Okumak

kitap-okuOkumak; Her çeşidiyle gazete, dergi kitap… İnsan için en önemli, en etkili öğrenme yoludur. Gazete, dergi ve kitaplar… Sessiz öğretmenlerdir. İnsan okuyarak varlıkların ve olayların iç yüzünü öğrenir. Aynı zamanda düşünce ufkunu geliştirip, geniş bir görüş açısı sağlayarak olayları doğru yorumlama kabiliyeti kazanır. Okuyan bir insan beyninin algılama ve anlama oranı, hiç okumayan bir insana göre % 60 fazla olduğu bilinmektedir.

Kendimizi ve çevremizi tanıyabilmek, iyi ifade edebilmek, problemlerimizi istişareyle çözüme kavuşturmak için okumalıyız. Okumak ilaç gibidir. Kimisi tedavi eder, kimisi ağrıyı keser, kimisinin de birçok yan etkisi vardır. İradeyi dondurur. Tiryakilik yapar, uyuşturur. Okumada seçici olmalıyız. Okumak hayatımızda gerekli tüm bilgi birikimini oluşturmada en büyük kaynaklardan biridir. Tarihte bilgi aktarımında en başarılı araçlardan birisi okumak olmuştur. Çünkü etkili okuma dünü, bugünü ve geleceği yaşamaktır.

Batı ülkeleri okur – yazar bir toplum meydana getirmek için öğretim metotları geliştirilmedi. Suç işleme oranını düşürmek diye kaygıları da yoktu. Zorunlu İlköğretim sanayi devriminin sonuçlarından biri olarak ortaya çıkmıştır. Bir taraftan makineleşen dünya üretiminin eleman ihtiyacını karşılamak, bir taraftan da üretilen malların tüketilmesi için pazarlamadan reklamcılığa, bankacılıktan sigortacılığa, borsadan tröstlere kadar liberal ekonominin enstrümanlarına eleman kazandırmaktı. Tüketen toplumlar oluşturmaktı. Bu üretelim, tüketsinler zihniyetinin isteğiydi. Batı toplumu kendi değerlerini kaybetti. Batı insanı yalnızlaştı. Fıtri ihtiyaçlarını başka alanlarda aramaya başladı. Anne, baba, çocuk torun sevgisini hayvan sevgisinde aradı. Fareden yılana, kediden köpeğe, kuştan kelebeğe her türlü hayvanla yalnızlığını gidermeye çalıştı. Ben kendime yeterim başka insana ihtiyacım yok dürtüsüyle bireyselleşti, bencilleşti. Günümüzde seküler toplumlarda insanlar makineleşmenin ötesinde robotlaştı, artık ortaöğretim, neredeyse yüksek öğretimde zorunlu hale geldi.

Okuma alışkanlığı; Kişinin ihtiyaç ve zevk kaynağı olarak idrak etmesi neticesinde okuma işini hayat boyu sürekli, düzenli ve eleştirel bir biçimde gerçekleştirmesidir. Günümüz Batı dünyasında okuyan insanların geniş rakamlara ulaşması bilim aşkıyla olduğunu ileri sürmek yanlış ve yanıltıcı olur. Çünkü okunan nesnelerin tümü bilimsel olmadığı gibi, okuyan insanın bilimsel seviyesinin yükseldiği de iddia edilemez. Batı toplumunda insanların bu kadar okumaya düşkün olmalarının sebebi yalnızlıklarının giderilmesi olabilir. On dokuzuncu yüzyılın başına kadar okumanın gayesi bilim ve teknolojiye ulaşmaktı. Çağıl günümüz insanında okuma ise hem çevrelerinden, hem kendilerinden kaçmak için uyguladıkları bir sığınak olarak düşünülmektedir. Halbuki biz bugüne kadar okumanın kişiye faydalarını şöyle sıralamaz mıydık?

*Zihinsel gelişime doğrudan katkıda bulunur.

*Anadili doğru ve yeterli bir biçimde kullanmasını sağlar.

*Kelime dağarcığının zenginleşmemesine doğrudan yardım eder.

*Sağlıklı ve güçlü bir kişilik geliştirmesine katkıda bulunur.

*İletişim becerisinin güçlenmesine yardımcı olur.

*Eğitim ve öğretim başarısını artırır.

emlYusuf Mesut Kilci – Eğitimci, Yazar