlar o hayrı işlemiş gibidirler” diyor.

İnsanlar daima rahmetle anılmayı ve öldükten sonra da hayır kapısının kapanmamasını arzulaya gelmişlerdir. İşte bu düşüncelerle 1971 yılında, hayırların en güzeli ilim öğrenip ve öğretmek inancı ile; İmam-Hatip Okulu ve Müftülük Sitesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği kurulmuştu.

Okul yeri olarak, Atatürk İlkokulunun altında bulunan arsa Belediyeden satın alınmıştı. Daha sonra Belediye, derneğin arsasını lojmanlara tahsis edince, hatasını anlayan Belediye Meclisi bizleri de çağırdı fevkalade oturumda özür dileyip, İmam-Hatip Okulunun şimdiki yerini satmak kararı aldı. Ben o sırada Belediyenin avukatı olduğumdan diğer bazı arsalar meyanında bu yerin de tapuya tescilini yaptırdıktan sonra derneğe intikalini sağladım. Derneğimize verilen yer, Cumhuriyet Okulu avlusuna kadar uzamasına rağmen, Bayram Musalla için yol bırakıp hududu belirledik. İmam-Hatip Okulunun projesi fahri olarak Ruhi Aydın Bey yaptı. (Prof. Ruhi Aydın Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektör vekilliği yapmıştır.) Okulun arkasını yamaca dayatarak zemine yerleştirdik. Kayaları dinamit atarak düzenlediğimiz yerden çıkan taşlardan da istifade ile inşaata başladık. Temel atma merasimi İstanbul’un fetih günü 29 Mayıs 1970’ de Cuma günü yapıldı. Kesilen kurban ve tekbirlerle, ilçemiz vaizi Hayrettin Şallı Bey’in mehter takımının mehter marşları bizleri coşkuya gark etti. Muhitimiz zengin olmadığından harman mevsiminde köylerden hububat, Kurban Bayramında da kurban derisi topluyorduk. Derileri değerlendirmek için kış gününde sabahlara kadar pencereleri naylon kaplı inşaatta, genç kardeşlerimiz soğuk havada deri tuzluyordu.

Yaşar Yurtdaş, Mustafa Altan, Hayri Önder, Bülent Gıcı, Duran Koç, Tahsin Çekiç, Ertürk Kadir Küçükaslan’ın ve isimleri hatırıma gelmeyen arkadaşlarının gayretlerini unutmak mümkün değildir. Deri toplama kampanyasından dönüşte, Sakarya yatağında kalan Jeep de suyun yükselme korkusu ve aşırı soğukta deriler içinde sabahı yapan merhum Veli İhsan Atasoy, merhum Ahmet Erdoğdu ve arkadaşlarını anmamak mümkün değil. Vefatına kadar uzun süre başkanlık yapan Veli İhsan Atasoy’a bu maksatla uzun yıllar evinde yapamadığı bayramları ahret aleminde yapması duası ile hizmet geçen merhumlara, rahmet ve mağfiretler dilerim. Hizmeti geçenlerden Allah razı olsun. Okul inşaatında maddi imkansızlıklar yanında, kalifiye eleman olmadığından proje uygulaması ve kalfalığı dahi tarafımızdan yapıldı. İnşaatın durdurulduğu bir sırada meydana gelen ölümlü kaza, ihtilal sonrası sağdan soldan binaya el koymak için baskılar ve göz koymalar karşısında ve malları elinden alınma tehlikesi karşısında derneği, vakfa dönüştürmeyi uygun gördük.

Genel Kurulun tasvibi ile 1973 yılında İslami İlimler Vakfını kurduk. (Bu vakıf il bazında kurulan ilk vakıftır) Vakıf senedi altında ben Orhan Keskin, Dr. Yılmaz Nevruz, Av. Ali İhsan Yalınbaş, öğretmen Mustafa Altan, öğretmen Remzi Biçer, Süleyman Görener, Rifat Soysal, Cevdet Gevrek, Abdullah Güvenç, Muzaffer İnci, Hamdi Karaduman, Selahattin Eroğlu, Hikmet Erol, Habip Kurşunlu, Hasan Hüseyin Sayın, Sivrihisar Müftüsü Sadettin Gürışık, Necati Boyacıoğlu, Ahmet Bozkurt olmak üzere 18 kişinin adı bulunuyordu. Kuruluşta adı geçtiği halde hiçbir katkısı olmayanlar yanında ismi geçmediği halde çok büyük hizmetleri geçenler olduğunu ifade etmeliyim. Böylece kurulan vakıf 1974 yılında tescil edildi.

