Hayreddin Paşa

Hayreddin Paşa

Çandarlı Kara Hayreddin Paşa

Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda, Osmanlı hanedanıyla beraber tarih sahne­sinde görülen ve bir buçuk asır bu devle­tin idaresini ellerinde bulundurmuş olan Çandarlı Vezir ailesi, ilmiye sınıfından yetişerek kumandanlık ve vezirlikle, dev­let idaresinin başına geçmek sureti ile Osmanlı Devleti’nin kurulmasında, büyümesinde ve zamanına göre teşkilatlan­masında büyük hizmetlerde bulunmuş ve üyelerinin çoğu, hükümet reisi sıfatı ile bir hükümdar derecesinde nüfuz ve kudretini göstermiştir. Ailenin başı Kara Halil Hayreddin’in asıl adı, Halil olup önceleri Kara ve Karaca la­kabı, vezirliği sırasında Hayreddin ünvanı ile anılmıştır.

Müstakimzade Mecelletün nisab’da Cenderi maddesinde, Kara Halil’in Karaman beldelerinden (O zamanlar Karaman Beyliği egemenliğinde idi.) Sivrihisar ka­zası köylerinden Cendere (Çandır) kö­yünden olduğunu beyan etmektedir. Bu köyden Ali adlı kişinin oğludur. Taceddin Kürdi’nin kızı ile evlenip Şeyh Edebali ile bacanak olmuştu. Kimlerden ders aldığı bilinmediği ifade edilse de, Sivrihisar Medreselerinden yetişmiş olmalıdır. An­cak kesin olan husus, Osman Gazi’nin son yıllarında Orhan Bey’in babasına ve­kalet ettiği tarihlerde, belki de Şeyh Edebali’nin tavsiyesi ile Bilecik kadısı oldu­ğudur. Bu kadılığı sırasında, gerçekleştir­diği en önemli hizmet, muntazam bir ocak olan yaya teşkilatını kurmasıdır. 1331’de İznik’in fethinden sonra İznik kadısı, 1348’de Bursa kadısı oldu. Murad Hüdavendigar’ın tahta çıkması ile (1362) en yüksek şer’i ve hukuki makam olarak yeni ihdas edilen, Kazaskerlik görevi ve­rildi. Kazaskerler padişahla seferlere katı­lırdı. Acemi ocağı ile Yeniçeri ocağı’nın kurulmasında ve Karamanlı Molla Rüstem ile birlikte Osmanlı mâliyesinin teş­kilatlanmasında rol oynadı.

Sinaneddin Yusuf Paşa’dan sonra vezir olup, Hayreddin ünvanını aldı, ilk defa vezirlikle birlikte Beylerbeyi, yani ordu kumandanlığı görevini de bir arada yü­rüttü.

Sultan 1. Murad, Halil Hayreddin Paşa’yı Balkanlarda seferde bırakıp, oğlu Ali Paşa ile Karamanoglu Alaaddin Bey üzerine sefere çıkmaya hazırlandığı sırada, Yenice-Vardar’da hastalanıp Serez’de öldü. Iz- nik Lefke kapısı dışındaki mezarlıkta, ölümünden sonra oğlu Ali Paşa tarafın­dan yaptırıldığı anlaşılan, türbesindeki mezar kitabesine göre, ölüm tarihi 1387 dir. Türbe 1922’de Yunanlılar tarafından tahrip edilmisse de torunla­rından Nuh Neciyüddin Bey eski sekli ile tamir ettirmişti 1999’da ziyaretimizde yine bakımsız halde olduğu tesbit edil­miştir.

Halil Hayreddin Paşa bir çok hayır eseri yaptırmıştır. İznik Yeşil Camii’ne başla­mış, oğlu Ali Paşa ikmal etmiştir. (1378- 1392) Bu cami ilk devir Osmanlı mima­risinin ilk örneğidir. Darül’hadis ve med­rese, Serez’de aşağı çarşı mahallesindeki Kurşunlu Cami, Eski Hamam, Gelibo­lu’da Eski Cami (1385) onun eseridir. Bu eserleri için 19 köy vakfetmiştir. Maale­sef Sivrihisar’da bir eserini bilmiyoruz. Memleketine de iftihar payı kalmıştır. Halil Paşanın oğulları Ali ve İbrahim, vezir-i azam olmuş, İlyas Paşa ise Beyler­beyliğe kadar yükselmiştir. Sivrihisar İlyas Paşa köyünün bununla bir bağlantısı olmalıdır.

Sivrihisar’da Yetişen Ünlüler

Orhan Keskin, Bütün Yönleriyle Sivrihisar, İstanbul 2001