Huzurlu Bir Geçmiş

Huzurlu Bir  Geçmiş

huzur-oldSabah yola çıkıp, köy gezilerini erkenden tamamladıktan sonra ilçe merkezine dönenler için, ikindi vakti gezintileri Yoğurt Pazarı’ndan başlayıp Çağlapaşa Sokağı’nın sonunda, 1881 tarihli Surp Yerortyum Ermeni Kilisesi’ne bakan kulübesinde sona erer. Baki Amca’nın teneke kutularda yetiştirdiği çiçeklerin arasına yerleştirdiği rengarenk kumaşlar, metal plakalar, anahtarlar, çanlar, oyuncak bebekler, parti bayraklarıyla süslediği evi buradadır. “Ben böyleyim” diyor, “nerede güzel, renkli bir şey bulsam getiririm, duramam”.

İşte böyle… Sivrihisar hüzünlü bir zamanı yaşıyor. İlçede neredeyse genç kalmamış. Nereye giderseniz sizi her biri birbirinden güzel, birbirinden hoş ihtiyarlar karşılıyor. Eskişehir, Eskişehir değilken bu civarın merkezi olan, Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden Sivrihisar hem insanlarıyla, hem de Ulu Cami, Alemşah Kümbeti, Kılıç Mescidi’nin yalnız minaresi, muhteşem hat ve duvar resimleriyle Haznedar Camii, Kurşunlu Camii, Hoşkadem Camii, Yeni Cami ve Zaimpaşa Konağı ve antik zamanların tanıkları ile gezginleri huzurlu bir geçmişe davet ediyor. Eskişehir ile Ankara’nın arasında yer alan Sivrihisar’a yapacağınız bir hafta sonu gezisi sizi fazlasıyla mutlu edecektir.

Sivrihisar’ı ve köylerini dolaşırken, Tatar köylerine uğramamak olmaz. Ortaklar, dört Tatar köyünden biri. Sarının, yeşilin, kırmızının, mavinin laciverdin, lilanın, pembenin, morun, kavuniçinin sarmaladığı bir köy. Bir Tatar düğünü yapılıyor. Renkler el işi kağıtlarından. Makaslar, tutkallar var. Kesiyor, yapıştırıyorlar. Bir horoz maketi renklerle telleniyor ama aslında damat telleniyor. Hem tatlı tatlı alay ediyorlar damatla, hem de “Renklendin, kabardın, erkek oldun” diyorlar. Daha doğrusu gelenek böyle diyor. Gelenek, bu tellenmiş horozun bir tepsiye yerleştirilmesini ve akşam herkesin bu tepsiyi eline alıp oynamasını söylüyor. Tatarlar bu geleneğe “horoz telleme” diyor.

Antik çağdaki adıyla Pessinus, bugünkü adıyla Ballıhisar Köyü ise tarihe ve antik zamanlara merak duyanları ağırlıyor daha çok. Ballıhisar, Sivrihisar ilçe merkezinin hemen yakınında. Köy müzesinde bekçilik yapan 36 yaşındaki Koray Faydacı: “Eskiden 220 hanelik köydü burası. Şimdi 70 hane var. Onların da çoğunda ya tek başına bir ihtiyar yaşıyor ya da ihtiyar karıkocalar.” Roma, Bizans döneminden kalma pithoslar (büyük toprak küpler), ölenin yaşını, mesleğini, cinsiyetini söyleyen binlerce yıllık mezar taşları var. Aşağıda yıllar önce akmayı bırakan mitolojik Gallos Nehri’nin yatağı, her iki kıyısından yükselen mermer setlerle kendini belli ediyor.

 eml

Categories: Makale ve Yazılar