Vakfın başkanları: Vakıfın kuruluşunda itibaren sırası ile; İhsan Yalınbaş, Veli İhsan Atasoy, İhsan Küçükaslan, Hüseyin Gencel, Veli İhsan Atasoy (tekrar), İbrahim Demirkol, İhsan Küçükaslan (tekrar), Mustafa Altan, Kemal Kilci, Ahmet Sevingel, Ahmet Zeki Erdoğdu ve 2012 yılından bu yana da yeniden Mustafa Altan’ın vakıf başkanlığı devam etmektedir.

İnşaat sırasında geçen bir olayı anlatmadan geçemeyeceğim. 10-15 kişi çalıştığı sırada kazma kürekle çıkarılan testi büyüklüğündeki cismi avukat yazıhaneme getirdiler. Tetkik ettiğimizde cismin bomba olduğunu gördük. Bomba Habib çeşmesi yanında emniyete alındı. Polatlıdan getirilen uzmanlar, patlatarak etkisiz hale getirdiler. Bu sırada çıkan tarrakayı (gümbürtü) tarif edemem. Sonradan öğrendim ki, İstiklal Savaşında Yunan teyyaresi bu bombayı atmış fakat patlamamış. Cenab-ı Hakkın koruması olmasa ve kazı sırasında patlasa idi, çalışanlardan hiç birinin sağ kalması mümkün değildi. Evvelki teşebbüslerimizde, okulun kesin açılmayacağı bildirilmişti. Hükümet değişikliğinden sonra 1974 yılında; alt kademede iki katı tamamlanmış binada; az sayıda imam-hatip okulu meyanında Sivrihisar İmam-Hatip Okulu’nun açılış kararı sağlandı. Okulu açarken binasını mülkiyetini bakanlığa vermemiz istendi. Ben bunu kabul etmediğimden, ısrarımı soran Din Eğitimi Genel Müdürü’ ne “bina sizin olursa izin almadan kat çıkabilir miyiz? Diye sorduğumda; çıkamazsınız dedi. O halde sizin noksanlıkları ikmal için gönderdiğiniz yazı, sümen altında üç ay bekledikten sonra tebliğ edidi. Acaba sizin izin yazınız kaç yılda gelir dedim. O da bana hak verdi intifa hakkı ile yetindi. Eskişehir Milli Eğitim Müdürü’ne telefon açıp, “Okul mutlaka açılacak “ dedi.

Binanın mülkiyeti halen İslami İlimler Vakfına aittir. Nitekim 1987 yılında bir yaz döneminde merhum İhsan Küçükaslan’ın başkan olduğu bir sırada okulun ikinci kademesine bir kat çıkılıp tedrisata yetiştirildi. Açılışta iskan almak için vakıf yöneticileri verilen süre az kaldığından yerine göre ustalık, amelelik yapmak zorunda kaldı. Gece gündüz çalışıldı. Bunlar maddi zorluklardı. Ancak iskan raporu için gelen ilgililer, engellemek için kusur bulamayınca, lambaların abajurları olmadığını bahane ile çekince koymalarını ve bu durum karşısında kahroluşumuzu hatırlamamak mümkün değil.

Bize sorulabilir, bunca işkence, bunca art niyetli gayret niye, niçin İmam- Hatip Lisesi? Evet, bizler tahsil devremizde gittiğimiz camilerde, kendilerini örnek aldığımız birkaç öğretim üyesi görebiliyorduk. Bu şahıslar, halleri ile İslam’ın yalnızca avama değil, münevverlere hitap eden bir din olduğu mesajı veriyordu. İstiyorduk ki, camilerimizde okumuşlarda bulunsun. İşte bu düşünce bizi eğitim sistemi ile bozulan dengenin, yine eğitimle düzeleceği gerçeğine götürdü. Öğrencilik yıllarımda İstanbul vefa’da yeni açılan İmam-Hatip Okulu’na başta Celal Hoca olmak üzere yakın zaman alimleri eski müderrisler: Ömer Nasuhi Bilmen, Hasan Basri Çan tay, Ali Fikri Yavuz, Bekir Haki ve Doç. Dr. Nurettin Topçu gibi gönül erlerinin sahip çıkışlarını görmüştüm. Zira bu memleketin muasır devletler düzeyine ulaşması, doğrudan doğruya Kur’an’dan ilham alıp asrın anlayışına söyletecek nesiller ile mümkündü. Bu nesiller halkına tepeden bakmayacak, kucak açacaktı.

