Fransalı Ömer

Fransalı Ömer

Ömer KORU: Onların gözünde nam-ı diğer “FRANSA’LI OMAR”. Ömer Abinin onların üzerindeki hakkını kimse ödeyemez. Yıllık izinlerde 1 ay Hakıkların her türlü ihtiyaçlarını karşılar, onlarla konuşarak ve onların evinde yatarak adeta manevi huzur bulurdu.

Hakık’larm gözünde Fransa’lı Omar “teknolojinin göstergesidir”. Kolay değil onlar için “Fransa’dan özel olarak kamera getirtip onların canlı görüntülerini aldı. Fotoğraf makinesiyle ilk resimlerini çekti. Tüm isteklerini onları yargılamadan ve hoşgörü ile yerine getirirdi”. Aşık Mehmet’in felç olup Süleyman ÇAKIR huzurevinde kaldığını öğrenince Fransa’dan gelir. Aşık, Ömer Abi’yi görünce gözündeki yaşları tutamaz. Ömer Ahi’deki “VEFA” duygusu İstanbul’daki semt isminden ötedir. Aşık Mehmet’in yatağa bağlı hali Ömer Abi’yi olumsuz etkiler. Bu yazdığımda en ufak abartı yoktur. “Her gün akşamları Eskişehir’den Sivrihisar’a aracıyla gelir. Kasaptan eti, manavdan da kelem ve yaprağı alır, mahalledeki bayanlara bir tencere kelem dolması ve bir tencere de yaprak dolması sardırıp, geceden pişirtip sabaha Eskişehir’e götürürdü”. Bunu hilafsız her gün tekrar ederdi. İşte Ömer Abi’ de ki bu vefa ve onlara verdiği değeri anlatan en güzel örnektir. Ömer Abiyi yazmaya kelimeler yetmez. Allah ondan milyonlarca kez razı olsun.

 BİRAZ KİLOMETRE YAPAYIMDA, MOTORU AÇILSIN!

Yüksel UÇA da rahmetlilerin tüm isteklerini yerine getiren, onları karşılıksız seven, her dertlerine derman olan ve yardıma koşan nadide bir insandır. Bir gün Eskişehir’den Sivrihisar’a özel aracıyla dönerken Kaymaz civarında Hakık’ları görür. Yeni el arabası almışlar, Aşık Mehmet kasıla kasıla arabayı kullanıyor. Yanlarına yaklaşınca “arabada da kimse yok, şunları yanıma alayım da yorulmasınlar” diye içinden geçirir. Tam yanlarına gelince durur, selam verir, hal hatır sorduktan sonra “hadi el arabasını da yanınıza alın arabaya binin de hem yorulmayın hem de akşam hava kararmadan Sivrihisar’a varalım” der. Aşık Mehmet bu teklif üzerine “Yüksel Abi arabayı yeni aldık, görenler sıfır kilometre sanmasın, biraz kilometre yapayım da, motoru açılsın” der. Yüksel UÇA Abi’miz hiç beklemediği cevap karşısında donup kalır.

Sivrihisar’ın Gülleri Hakıklar
Necmi GÜNAY – 2014
 
Categories: Hakıklar