Şehir Kültürü

ŞEHİR KÜLTÜRÜ

Girişimci; Fırsatları hisseden ve yeni piyasalar oluşturmak, yeni ürünler ve üretim süreçleri geliştirebilmek için risk alan kişi olarak tanımlanır. Bir beldenin kalkınması ve gelişmesindeki önemli tesirlerin başında çalışma çağındaki nüfusun güçlü yapısı gelmektedir. Çalışma çağındaki nüfus ise daha çok nitelikli eğitim ve istihdam imkanlarının geliştirilmesi ile güçlendirilebilir. İstihdam imkanlarının artırılması var olan işletmelerin kapasitesinin geliştirilmesi yanında yeni iş alanlarının kurulmasıyla gerçekleşebilir.

Şehrin kalkınmasını sağlayacak orada yaşayan veya göç etmiş doğup, büyüdüğü memleketi ile bağlarını koparmayan hemşerilerdir. Çünkü şehre ruh veren insandır. Şehrin gelişmişliği insanın çevresinden aldığı kültürle ölçülür. İnsan suya benzer, girdiği kaba göre şekil alır. Şehir kültürü; Giyimi, kuşamı, dili, şivesi, sanatı, zanaati, mimarisi, yemeği, örfü ve âdetinin özgün olması demektir. Sivrihisar insanını tanıdığınızda kültürü ile size kendini fark ettirir. Bu farkındalık Sivrihisar’a özel şehir kültüründen gelir. Sivrihisar da kısa bir gezinti yaparsanız, cami, türbe, çeşme, konak, evleri sokakları ile açık hava müzesi gibidir. Sokakta birisiyle sohbet etseniz samimiyeti, sıcakkanlı ve insan sevgisi ile dolu olduğunu gözlemlersiniz

Geçmişte Sivrihisar sosyo-ekonomik yönden komşu il ve ilçelerden çok gelişmişti. Bu gün ise şehir kültürü birikimi üst seviyelerde olmasına rağmen hak ettiği yerde değildir. Hatta yüzyıl önceki imkanlardan yoksundur. Çünkü belli tarihten sonra göç vermeye başlamış, nitelikli verimli insan gücünü kaybetmiştir. Sivrihisarlı bilgi, beceri ve ekonomik birikimini göç ettiği yerlere taşımıştır. Yüz binlerce Sivrihisarlı Ankara-Polatlı, Eskişehir İstanbul gibi şehirlere göç etmiştir. Bu şehirlerin kalkınmasında büyük pay sahibidir.

Sivrihisar’dan göç sebebi; Cumhuriyet döneminde devletin kalkınma politikalarında aramak gerekir. Sivrihisar uzun yıllardan beri kalkınmış bölge içinde yer almaktadır. Girişimci ve yatırımcılar gerekli devlet teşvik ve desteği alamadığından yatırımlarını başka yerlere kaydırmışlardır. Ekonominin ana unsuru tarım ve hayvancılığı güvence altına almada başarılı sağlanamadı. Buğday, çavdar arpa v.b tahıl üretildi, ikinci basamak un, yem üretimine geçilmedi. Tonlarca ürünümüz ham madde gibi ucuz fiyata satıldı. İşlenmiş olarak kat, kat fazla fiyatla geri alındı. Sulu tarıma geçilmediğinden sebze ve meyve üretiminde istenilen rekolte şöyle dursun geçmişteki çeşit ve kalite yönünden üretim seviyesi aranır oldu. Hayvancılıkta küçük ve büyük baş hayvan yetiştirildi, et ve süt ürünlerinde fabrikalaşmaya geçilmedi. Mahalli dokumacılık günün şartlarına ayak uyduramadı. Yün, tiftik çorap, eldiven, fanila gibi giyecek, kilim seccade, halı gibi dokumacılık yok oldu gitti. Bu tür sanatımız da güvence altına alınamadı. Gıda sektörüne gereken ilgi gösterilmedi. Mahalli yiyeceklerimiz; Met helvası, Sivrihisar baklavası, Siliban pekmezi, Kepen Ekmeği v.b ürünler günün şartlarına göre üretilmedi, markalaştırılmadı.

Doğal kaynaklarımız; İnşaat sektörünün temel ihtiyaçlarının ham maddesi alçı taşı, kireç taşı, kil mermer v.b madenlerimiz yurt içi ve yurt dışına yağma eder gibi yabancılar tarafından pazarlandı. Bu alanda da maden güvenliğini sağlamada başarılı olunamadı. Bir tuğla kiremit, çimento fabrikası kurulamadı. Hamamkarahisar kaplıcası sağlık turizmine kazandırılamadı. Sakarya nehri, Pürtek çayı, Kepen çayı, Hortu ve Mülk suyu Koçaş göleti v.b sular tarımda tam kapasite kullanılmadı. Sivrihisar merkezde sit alanı uygulaması ekonomik kayıplara sebep oldu. Bölge sit alanı uygulaması yerine parsel sit alanı uygulansaydı ekonomik kayıpların önüne geçilirdi. Çünkü bölge sit alanında tarihi değeri olmayan yapılar mimari doku olarak kabul edildi. Pessinus gibi tarihi yerler yeterli tanıtılamadı. İmalat sanayi atölye basamağından öteye geçemedi. Bir kaç esnaf traktör römorku, pulluk, mibzer saman makinesi gibi tarım aleti üretti ise de geliştirilemedi. Komşu Polatlı, Konya gibi illerle rekabet etme gücü sağlanamadı. Şirketleşme oranı yok denecek kadar seviyede kaldı.

Sivrihisar’da bugün ilk ve orta öğretim açısından okullaşma oranı il ortalamalarının üstündedir. Eğitim ve öğretimin nitelik düzeyi düşündürücüdür. Yüz yıl önce kaynaklarda Sivrihisar da on sekiz medresenin bulunduğu belirtildiğine göre ise bu oran yüksek öğrenim açısından iç açıcı değildir. Ülke genelinde üniversiteler ilçe ölçeğinde yayınlaşırken Sivrihisar bu imkandan niçin faydalanmasın? Eskişehir’e kurulacak üçüncü üniversite niçin Sivrihisar’a kurulmadı. Kara yolu ulaşımı imkanlarını da güvence altına almazsak gelecekte Sivrihisar cazibesini iyice kaybedecek, şehir kültürü de dışarıdan göç alması sebebiyle hızla yok olacaktır.

Sivrihisar’ın kalkınmasını gelişmesini istiyorsak; Sivrihisarlı olarak ister kamuda atanmış olalım, ister seçilmiş olalım veya eşraftan birisi, ideolojiden uzak, çoğulcu birleştirici, birbirimizi ötekileştirmeden gücümüzün yettiğinden fazla çalışmalıyız. Sivrihisar Uluslar arası Sportif Havacılık projesi gibi yatırımlar, Ali İsmet ÖZTÜRK gibi girişimciler ortaya çıkarmalıyız. Sivrihisar kalkınma meselesini, memleket meselesinin ötesine taşımalıyız. Yoksa Sivrihisar’a ait fotoğraflara bakarak, Sivrihisar hakkında yazılanları okuyarak nostalji (sıla özlemi) nin ötesine geçemeyiz.

Yusuf Mesut Kilci