Rahmetli Avukat İhsan Biçerli Bey kurduğu demekle, köyden gelen öğrencilerin barınması için bir öğrenci pansiyonu yaptırmış, daha sonra Hamdi Potoğlu derneğin parasına az ilave ile bina üzerine bir kat çıkmıştı. Adı geçen bina bir çok gencin tahsil yapmasına vesile oldu. Zikri geçen dernek kadrosu ile İslami İlimler kadrosu bir olmakla, yıllarca İmam-Hatipliler’in istifade ettiği pansiyonun mülkiyeti bilahare vakfımıza geçmişti. İmam-Hatip öğrencilerinin kendi okul pansiyonuna taşınması ile eski pansiyon tadil ve restorasyonla on yıl için SEV Anadolu Lisesine tahsis edildi. Hizmeti geçenleri rahmetle yad ediyoruz. Söz pansiyondan açılmış iken, pansiyon öğrencilerinin susuz kaldığı bir dönemde; henüz çaktırdığı kaldırımların bozulması pahasına da olsa; eski çeşmeyi bulup, 1000 metre isale hattı ile pansiyona ulaştırmamıza müsaade eden Belediye Başkanı Tevfik Karakaya’yı keza rahmetle yad ediyorum.

Memlekete pek çok değerli elemanları kazandıran bu öğrenci pansiyonunun projesini yapan Dr. İrfan Bey’in babası Hasan Ünver’i rahmetle, hizmette emeği geçenleri, para toplamakta katkı sağla-yanları, bu meyanda Hakim Yusuf Ziya Köymen’i ve diğerlerini minnet ve şükranla anarım. (Bu mahiyette yazı, İmam- Hatip Lisesinin 1997 yılında çıkarılan ‘Hisar Dergisi’nin 1. Sayısında neşredilmiştir.)

İslami İlimler Vakfı, yıllarca İmam- Hatip öğrencilerine kucak açmış, kabiliyetli köy çocuklarının okuyup memlekete yaralı bir fert haline gelmesi için pansiyonunda barındırmış, doyurmuş ve hocaları yardımı ile her türlü imkanları sağlamaya çalışmıştır. Vakfın buradan yetişenlerde övünç payı vardır. Kendi binasını Anadolu Lisesi’ne tahsis etmesi, hizmetinin bütün topluma yönelik olduğunun bir ifadesidir. Nitekim daha evvel aynı binayı, binası yanan Kız Meslek Lisesi’ne tahsis etmişti. Vakfın Cumhuriyet Mahallesinde vücuda getirdiği hizmet binasında mutfak, servis, kiler bölümleri ve buzhanesi bulunan aşevi 1987 yılından beri her Ramazan ayı boyunca her gün yaklaşık 900 kişiye üç kap yemek ve ekmek vermektedir. Üç, azami beş yıl öncesine kadar Eskişehir’de oturan Sivrihisarlı iki kardeşin (Fahri Keskin-Bülent Keskin) omuzlarında gelişen bu hizmet, yapılan himmetin ivazsız garazsız, ve desinlerden uzak, gösterişsiz sırf Allah rızası için yapılması, bu gün tüm hayırseverlerin desteğine mazhar olmak gibi bir sonucu doğurmuştur. Vakıf Aşevini sahiplenip, yardımlarını esirgemeyen hemşerilerimizden Allah razı olsun. Ayrıca, Müftülük, Vakıf binasının bir bölümünde bayanlara Kur’an kursu hizmeti vermektedir. Vakıf binasının altındaki dükkanların bir kısmı kütüphane olarak tanzim edilmiş, bir kaç kısmı ise bir dönem, Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca, Ramazan ayı dışında on bir ay düşkünlere yemek üzere tahsis edilmiştir. Vakfın asıl gayesi ise bu hizmet binasını yaşlı ve düşkünleri barındıracak, onlara bakacak bir şefkat yuvasına tahsis etmektir.

