Sivrihisar Bindirme Tavanlı Camiler

Sivrihisar Bindirme Tavanlı Camiler

Döner Eksenli Ahşap Tavanlı Camiler

Friglerden beri yerleşim alanı olarak varlığını sürdüren Sivrihisar ve çevresinin özellikle Türk döneminin ilk yerleşim bölgelerinden olması bakımından önemi büyüktür. Türklerin bölgede görülmeye başladıkları 12. yüzyıldan itibaren Sivrihisar’ın yoğun bir yapılaşmaya sahne olduğu görülmektedir. Sivrihisar merkez ilçe ve köylerindeki Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimari yapılarını ele alarak tanıtan genel ve analitik birçok çalışma yayınlanmış olmakla birlikte, yayınlarda halk mimarisi örneklerinin kapsam dışında bırakıldığı ya da bir iki örnekle konuya değinildiği görülür. Oysa, Sivrihisar, halk mimarisi örneklerini oluşturan geleneksel inşa tekniklerinin kullanıldığı köy yapılarıyla da oldukça zengindir. Çalışmamızda, Sivrihisar merkez ilçe ve bir beldesi ile yirmi üç köyün bindirme tavanlı camileri ele alınmakla bu boşluk bir ölçüde doldurulmaya çalışılmıştır.  Ahşap Tavanlı Camiler Foto Galeri >

Sonuçlarının bir kısmı yayınlanan, “Eskişehir merkez İlçe ve Köylerinde Yer Alan Türk Dönemi (11.-20. yüzyıl) Yapılan Envanter Çalışması” Projesi kapsamında Sivrihisar’da tespit edilen bindirme tavanlı yapıların, bir iki istisna dışında, çoğunluğunun 20. ve 21. yüzyıla ait oluşu, konunun bütünlüğü açısından bu yapıların ayrı bir kitapta toplanmasını gerektirmiştir.

Sözü edilen projenin devamı niteliğinde sürdürülen bu çalışma hiç şüphesiz, Anadolu Üniversitesi’nin verdiği destek olmaksızın yürütülemezdi. Başta Sayın Rektör Prof. Dr. Engin Ataç olmak üzere, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nezih Varcan ve proje yürütücüsü Doç. Dr. Erol Altınsapan’a yardımları için şükranlarımı sunarım. Benimle birlikte Sivrihisar’ın tüm köylerini dolaşarak alan çalışmasına katılan Sanat Tarihi Bölümü öğretim görevlisi Haşan Yılmazyaşar, Yüksek Lisanslı öğrencilerimizden Ali Gerengi ve Gülsüm Aktürk ile Elcik, Karaburhan ve Yaverören Köyü Camileri’nin kitabelerini okuyan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerinden Yard. Doç. Dr. Ali Emre Özyıldırım’a ne kadar teşekkür edilse azdır.

Sayelerinde çalışmalarımızı büyük bir kolaylıkla yürüttüğümüz, (dönemin) Sivrihisar Belediye Başkanı Sayın Yaşar Yurtdaş ile Sivrihisar Müftülüğü elemanlarından Tekin Torun ve Yakup Ünsal’a burada bir kez daha teşekkür ederim.

Köylülerin ortak malı olan halk mimarisi ürünü bu yapıların rölövelerinin çıkarılması ve fotoğraflarının çekilmesi sırasında kapılarını ve gönüllerini açarak, geleneksel Türk konukseverliğini gösteren Sivrihisar merkez ilçe ve köy sakinlerine ise minnet ve şükranlarım sonsuzdur.

 

