İlçemizde Heba olan Girişimler!

İlçemizde Heba olan Girişimler!

Sivrihisar’ın ekonomisini güçlendirmek için sosyo­-ekonomik bir takım girişimler oldu. Bunların bazıları gerçekleşti. Bazıları ise vurdum duymazlık, adam sende bana ne havaları ile heder olup gitti…

Bunlardan ilki kısa adı SİTSATAŞ olan Sivrihisar Top­rak Sanayi Anonim Şirketidir. Ne yazık ki büyük ümitler­le kurduğumuz bu şirket, üretim aşamasına gelmiş iken, birtakım mülâhazalarla, kısır döngü ve çok bilmiş­lik inatlarla yüzüstü kaldı… Yapılan binası ve Dutlu kö­yünde 40 dönümlük tarlası ile ne olacağı meçhul, orta­da kalmış heba olan yatırımlar safına katılan bir girişim oldu…

İkinci girişim ise, Çağlar paşanın Eskişehir örf idare komutanı iken tesis ettirdiği Garipçe Kayasının ucun­dan Saat Kulesinin arkasına kadar olan alan üzerine ikame ettirdiği Ormanlık alandır…

Ne yazık ki milyarlar lira masrafa baliğ olan ve her ta­rafı telle çevrili ormanlık alan, bakımsızlık ve ilgisizlik yüzünden heba olup gitti. Eğer biz Sivrihisarlılar olarak dikilen bu ormanlık alana sahip çıksaydık, koruyup gözleseydik, ilçemizin batı ciheti de şimdiki ormanlık alana dönüşecek ve Sivrihisar’ın görünümü yemyeşil bir alanla çevrilmiş olacaktı…

Sivrihisar’da yıllardır konuşulur. Ankara-Eskişehir yolu neden aşağıdan geçti? Bu hususta bir takım söylentiler ileri sürülmekte ise de gerçeklerden uzaktır. Yolun Sivri­hisar’ın uzağından geçmesinin sebebi zamanın Belediye idarecileridir. Bu meseleyi iyi bilenlerden biri olarak ger­çek sebebini yazmayı ve genç kuşaklara anlatmayı uy­gun buldum. Şöyle ki; Ankara-Eskişehir yolu (1953-1954) Tombakkaya’nın kuzeyinden Askerlik Şubesi’nin üstü ve Uyusuyu denilen yerin üst kısmından geçip, Garipçe Kayası’nın ucundan, Eskişehir İstikâmetine plânlanmış idi.

Ancak, plânlanan yolun üzerinde bulunan “Harım” diye adlandırılan birkaç tarlanın Belediye tarafından kamulaştırılması gerekiyordu. Belediye kamulaştırmayı kabul etmedi. Nedeni ise, yol şubenin üzerinden geçerse yolun çevresine dükkanlar yapılıp çarşı oluşur, çarşıdaki bizim dükkanlar atıl olur, İşlerimiz bozulur gibi şahsi menfa­atler ve kısır döngüler galip gelerek, zamanın belediye meclisi kamulaştırmayı ret etti.

Eğer kamulaştırma yapılıp yol plânlandığı gibi gerçek­leşseydi, şimdiki geç-git köprüsü olmayacak, Sivrihi­sar’da yeni ekonomik alanlar oluşup, ilçenin çehresi değişip, ufku açılacaktı…

Ne yazık ki! Aradan onlarca yıl geçmesine rağmen, Siv­rihisar hâla şahsi menfaatler ve kısır döngülerin girda­bından kurtulamadı.

Ümidim odur ki, gelecek kuşaklar bu zihniyetleri yıkıp, kini, iğbirarı ve şahsi çıkarları bir tarafa İtip, birlik, bera­berlik ve dayanışma içinde, Sivrihisar’ın geleceğine yön verip, ufkunu açarlar diliyorum…

Bunları gelecek kuşaklara anla­tıp, Sivrihisar’ın niçin ileriye götürülmediğini izah edip, ibret alınması gereğiyle bilgilendirmeyi uygun bulduğu­mu ifade etmek istiyorum.

S.S.G. Ahmet Bican ATMACA

Categories: Makale ve Yazılar