İslami İlimler Vakfı Kıdan Hayratı

Eskişehir’de mukim Ali Rıza Kıdan ve Muammer Kıdan’dan istimlak ve yola terk sebebi ile kısmen yıkık halde bulunan binalarının, Vakfa verilmesi istenmişti. Buraya, altta dükkanlar olmak üzere kız yurdu yapılacak ve kendilerinin ismi verilecekti. Bu talep olumlu karşılandı. Ayrıca para ve malzeme yardımı yapacaklarını da söylediler. Vakfa tapusunu verdiler. (Allah kendilerinden razı olsun rahmet etsin.) Bu girişimi takdir ve yardım vaadiyle karşılayan Belediye Başkanı Fikret Arslan, istimlaklar sebebi ile çürük diş manzarası arz eden enkazının kaldırılmasına katkı sağladı. Nasreddin Hoca Şenliklerine burası temizlenmiş ve geçici olarak, müsaademizle taksiciler burayı durak olarak kullanmaya başlamışlardı. Vakıf vaadini yerine getirmek üzere, 31.05.1994 tarihinde Belediyeye müracaatla harcını yatırıp, Sivrihisar Belediyesi Fen İşleri Müdürü İnşaat Müh. Fahri Karaeer ve Fen Memuru Lütfi Çağlar imzasını ve resmi mührünü havi 31.05.1999 tarih ve 994/10 sayılı imar çapını aldı. (Aslı elimizdedir.)

Buna göre imar planlarını tamamlayıp, bir taşeronla anlaşıp tel-örgüler çekilip inşaata başlandığında; bitişik komşunun imar tadil müracaatı var diyerek, Belediye Başkanı Fikret Arslan inşaatı durdurdu. Proje çizimi Orhan Keskin’in damadı Süleyman Yücel tarafından yapılmış, statiği (Sonradan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Hasan Gönen) tarafından hesaplanmış herhangi bir ödeme yapılmamıştı. Fakat, odalarca kestirilen makbuzlar dolayısı ile ve o mevsim rızkını bu inşaata bağlayan taşerona verilen ve hatta işçilerin çaycı ve bakkala bıraktığı borçları sebebi ile ödenen paralar vardı.

Eskiden beri Vakıf inşaatlarını yürüten Orhan Keskin ve Vakıf Başkanı merhum İhsan Küçükaslan’ın gayret ve çalışmalarından sonra, bu durum hayal kırıklığına uğrattı. Yoğun noterlik faaliyetleri yanında işini evini bırakıp taa Eskişehir’den gelip, hem de kendi cebinden hatırı sayılır katkılarla memlekete bir şeyler kazandırmak isteyen ivazsız garazsız, memleket sevgisinden kimsenin kuşku duyamayacağı insanlara bu reva görülmemeli idi. Maalesef söylenenlere göre birinin evinin manzarası kapanmaması, diğerinin caddeye çıkma ümidi ve bazı vasıta sahiplerinin yüzümüze beyan ettikleri üzere, durak olarak istifade ettikleri yerimize, bina yapılırsa işlerin azalacağı endişesi ve politik kaygılar Belediye Meclisi’ne bir tek üye dışında egemen olmuş, Kaymakam Bey’in gayretlerine rağmen imar planı tadil edilmişti. Bizler kahreden vakfa ömrünü vakfeden bazı kimselerin çocuklarının da aleyhte oy kullanmış olmaları idi. Karar kanunsuzdu, bozulabilirdi ama husumete vaktimiz yoktu.