DÖNER EKSENLİ BİNDİRME TAVANLI CAMİLER

MERKEZ İLÇE

AKDOĞAN CAMİ

ELMALI CAMİ

KAYMAZ BELDESİ

FATİH CAMİİ

KÖYLER

BENLİKUYU KÖYÜ CAMİİ

BENLİ YAVER KÖYÜ CAMİİ

ÇANDIR KÖYÜ CAMİİ

DEMİRCİ KÖYÜ CAMİİ

DUMLUCA KÖYÜ CAMİİ

ELCİK KÖYÜ CAMİİ

GERENLİ KÖYÜ CAMİİ

HÜDAVENDİGAR KÖYÜ CAMİİ

KARABURHAN KÖYÜ CAMİİ

KARACAKAYA KÖYÜ CAMİİ

KARADAT KÖYÜ CAMİİ

KARKIN KÖYÜ CAMİİ

MEMİK KÖYÜ CAMİİ

MÜLK KÖYÜ CAMİİ

SADIKBAĞI KÖYÜ CAMİİ

DÖNER EKSENLİ-ORTASI KUBBELİ BİNDİRME TAVANLI CAMİLER

BALLIHİSAR KÖYÜ CAMİİ

SABİT EKSENLİ-İÇ İÇE BİNDİRME TAVANLI CAMİLER

BÖĞÜRTLEN KÖYÜ CAMİİ

GÖKTEPE KÖYÜ CAMİİ

KALDIRIM KÖYÜ CAMİİ

YAVERÖREN KÖYÜ CAMİİ

ZEY KÖYÜ CAMİİ

DÖNER EKSENLİ-İÇ İÇE BİNDİRME TAVANLI CAMİLER

KARAKAYA KÖYÜ CAMİİ

ÖRTÜLERİ BİNDİRME İZLENİMİ VEREN CAMİLER

HAMAMKARAHİSAR KÖYÜ CAMİİ

Anadolu Türk Mimarisinin erken dönemlerinden günümüze değin inşa edilmiş yapılarını konu alan çalışmalar giderek artmaktadır. Ele alınan yapıların büyük bir kısmının genel çerçeve içinde tanıtılması, küçük bir bölümünün ayrıntılı analizlere konu olması, henüz yapıların tümünün tespit edilerek belgelenemediği gerçeğini değiştirmemektedir. Belgelenemeyen yapıların çoğunu, kent dışında ve köylerde bulunanlar oluşturmaktadır.

Başka işlevli yapılara göre, sayıca üstünlüğüne, kent ve köylerde hâlâ inşaatlarının sürmesine rağmen, en çok çalışılan cami mimarisi için de durum aynıdır. Erken dönemlerin halk eliyle yapılmış mimari ürünlerinin büyük çoğunluğunun günümüze gelememesinde ekonomik gerekçelere bağlı olarak tuğla ve taş gibi dayanıklı malzemeden çok kerpiç duvarlı, ahşap çatılı camilerin yeğlenmiş olmasının rolü büyüktür. Ülkemizdeki Sanat Tarihi çalışmalarının nispeten yeni olması ve araştırmaların kırsal alanlarla köylere yöneltilmesinin zorluğu gibi nedenlerle, yakın zamana kadar varlıklarını koruyan örneklerin de pek azı incelenebilmiştir. Ne yazık ki, Selçuklu Dönemi için olduğu kadar, Beylikler ve Osmanlı’nın erken, hatta klasik dönemleri için de böylesi çalışmaların yapılması, terk edilen ve yeni kurulan yerleşimler, yıkılıp yenisi inşa edilen yapılar ve diğer nedenlerle artık pek mümkün görünmüyor.

Halkın kendi olanaklarıyla yaptıkları, verneküler mimari örneklerini konu alan araştırma ve yayınların sayıca azlığı, giderek bu yapıların yıkılarak yerlerine yenilerinin inşa edilmesi, çok geç kalınmış olunmakla birlikte bu tür çalışmaların ivedilikle yapılmasını gerektirmektedir. 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başından kalan köy camileri ve bunlara eklenen daha geç devirli camilerin Sosyoloji ve Sanat Tarihi disiplinleri içinde incelenmesi, bazı geleneklerin izinin de sürülmesine imkân vereceğinden böylesi çalışmalar yapılmadan tarihi süreç içerisinde Türk Mimarisi’nin nereden gelip nereye gittiğini açıklamak mümkün olamayacaktır.

Öte yandan, verneküler mimari örneklerinin halkın yardımı olmadan incelenmesinin mümkün olamayacağı, bu nedenle de araştırmacıları zorladığı bir gerçektir. Bu nedenle, belli bir konunun işlenmesine olanak tanıyan belirli bir işleve ait yapılara ve yöreye odaklanmanın daha sağlıklı sonuçlar vereceği düşüncesi ile Sivrihisar İlçe sınırları içinde kalan tüm köy ve beldelerde yer alan bindirme tavanlı halk yapımı camiler bu araştırmanın konusu olarak seçilmiştir.

Bindirme tavanların özellikle kat eksenleri dönüşlü olanlarının, Sanat ve Mimarlık Tarihi alanlarında ele alınmasını sağlayan O. Olufsen, M.J. Fergusson, A. Stein, A. Grünwedel ve A. von Le Coq’un yayınlarıile konuya önemle eğilen J. Strzygovvski’nin çalışmaları yerli yabancı birçok araştırmacının ilgisini çekmiş ve konu lisans üstü tezlerde işlenmiştir.

