Sinan Paşa ve Nesir Edebiyatı

Sivrihisarlı Sinan Paşa ve Nesir Edebiyatı

KİTAP HAKKINDA

Sevgili Kitap Dostları,

Belediye başkanlığını devraldığımızdan bugüne Sivrihisar’ın ihmal edilmiş alt ve üst yapısına yönelik tüm eksikliklerini gidermeye gayret sarf ediyoruz. Bu fiziki çalışmaların yanı sıra, ilçemizin tarihi ve kültürel yönlerini, bu topraklardan yetişerek ilçemize, ülkemize ve bilim dünyasına katkı sağlamış insanlarımızı da akademik çalışmalarla ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Sivrihisar’ın somut olan ve olmayan kültürel mirasını ilk önce kendi insanımıza, kentlimize, ülkemize ve dünyaya tanıtabilmek için aklın ve bilimin ışığında emek yoğunluklu bir uğraş veriyoruz.

“Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” sözünden hareketle, Sivrihisar’da doğmuş, yetişmiş ya da bir şekilde burada bulunarak Sivrihisar’a katkı sağlamış değerlerimizin tanıtımına Sivrihisarlı Sinan Paşa kitabı ile devam ediyoruz.

Sinan Paşa, Sivrihisarlı Hızır Bey’in oğlu, Nasrettin Hocanın da torunudur. “Bilim Dağarcığı” lakabını alan babası Hızır Bey ve onun etrafındaki büyük bilginlerden aldığı derslerle kendini iyi yetiştirmiş ve Fatih Sultan Mehmet tarafından kendisine “Hâce-i Sultanî / Sultan Hocası” unvanı verilmiştir. Bu makam dönemin bürokratik işleyişi açısından bakıldığında sadrazamdan sonra, diğer vezirlerin önündedir. Sinan Paşa bu unvan ve makama geldiğinde 23 yaşındadır. Fatih Sultan Mehmet, hocasının bu bilgi birikiminden siyasî alanda da yararlanmak istemesi üzerine kendisine “Vezirlik” rütbesi verir. Bu tarihten itibaren “Hoca Paşa” unvanıyla anılan Sinan Paşa, kısa bir süre sonra da veziriazam olacaktır.

Sinan Paşa, eğitim sürecinde başladığı okumalarını yöneticiliğinde de sürdürmüştür. Bir bilim insanı, bir araştırmacı olarak eskiçağ düşünürlerinin (Aristo ve Eflatun) eserlerini Arapça çevirilerinden okumuştur. Felsefe ile özel olarak ilgilenmiş, bu noktada özgür düşünce, aklın peşin hükümlere kapatılması ve şüphecilik en belirgin özelliği olmuştur.

Kökleri Sivrihisar’a dayanan, eserleriyle sadece dönemini değil, bugünü bile aydınlatan bu bilim insanını tüm yönleriyle daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla bu çalışmayı hazırlamış bulunuyoruz. Kitabımızın fikir babası ve kitap içindeki çalışmaların temel kaynağı, Sinan Paşa ve eserlerine ömrünü vakfetmiş sayın Prof. Dr. Mertol Tulum hocamızdır. Kendisine ve kitabın başından sonuna kadar her aşamasında büyük emek-zaman sarf eden editörler Prof. Dr. Ahmet Kartal ve Doç. Dr. Zafer Koylu’ya; bununla birlikte kitapla ilgili her türlü problemin çözümünde engin tecrübesine müracaat ettiğimiz Prof. Dr. Erol Altınsapan’a şükranlarımı sunuyorum.

Siyaset arenasında yola çıktığımızdan beri yanımızda olan, her türlü etkinliğimizin planlama ve uygulamasında zaman kavramı olmaksızın emeğini esirgemeyen, bu kitapta da fikirden uygulamaya kadar büyük emekleri olan sevgili dostum Zafer Koylu’ya ayrıca teşekkür ediyorum.

İyi okumalar dileğiyle.

Hamid Yüzügüllü – Sivrihisar Belediye Başkanı

***

Sunuş

Türk edebiyatının en büyük mizah ustası Nasreddîn Hoca’nın torunlarından ve İstanbul’un ilk kadısı olup “ilim dağarcığı” namıyla şöhret bulan Hızır Bey’in oğlu olan Sinan Paşa, bilim ve devlet adamı kimliğinin yanında müderris ve sanatçı kişiliğiyle de dikkat çekmektedir. Daha küçük yaşlardayken hem okumayı hem de araştırıp sorgulamayı seven kişiliğiyle etrafındakilerin dikkatini çekmiş, merak saldığı irfan ve felsefe deryasına dalıp onlarla ilgili okuduğu çeşitli eserler ve yaptığı araştırmalar neticesinde bir yandan ufkunu ve bakış açısını genişletmiş diğer taraftan da kapıldığı şüpheyle her daim hemhal olmuş müstesna bir şahsiyettir. O, ömrü boyunca kapıldığı bu şüphecilikten kurtulamamış ve her zaman aklı ve gönlüyle didişerek bunu yaşam tarzına dönüştürmüştür. Bu da akıl ve gönül fırtınasını aynı anda yaşamasına sebep olmuştur. İçine girdiği bu tehlikeli düşünce dehlizlerinden Şeyh Vefâ’ya olan bağlılığı sayesinde kurtulan Sinan Paşa, iç dünyasını kaleminden benzersiz bir üslup olarak eserlerine yansıtmış ve bu yönüyle hem kendi dönemindeki hem de kendisinden sonraki sanatkârlardan ayrılmıştır. Hatta Prof. Dr. Mertol Tulum hocamızın dikkat çektiği gibi, Şeyh Vefâ’dan almış olduğu fikrî ve manevî yardımla ufku genişleyip zihnî berraklığını örten şüphe bulutlan dağılan Sinan Paşa, o eşsiz dil ve üslubuyla Tazarnu-nâme’de tasavvufun anlaşılması en güç konularını özellikle de aşk konusunu ele almış, açıklamış ve yorumlanmıştır.