Bu durum bizi zikri geçen hayırseverlere alınanları iade ile yapılacak işten vazgeçme durumuna getirdi. Fakat arsa sahiplerinin halisane dilek ve telkinleri, Vakıf Başkanı merhum İhsan Küçükaslan’ın inşaatı yürütmek ve daha fazla yük almak hususundaki kararlılığı ve aşılamaz, engellenemez Sivrihisar sevgisi işin devamını sağladı. Belediyenin bütün yardım taahhütlerine, Başkan’m ihtisasına taallukuna rağmen bedelsiz terk ettiğimiz yerlere ait imar tadil, terkin, ifraz, plan ve projelerini hazırlatmak işi Vakfa ve Eskişehirli dostlarına kaldı. Eskişehir Belediyesine kadar intikal eden, binadaki balkon çıkmaları ile ilgili ada konusunu izah sadedinde ikna turlarından sonra alınan ikinci çapla yeniden plan ve projeler çizdirilip uygulanan usuller ve ödemelerle inşaata başlanıp, 1995 yılında üç ayda kaba inşaatı tamamlandı.

Şayet engellerle karşılaşılmasa idi, inşaat belki yarı maliyetle altı adet daire ve asma katlı, tuvaletli dükkanlarla, belki 1996 yılında bitmiş olacak, kız öğrencilerin istifadeleri sağlanacaktı. Bunlardan da önemlisi Rahmeti Rahman’a kavuşan hayır sahipleri yaptıkları hayrın semeresini görerek terk-i dünya edeceklerdi. Karşı hareketin aktörleri Vakıf tarafından bilinmektedir. Buna rağmen gaye teşhir olmayıp, şahsi kaygılarla Sivrihisar’ın geleceğine engel olunmamasını temenni yanında hiçbir hakikatin gizli kalmayacağını beyan etmektir. Yoksa kin ve husumet değil.

Gerçek memleket severlik, memlekete konacak her taşı ve çakılacak her çiviyi teşvikten geçer. Hatta bahsi geçen inşaatla uğraşırken, oradan geçenlerin esirgedikleri selamından geçer. Aksine davranış sahiplerini en azından Sivrihisarlı saymak mümkün değildir.

İslami İlimler Vakfının Diğer Faaliyetleri

-15 Dönüm saha üzerinde, beher katı 1100 m2 olan bina, intifa hakkının verildiği İmam-Hatip Lisesi öğrencilerine kafi gelmeyince, İhsan Küçükaslan Başkanlığında Belediye Başkanı Muzaffer Atasoy, İhsan Katırcı, Ahmet Erdoğdu, Lütfı Çağlar’ın gayretleri ile Orhan Keskin’in aldığı ve Valimiz Hanefi Demirkol’un naklini sağladığı tuğlalarla üç ay içinde binaya 2.kademeye bir kat ilave edildi. Sonraları yine Vakfın denetiminde 3. kat çıkmıştı. 3. kat yatılı öğrenciler için pansiyon olarak kullanılıyor. 2.katın çıkması esnasında Bekir Çivriz müdürdü.

-Yıllarca fakir öğrencilere kitap ve kırtasiye yardımı yapılmıştır.

-Cafer Tayyar Sitesi Huzurevi inşaatı temeli 29 Mayıs 1983’ te Pazar günü atıldı. Planının İnşaat Müh. Razi Nihat Acer (Akhisar’lı) ve sonra İnş. Müh. Kamil Biçerli çizdi. Başkan Vekili Veli İhsan Atasoy’du. İnşaat aşamasında, öngörülen plana uyulmadan yapılan, zimemi alçak penceresiz bodrum, merdivenler mutfak yapımında müşkülat çıkardı.

-Vakıf kurucusu bir hemşerimiz Aziz Mahmud Hüdai’nin ‘Faziletler Mecmuası’ isimli eserini Arapça’dan Türkçe’ye çevirisini yaptırıp, basımını sağlamıştır.

-Akcami’nin inşa ve restorasyon izni bu vakıf aracılığı ile alınmıştı. Yanındaki ev Orhan Keskin tarafından satın alınıp Vakfa hibe edilmiş. Vakıf’da orayı Akcami imamına tahsis etmiştir.

-Cafer Tayyar avlusundaki şehid mezarları yaptırılmış. Cafer Tayyar sandukasının bulunduğu binanın, bir hemşerimiz tarafından bakım ve onarımı yaptırılmıştır.

-Hizmet binası altında Hızırbey Kütüphanesi, sorumlu tayininde hizmete hazırdır.

