Eskişehir’de ilk Mizah Gazetesi

Eskişehir’de ilk Mizah Gazetesi

Musavver Kaval

musavver-kavalAvrupa’da Basının Doğuşu

Osmanlı imparatorluğunda ilk gazete çeşitli Avrupa ülkelerinde 17. yüzyılın başlarında gerçek gazete diyebileceğimiz yayınların çıkarılmasından yaklaşık iki yüz yıl sonra yayımlandı. Avrupa’da gazetenin ortaya çıkmasının temelinde sosyo-ekonomik ve sosyo-politik unsurların önemli bir rolü olduğu bilinmektedir. Burjuvazi önemli bir rol üstlenmişti. Avrupa’da basımevlerinin 15. yüzyılın ortalarından itibaren yaygınlaşmaya başlamasından sonra, toplumun bol ve ucuz kitaba ulaşması kolaylaşmıştı. 17. yüzyıldan itibaren süreli (haftalık-aylık) yayınlar çıkarıldı. 18. yüzyılın ilk çeyreğinde günlük gazete okurla buluşturuldu. Bunu izleyen yıllarda kapitalizmin hızlı gelişme gösterdiği süreçte, yeni teknik buluşlar günlük gazetelerin tirajlarını arttırdı.

Basın tarihi ile ilgili çalışmalarıyla tanınan Orhan Koloğlu basın kurumunun 19. yüzyılda kapitalizmin toplumsal yapıya getirdiği değişmeye kendi dinamizmini de ekleyerek olağanüstü ivme kazandığını belirtmektedir. Bu yüzyıl boyunca kurumun içerdiği dinamizmi şöyle sıralamak mümkündür: konuşulanla yazılanın birbirine yaklaştırılması, dile dayalı milliyetçiliğin geliştirilmesi, sınıfsal oluşumun hızlandırılması, laikliğin yerleştirilmesi, kiliseye karşı mücadelede yeni kavramların üretilmesi, bilginin korunması, yayılması ve hızla aktarılmasının sağlanması, kamuoyu oluşturulmasında yeni bir başvuru kurumunun inşa edilmesi ve açık topluma geçilmesinin mücadelesinin yapılması gibi. Avrupa’da mizah bu dinamikler çerçevesinde gelişti.

Osmanlı’da Basının Doğuşu

Osmanlı seçkinlerinin Avrupa basınıyla ilk kez karşılaşması Fransız elçiliğinin devrimle ilgili haberleri “Bulletin de Nouvelles” adıyla yayımlamasıyla gerçekleşti. Ancak Fransa’nın devrim ideolojisi doğrultusunda Rumları ayaklandırmak için Türkçe ve Rumca bültenler yayınlayınca bunlara yasak getirildi. Ondan sonra çıkan ikinci gazete, 1821’de Rumlar tarafından çıkarılan “Salpinks Hellenikon” adlı Rumca gazetedir. 1824’de İzmir’de Fransız asıllı tüccarlar tarafından çıkarılan Fransızca gazeteler, Osmanlı Devleti’ni Rusya ve Yunanlılara karşı koruyucu yayınlar yapınca hükümetten destek gördü. Böylece basın yabancı dilde de olsa bu üç örnekle Osmanlı hayatına girdi.

Osmanlı Yönetimini harekete geçiren asıl gelişme, 1828’de Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın ilk Türkçe-Arapça gazete olan “Vakâyi-i Mısriyye”yi çıkarmasıdır. Mısır Valisi’nin bu süreli yayın üzerinden dış politikasını ve modernleşme paradigmasını belirlemesi, Padişah II. Mahmut’u etkiledi. O da 1831’da Türkiye’nin ilk resmi gazetesi olan Takvim-i Vakâyi’yi yayımladı. Bu gazete sadece kanun ve yönetmelikleri yayımlamakla kalmadı, Osmanlı modernleşmesinin ana çizgilerini de belirledi. Osmanlı basınında çığır açan asıl gelişme, 1860’da Şinasi ve Agâh Efendilerin çıkardığı Tercüman-ı Ahval adlı gazetedir. Bu yayın organı sivil basının öncüsü sayılmaktadır. Gazetenin ilk sayısındaki mukaddime (başlangıç) yazısı adeta bir manifesto niteliğindedir. Gazete fikir ve tartışmayı hedefledi. Ozgürlüklerin kullanılmasına vurgu yaptı. Bu tarihten sonra Osmanlı sivil basını özgürlüklerin ve demokratikleşmenin öncülüğünü yaptı. Her tür baskıcılığa ve sansüre karşı çıktı. Böylece Türk aydınlanmasının lokomotifi oldu5. Osmanlı toplumsal yapısının değişmesine, modernleşmesine ve ekonominin Avrupa kapitalizmiyle bütünleşmesine paralel olarak basın gelişti. Sosyo-politik ve sosyo ekonomik özgürlüklerin savunuculuğunu yaptı.