Sinan Paşa’nın eserlerine özellikle de Tazarru’-nâme/Tazarru’ât’a bakıldığında onun gerçek anlamda bir söz ve mana ustası olduğu müşahede edilmektedir. Müthiş bir zekâ kudreti ve kıvraklığına sahip olan Sinan Paşa, tam bir dil cambazıdır. Türkçeyi kullanmakta üstün bir yeteneğe ve beceriye sahip olup en girift ve zor konulan rahatlıkla anlatma ve işleme başarısını göstermiştir. Bunu yaparken dilin ahengini sağlayan unsurlardan ve seslerden istifade etmiş, o sesleri ve ahenkleri birbirleriyle uygun bir şekilde mezcederek insanın ilgisini çeken hoş bir musiki ve armoni oluşturmuştur. Bu dili kullanma ustalığı da ona edebiyat tarihimizde ayrıcalıklı bir yer ve konum kazandırmıştır.

Bu kitap iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm; edebiyat tarihimizin önemli şahsiyetlerinden olan Sinan Paşa’nın hayatı, eserleri ve eserlerindeki dil ve üslubun irdelenip muhtevasının ortaya konduğu çeşitli makalelerden oluşmaktadır. İkinci bölüm ise; Türk, Fars ve Arap edebiyatlarındaki nesir edebiyatının değerlendirilmeye tabi tutulduğu çeşitli makalelerden meydana gelmektedir.

Yapmış oldukları kıymetli çalışmalarla bu kitabın oluşmasına katkı sağlayan çok değerli akademisyenlere çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca bu tavrı Türk edebiyatının önemli temsilcisi Sinan Paşa’ya karşı sergilenen bir vefa borcu olarak telakki ediyoruz. Yine kitabın oluşumu sırasında büyük emekleri geçen kıymetli arkadaşlarımız Günay Çelikelden’e, Kenan Azılı’ya, Ahmet Pekşen’e ve basımını üstlenen Sivrihisar Belediyesi Başkanı Hamid Yüzügüllü’ye gönülden teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ahmet Kartal – Zafer Koylu
Eskişehir, 20.07.2017

***

Her Yönüyle Sinan Paşa

Sinan Paşa üzerinde 1960’lı yılların hemen başlarında başlayan çalışmalarım zaman zaman araya başka çalışmalar girmiş, zaman zaman kesintiye uğramış olsa bile, bugüne kadar süregelmiştir. Bu çalışmalar biraz alanımla ilgili olmakla beraber, esas itibariyle Sinan Paşa’nın hayatı ve bu çok renkli hayatın bütün cepheleri, veçheleri üzerine olmuş, dolayısıyla bir yandan Sinan Paşa’nın eserlerini okuma, anlama ve yayınlama faaliyetlerinde bulunurken öte yandan da Sinan Paşayı bilim adamı kimliği ve sanatçı kişiliğiyle derinliğine tanıma merakı bende sürüp gitmiştir.

Bundan birkaç yıl önce oğlum Mehmet Mahur Tulum’un yaptığı keşif, Nasreddin Hoca’yı kesin olarak Sivrihisar’a mâl etmiştir. Bunda artık hiçbir şüphe bulunmuyor. Bu, Sivrihisarlıları elbette çok mutlu etmiştir. Ama, ben Sinan Paşa’ya bir tür ömrünü vakfetmiş insan olarak diyebilirim ki, Sivrihisarlı olmamakla beraber, bu buluş beni de en az sizin kadar memnun etmiştir. Çünkü ben Sinan Paşa üzerinde çalışırken ve onun en tanınmış eserini yayına hazırlarken, hayatı hakkında yaptığım araştırmada, o güne kadarki çalışmalar ve yayınlar çerçevesinde, Nasreddin Hoca’nın torunu olduğu yolunda kesin bir belgeye ulaşamamıştım. Dolayısıyla, Sinan Paşa’nın Nasreddin Hoca ile ilişkisinden bahseden çeşitli yazılardan, kaynaklardan alıntılar yaparken bunlar üzerinde kendim de bir değerlendirme yapmış ve bu değerlendirmenin sonucunu da “Henüz Nasreddîn Hoca hakkındaki bilgilerimiz bile tam değildir, dolayısıyla Sinan Paşa’nın Nasreddîn Hoca’nın torunlarından olduğu yolundaki bilgiler kesin bilgi sayılamaz. ” sözleriyle açıklamıştım. Şimdi aradan elli yıl geçtikten sonra bu yeni bilginin ortaya çıkmasıyla Sinan Paşa’nın artık Nasreddîn Hoca’nın torunlarından olduğu da kesinleşmiştir. Dolayısıyla beni de çok mutlu eden yön bu olmuştur.

Prof. Dr. Mertol Tulum – İstanbul Üniversitesi, Emekli Öğretim Üyesi


Sivrihisar Belediyesi Kültür yayınları -3- 2017

Categories: Genel, Sinan Paşa

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*