-İslami İlimlere ait Kıdan Hayratı bina, yapılan protokolle, yurt işletmeciliği yapan bir şirkete 10 yıllığına ücretsiz tahsis edilmişti. Bu süre dolduğundan, bina, aynı şirket tarafından bedeli mukabilinde kiralanmıştır.

-Elmalı Camii ve lojmanları resmi statülü olarak, dini eğitim ve kurs hizmetleri veren, Hayrat Vakfı’na tahsis edilmiştir. Vakfımızın, katkıları ve hayırsever hemşerilerimizin yardımları ile caminin bakımı yapılmaktadır.

Cafer Akıllı İlter Vakfı

Kuruluş: 1976 Kurucusu: Cafer Akıllı İlter adına vasiyeti gereği Orhan Keskin. Vakfa ait gayrimenkuller: Ulucami önünde bir dükkan ve Kubbeli Mahallesi Horoz Sokakta bir arsa. Lehdarı: Ulucami

Cafer Akıllı İlter Vakfı, Orhan Keskin’in başkanlığında, Başkan Vekili, Muhasip, Veznedar ve tabii üye olarak, Sivrihisar Müftülüsü’nden oluşan Mütevelli Heyet yönetiminde hizmetini yürütmekte iken, 2006 yılında Ulucami ve Alemşah Türbesinin restorasyonu gündeme gelmiş ve cami bitişiğindeki bulunan tüm işyerleri ve dükkanların kamulaştırılması kararı alınmıştır. Kamulaştırma sebebi ile dükkanlara verilen değerlere mülk sahipleri bedel artırma davası açmış ve netice değişmediğinden işyerlerinin bedeli ödenerek, Cafer Akıllı İlter Vakfına ait dükkanın ve diğer tüm işyerlerinin yıkım işlemi yapılmış ve 18.01.2013 Ulucami ve Alemşah Türbesi restorasyon çalışmaları başlatılmıştır.

Cafer Akıllı İlter Vakfı fesih edilerek, bütün hakları saklı kalmak şartı ile Sivrihisar İslami İlimler Vakfına devredildiğinden, Cafer Akıllı İlter Vakfına ait dükkanın kamulaştırma bedeli de maksadına uygun işlem görmek üzere Sivrihisar İslami İlimler Vakfımızca bloke edilmiştir. 29 Mayıs 1970 tarihinde İmam Hatip Lisesi temel atma merasimi yapılmıştır.

***

O dönemlerde bu vakıf olmasa idi bugün Nasrettin Hocanın sandukası olmaz, Hamamkarahisar’daki hamamın olduğu cami restore edilmez ve yıkılırdı. -Halil Nural Destici-

1935 doğumlu Ali İhsan DESTİCİ’nin 1970 li yıllarda o dönem Sivrihisar’ın tarihinin ve kültürünün yaşatılması, taşınmaz kültür varlıklarının korunması ve medreseleri ile ün yapmış nice Alim ve Ulemalar yetiştirmiş Sivrihisar da Ahlaklı bilgili genç nesiller yetiştirilmesi amacıyla Sivrihisar da gayret sarf eden ve bu amaçla bir vakıf kuran değerli kişilerin çalışmalarına ithafen yazmış olduğu şiir… Allah onlardan razı olsun.

İslami ilimler vakfı
Sivrihisar’ın yüz akı
Ahiret de ön safı
İsteyenler gelsin buna

Fani malı baki kılmak
Ah’rette zengin olmak
Hakkın rızasını bulmak
İsteyenler gelsin buna

Burası ilim yuvası
Hayır hasenat yuvası
Makbuldür fakir duası
İsteyenler gelsin buna

Sivrihisarlıyım diyen
Malı mülküyle övünen
Cennete girmek dileyen
İnananlar gelsin buna

Vakfa tapu verenleri
Hayır ile ölenleri
Hak cemalin görenleri
İsteyenler gelsin buna

Olmak istersen hanedan
Hayırlar dağıt karından
İki cihan azabından
Kurtulanlar gelsin buna

İnsan hayra sebeptir
En iyisi bol vermektir
Vakıf büyük bir hizmettir
Hizmet ehli gelsin buna

Vakıf İslamın tuğrası
Cömertliğin hatırası
Halil İbrahim sofrası
İsteyenler gelsin buna

Categories: Kurumlar

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*