Osmanlı’da Mizah Gazeteciliğinin Doğuşu

İlk süreli mizah yayını, Ali Reşat ve Filip Efendi tarafından 1868’de çıkarılan Terâkki gazetesinin ilavesi olarak 1869’dan itibaren dağıtılan “Terâkki Eğlence”dir. Salı ve Cuma günleri okuyucuyla buluşturuldu. Aynı gazete bir süre sonra yine haftada iki gün “Letaif-i Asar” adıyla ikinci mizah ilavesini de dağıtmaya başlamıştır. Bunlar mizah içeriğinden yoksundu6. Gerçek anlamda ilk siyasi hiciv ve mizah gazetesi, 24 Kasım 1870’de Kayserili bir Rum olan Teodor Kasap Efendi tarafından çıkarılan Diyojen’dir. Namık Kemal, Ali Bey ve Ebüzziya Tevfik yazarları arasındadır. Ondan sonra Asır, Geveze, Beberuhi, Hayal, Çaylak gibi mizah gazeteleri/dergileri yayın hayatına sokuldu. Başta Diyojen olmak üzere mizah gazeteleri/dergileri, toplumdaki çelişkileri, siyasi baskıları, dış politikada karşılaşılan krizleri işledi. Bu yüzden siyasi iktidarın hışmından kurtulamayıp sıkça kapatılmışlardır

İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin öncülüğünde 23 Temmuz 1908’de Meşruti düzenin tekrar kurulması, mizah basınına kısa süreli bir canlılık getirdi. Çelişkileri açığa çıkarma ve toplumun aynası olma rolüne girilince mizah basını siyasi iktidar tarafından baskı altına alındı. Baha Tevfik’in Eşek dergisi kapatılınca, sırasıyla Yuha, Malûm, Kibar ve Alafranga Eşek yayın hayatına girdi. Türk mizahının yerleşik düzene karşı mücadelesi, bu evrede de sürdü.

musavver-gazEskişehir’de Mizah Gazeteciliğinin Doğuşu

Eskişehir 19. yüzyılın sonlarından itibaren toplumsal ve iktisadi açıdan büyük bir değişim içine girdi. Demiryolu hattının işletmeye açılması, Rumeli, Kırım ve Kafkasya’dan göçmenlerin gelmesi, Avrupalı bazı işçi ve mühendislerin şehre yerleşmesi, yeni eğitim kurumlarının açılması gibi değişimi tetikleyen gelişmeler, şehir hayatını canlandırmıştı. Bu ortamda Zetunzâde Sadık Efendi, İstanbul’dan Mehmet Burhanettin adlı bir gazeteciyi şehre getirerek ilk gazeteyi çıkarttı. “Nimet” adıyla 22 Mart 1908’de çıkartılan gazetenin başyazarı Mehmet Burhanettin, Sorumlu müdürü Hafız M. Nafız’dı. Haftada üç gün yayınlandı. İki yıl sonra ise 12 Temmuz 1910’da Dava Vekili Takiyüddin tarafından “Eskişehir” adlı gazetenin yayınına başlandı. Bu yıllarda şehir politik açıdan çok hareketlendi. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin şehirdeki üyeleri ile karşıtları arasında sert bir mücadele yaşandı. Eskişehir gazetesinin kadrosu tarafından 7 Şubat 1911’de çıkartılan “Hakikat” adlı gazete yerel basın tarihine damga vurdu. Daha sonra değişik adlarla birçok gazete yayımlandı.

Bugüne kadar tespit edilebilen ilk mizah gazetesi10 1920’de çıkartılmaya başlanan “Musavver Kaval”dır. “Perşembe günleri çıkar. Edebi mizah gazetesidir” alt başlığı ile yayımlanmıştır11. Sahip ve müdürü Tıskoğlu Mustafa Remzi, başyazarı ise Tevfik el -Bari’dir Resimleyen ise yine Mustafa Remzi’dir. İdarehanesi Köprübaşı’nda Porsuk Oteli, basıldığı matbaa ise Ticaret Matbaası’dır. Gazetenin 10. sayısında tarih olarak birinci sene hicri 24 Recep 1338, rumi 15 Nisan 1336 verilmektedir. Bu tarihler miladi 15 Nisan 1920’ye karşılık gelmektedir. Resimlidir. İçeriğinde fıkraya, masala, bilmeceye, şehir haberlerine, ilana, reklâma yer verilmiştir. Haftalık satışının 4 bin dolayında olduğu anlaşılmaktadır. Gazetenin Kurtuluş Savaşı yıllarının acılarla dolu döneminde çıkmış olması toplumun mizaha olan ihtiyacını göstermektedir. Eğlenmenin her koşulda insani bir yönünün olduğuna işaret etmektedir.

MASAL

Raviyan-ı ahbar ve nakilan-ı asar ve muhadisan-ı rüzgar şöyle rivayet ederler ki:

Zaman-ı evailde bir ihtiyar kadının üç evladı varmış. Bunlara sanat öğretmek için ayrı ayrı birer ustaya vermiş. Birisi  kunduracı, diğeri bakkal, üçüncüsü rençber olmuş. Bir müddet sonra valideleri ne öğrendiklerini sormuş. Bunlardan kunduracı (biz), bakkal (bir torba nohud) ve çiftçi de (hay hay) demeyi öğrendiklerini söylemişler.

Bir gün valideleri vefat eder. Bunu kim öldürdü diyerek bunlara sorarlar. Kunduracı biz der. Niçün derler. Diğeri bir torba nohud der. Bir torba nohud için insan öldürülür mü? Çiftçi de hay hay der. İşte bizde de bir mesele var ki aynen buna benziyoruz. (İmza: Kocakarı)

Doç. Dr. Kemal YAKUT

ESKİyeni Dergi

Categories: 26