A. M. Mansel’in Trakya ve Kırklareli’ndeki mezar anıtlarının sahte kubbe ve sahte kemer problemine eğilen çalışmasıyla H. Hotan’m, Erzurum evlerini konu alan, W. Ruben’in, Kırşehir’deki bindirme tavanlı Çarşı Camii’ne yer verdiği makalelerin ardından, bu tür tavanlı yapıların tanıtıldığı pek çok çalışma yayınlanmıştır. Bunların başında, R. H. Ünal’ın Erzurum ve çevresini konu alan çalışmaları gelmektedir.

Karpuz’un, bindirme tekniğinde inşa edilmiş tavanlara odaklanan Erzurum evlerini konu alan çalışmaları ve G. Akın’ın, önemli bir bölümü bu tür tavanlı evlere ayrılan Doğu ve Güneydoğu Anadolu evleri üzerine hazırladığı doktora tezi ile aynı konuyu cami ve tarikat yapılarında ele alarak incelediği makalesi bu konuda yapılmış önemli çalışmalardandır.

Öteden beri, kat sayıları ile geometrik düzenlenişlerindeki farklılıklara rağmen, bir iki istisna dışında, temelde ahşap kirişleme sistemine dayanan bindirme tavanlı yapıların Kuzey ve Doğu Anadolu Bölgeleri ile Erzurum çevresinde yaygın olarak bulunduğu, Orta ve Batı Anadolu’da da örneklerine rastlandığı bilinmektedir.

Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencilerinin Eskişehir İli dahilinde gerçekleştirdiği, birkaç ilçeyle sınırlı bölge araştırmalarında Günyüzü, Mihallıççık, Sarıcakaya ve Sivrihisar İlçeleri’ne bağlı köylerde hatırı sayılır miktarda bindirme tavanlı yapı tespit edilerek hazırlanan bir kitapla tanıtılmıştır. Eskişehir bölgesinin temelde ahşap kirişleme sistemine dayanan en erken tarihli bindirme tavanlı camisinin Selçuklu döneminin önemli yerleşim bölgelerinden Sivrihisar Merkez İlçe’de yer alışı ve ilçe yapılarının pek çok araştırmada ele alınması nedeniyle araştırmamıza bu ilçeden başlamayı uygun bulduk. Son cemaat yerinin bindirme tavanlı izlenimi veren kârgir tonozuyla hem Anadolu Türk Mimarisi’nin hem de Sivrihisar’ın bilinen en erken tarihli yapısı olan Hamamkarahisar Köyü Camii’nin de bu ilçe sınırları içinde bulunması çalışmanın Sivrihisar İlçe sınırları dahilinde sürdürülmesi konusunda bizi cesaretlendirmiştir.

Başlangıçta bu çalışmanın Cumhuriyet Dönemi öncesinde inşa edilen yapılarla sınırlandırılması planlanmışken, en geç tarihli bindirme tavanlı caminin 1968 yılında inşa edildiğinin anlaşılmasıyla tarih sınırlaması kaldırılarak bölgenin tüm bindirme tavanlı camileri incelemeye alınmıştır. Sivrihisar ilçe sınırları içerisindeki her yerleşim biriminin gidilerek görülmesi, merkez ilçe, üç belde ve atmış bir köyün tek tek ziyaret edilmesi suretiyle uzunca bir zaman diliminde gerçekleştirilen bu araştırma, yirmi beş bindirme tavanlı yapının bulunmasıyla sonuçlanmıştır. Rölöveleri alınarak planları çizilen ve tavan fotoğrafları yoluyla belgelenmeye çalışılan, inşa tekniklerinin ötesinde geniş coğrafi alanların geleneksel örtüsü olmakla da ilgi çeken söz konusu tavan örneklerinin çeşitliliği ayrıca, her birinin birer örnekle temsil edilen bir alt grubunun bulunduğu iki ana başlık altında toparlanabilen bir tipoloji yapmaya elvermiştir. Sınırlı ekonomik kaynakların, yapıların mütevazi ölçüde tutulmasını gerektirmesi toplumun cami mimarisine verdiği önemi büyük bir duyarlılıkla göstermesine ve bu denli sanatlı bir biçimde ortaya koymasına neden olmuş olmalıdır. Kuşkusuz bu çalışma eksiksiz değildir. Ancak, ilçelerden yola çıkılarak köy yapılarının araştırılması yoluyla halk mimarisi alanındaki çalışmaların sürdürülebileceğine örnek teşkil etmesi ve bu yolla bütüne varılabileceği ümidi tek tesellimizdir.

Canan PARLA – Anadolu Üniversitesi Yay. 2005