Hutbede Anılan isim

Sivrihisar Sosyal Hayatından Kesitler

5- Hutbede Anılan isim –

1960’lı yıllara kadar imamlar devletten maaş almazlardı. Köy imamları ihtiyar heyeti ile yaptığı anlaşma gereği hane başına hak tabir edilen belli ölçeklerde aldıkları buğday ve okuttukları çocuklar için de Perşembelik denilen bahşişlerle maişetlerini temin ederlerdi, imam Efendi hutbede, Peygamber Efendimizden, Al-i Ashabından ve Cihar-ı Yar-ı Güzin efendilerimizden bahsederler salat-u selam ederdi. Başlangıçtan beri hutbe hükümranlık ifadesi olarak algılanırdı. Mısır fethinde hatibin hutbede Y. Sultan Selim Han’dan bahsederken “Hakimül Haremeyn-i Şerifeyn” diye bahsettiği, Ulu Hakan’ın da bunu “Hadimül (hizmetkar) Haremeyn-i Şerifeyn” diye düzelttiği malumdur.

Hal böyle iken ihtiyardan Bekir Ağa bu gerçeği bilemeyecek kadar cahil aynı ölçüde mütecavizdi. İmam Efendinin hutbede mutlak surette ismini anmasını istiyordu. İmam Efendi durumu bir türlü izah edemedi. Neticede bunalıp canı burnuna gelmiş ve hutbenin dua bölümünde Arapça ibareler arasına aynı vezinle “İğdecikli Bekir Ağa kelpen kelpa” (İğdecikli Bekir Ağa köpeğin köpeği) sözlerini sıkıştırıp yarabbi bizi şerirlerin şerrinden muhafaza buyur mealindeki yakarışla duasına son vermişti. Cemaatte bulunan medrese tahsili görmüş kişiler, Bekir Ağa bunu hak ettiğinden kalben tebessüm etmişler ses çıkarmamışlar. Bekir Ağa da ağzını kapamış imamın duası adeta netice vermişti.

Bütün Yönleriyle Sivrihisar
Orhan KESKİN

Categories: Orhan Keskin

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*