Gönül Yolcusu Yunus Emre

GÖNÜL YOLCUSU YUNUS EMRE

Günümüzde aynı zamanda yaşayan, aynı ortamı paylaşıp ortak fikirlere sahip insanlar arasındaki anlaşmazlığı ve iletişimsizliği düşünecek olursak, Yunus’un gönülleri fethetmede ki başarısının değeri daha iyi anlaşılacaktır. Yüzyıllar öncesinde yaşamış olan şairin bu denli bir mucizeyi gerçekleştirmiş olmasının altındaki sır Onun şiirlerinde gizlidir. Her bir dize kendi içinde anlamlı, her bir kelime başka bir manayla sarılı, her bir ses diğeriyle ahenk. Şair, yazar içerisindedir. Onun sözleri okudukça anlaşılan, anladıkça yorumlanan ve hayatlarımızda kendine yer bulan bir ilim denizidir.

Yunus Emre, mısralarıyla gönülden gönüle ulaşan, hikmetli sözleriyle yüzyılları aşan, hayat görüşüyle her zamana ve her mekana hitap eden insanlığın güçlü sesi ve savunduğu ‘sevelim, sevilelim‘ görüşünü yalnızca kendi yaşadığı dönemde yaymakla kalmamış, dilin en güzel örneklerini görmekte olduğumuz şiirleriyle kendinden sonraki dönemlere, gelecek asırlara da hitap etmiş bir şairdir.

Yunus Emre, şiirin mahiyetini genişleten bir dil ustasıdır. Dizelerine yüklediği anlamlarla insanlığa ışık tutan bir yoldaştır. Dili kullanmadaki becerisi, seçtiği sözcüklerin sadeliği Onun değerine değer katmaktadır. Hem bu kadar sade yazıp hem de yazdıklarında bu kadar derin anlamlara ulaşan şairin etkileyiciliği Onun hakkında cevabı bulunamamış sorulardandır.

Yunus’un sözlerinde her insan kendinden bir iz bulmaktadır. Yunus kimimizin kardeşi, kimimizin dostu, kimimizin de hocasıdır. Kimi zaman Yunus, bize bizden daha yakındır. Bize bu yakınlığı hissettiren güç Onun kullandığı gönül dilidir. Anlayışı, algısı ne düzeyde olursa olsun her insan kendi gönlüne hitap eden bir sesi Yunus’un dilinden duymuştur. Yunus’u anlama güzelliğine erişmiş olan kişi, Onun şiirlerinde her daim ihtiyaç duyduğumuz barışı, hoşgörüyü ve sevgiyi bulmuştur. Şimdilerde biz insanların hoşgörüyü bile belirli sınırlar içerisinde tuttuğumuzu, sevgiyi belirli kişilerle yaşayıp bencilce başkalarından sakladığımızı, barışı tüm varlığımızla savunduğumuz halde sağlanmasında hiçbir katkımızın olmadığını düşündüğümüzde Yunus Emre’nin cömertliği insanlığa sunulan uyulması kaçınılmaz bir örnektir. O, bütün içtenliğiyle hiçbir canlıyı birbirinden ayırmadan, herkesi sevgiyle birleştirip kabul eden, ‘Yaratılanı Yaradan’dan ötürü seven’ alçak-gönüllülüğün öncüsüdür. Yunus şiirlerinde sevgiye, sevmeyi bilmek gerektiğinin önemine sıkça değinmiştir. Ona göre güzel duygular oldukça kötülüklerin bu dünyada yeri yoktur. Yunus, bizlerin çoğu zaman basit birer ayrıntı olarak gördüğü bu öğütleri verirken, sözün kendi varlığından değil, Yaratıcının hikmetinden kaynaklandığını söylemektedir.

Yunus’u Yunus yapan en önemli etkenlerden biri de Onun birlik düşüncesidir. Yetmiş iki millete tek bir millet gözüyle bakan Yunus Emre, şiirleriyle tüm insanlara seslenmiş, hepimizi sevgi gibi güçlü bir bağ ile bir arada tutmayı istemiştir. Yunus’un başarıyla ilerlediği bu gönül yolculuğunun sayesinde dünyanın dört bir yanında Yunus’u anlayan, Onun sözlerinde kendini bulan nice gönüller kazanılmıştır. Bu yönüyle de Yunus Emre her devirde adeta yeniden doğup yaşayan, sözlerini duyurup insanlığı aydınlatan, zamanla ve mekânla sınırlandıramayacağımız kadar güçlü bir sestir. Yunus Emre, “Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası” mısrasıyla her devirde bizlere kendini tanıtma isteğini anlatmıştır.

Şiirleriyle, mısralarındaki öğütlerle tek amacı insanlara ulaşıp içimize sevgi tohumları ekmek olan Yunus Emre, bizler tarafından o kadar benimsenmiştir ki çoğumuz Onu, ‘Bizim Yunus’ diye anarak hissettiğimiz yakınlığı ifade etmişizdir. Yunus’u okurken Onun eşsiz diliyle süslenmiş, hepimizin arayış içerisinde olduğu duyguları bulmanın sevinciyle, samimi bir dostun şefkat dolu sesiyle karşılaşırız.

Yalnızca söyledikleriyle değil, yaşantısıyla da bizlere örnek olan Yunus Emre, her yönüyle olgunluğa erişmiş, ilahi sevgiyi tatma mertebesine ulaşmış hikmetli bir ömrün yolcusudur. Yunus Emre’nin, “işit Yunus sözünden ibret algıl özünden / Eğer kabul edersen birkaç dahi katarsın” mısralarında söylediği gibi Onun sözlerinden öğütler almalı, bizler de kendi hayat yolculuğumuzda güzel söz kılıcını kuşanarak başka gönüllere ulaşmayı amaçlamalıyız. Çünkü Yunus’un bizlere öğüdü, her şeyin özünün benlik duygusunu aşıp sevgi kazanmak olduğudur.

Okumakla tükenmeyecek olan, anladıkça daha da yoğunlaşan Yunus şiirleri bizlerin gördüğü en güzel mana deryasıdır. Bu sonsuz varlık karşısında bizlere düşen görev de Yunus’u daha iyi anlamaya çalışmak, bizlere bıraktığı kültür mirasını hak ettiği ölçüde yaşatarak bu eşsiz sanatı gelecek nesillere ulaştırmaktır. Yunus’un sözü keskin, varlığı gönüllerde daim olsun.

***

Esranur ALTAS – ESKİyeni dergi, Mayıs 2013

Categories: Yunusemre