Hacı Emmin Hesap Tutmayı Öğrensin

Sivrihisar Sosyal Hayatından Kesitler

3- Hacı Emmin Hesap Tutmayı Öğrensin –

Günlerden Çarşamba idi. İlçede Pazar kurulduğu günü sabah namazını müteakip merkebi ile köyünden çıkmış, kuşluk vakti bazı komşularıyla birlikte şehre gelmişlerdi. Merkeplerini Çukurhan’a bağladılar. Hancı saman ve yemlerini dökerken hanın çay ocağına girip peykelerde istirahate çekildiler. Keklik kanı çay içlerini ısıtıyor, uykularını açıyordu.

Nice sonra Ahmet Çavuş kendisine gelip heybeyi yüklenip pazarın yolunu tuttu.

Köyden getirdiği mor patlıcanları sergiledi. Tavuklarının yumurtalarını samanlardan çıkarıp dizdi. Peynir dolu helkesini (bakır kova) yanına koydu. Kar gibi temiz örtüsünü araladı. Araladı ki içi görünsün. Derken tanıdık müşterileri kısa zamanda malları bitirdiler. Ahmet Ağa mutlu idi. Cebi para görmüştü. Artık “Benli” ismi ile maruf manifaturacıya giderek pırtı (basma v.s) borcunu ödeyebilirdi.

Yüzünde borcunu ödeyecek bir insanın huzur ve mutluluğu içinde dükkana vardı. “Selamünaleyküm Hacı Emmi sana beş kayme borcumu ödemeye geldim” dedi. Hacı Efendi Aleykümselam hoş geldin oğlum seklinde cevapladı, yer gösterdi çay söyledi. Dur, bakalım kara kaplı deftere, ondan sonra da parayı alayım dedi. Defterin yapraklarını bir bir çevirdi. Tekrar başa döndü, nafile alacak defterinde köylünün borcu yazılı değildi. Oğlum senin borcun yok dedi. Ahmet Ağa “Hacı Emmi nasıl olur ben aldığım malları ve borcumu biliyorum. Siz yazmayı unutmuşsunuz. Alın alacağınızı bu yükten kurtulayım” dedi.

Hacı Efendi “Oğlum ben verdiğimi yazarım aldığımı yazarım, mademki yazmamışım sizin verdiğiniz parayı alamam. Benim alacağım yok demek ki. Hem varsa da anamın ak sütü gibi helal olsun bundan böyle de Hacı Emmin hesap tutmayı öğrensin” dedi.

Bütün Yönleriyle Sivrihisar
Orhan KESKİN

Categories: Orhan Keskin

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*