Eskişehir Kültürü

Eskişehir’in Kültürü Hakkında

Eskişehir, Anadolu’nun kavşak noktalarından birinde oluşu, tabiatının bahşettiği güzellikleri ve coğrafyasıyla asırlar boyunca önemli yerleşim yerlerinden biri olma hüviyetini hep muhafaza etmiştir. Günümüzdeki yerleşim yerinin bulunduğu topraklarda olmasa da, yerleşim yeri Eski Çağlardan beri tarihi seyrin akışı içerinde, değişik adlarla bu coğrafyada varlığını daima muhafaza etmiştir.

Öyle ki yapılan arkeolojik araştırmalarda Seyitgazi yolu üzerinde, günümüzden 40.000 – 12.000 yıllar öncesinin bulgularına rastlanmıştır. Eski Çağlardan sonra Yazılı Dönemler olarak adlandırılan M.Ö. 1200 ’lü yıllardan itibarense bölge daha da önem kazanacak ve Roma ile Bizans imparatorluklarının Doğuya açılan kapısı mahiyetiyle önemini arttırarak sürdürecektir.

Türk dünyası içinse farklı bir değere sahiptir Eskişehir. Selçuklu döneminden başlayarak Battal Gâzi’den Nasreddin Hoca’ya, Yunus Emre’den Sücaeddin Veli’ye uzanan erenlerin ve velilerin yuvası olan bu coğrafya, bizler için Osmanlı’nın devlet oluşuna giden temel harcının konulduğu “Karacahisar Kalesi’nin” fethiyle farklı bir değer kazanmıştır. Yörenin, tarihi seyir içinde, Türk devletlerinin güçlenerek kuracakları hâkimiyetlerden çok önceleri yerleşim yeri olarak pek çok devlete ve medeniyete kucak açtığı bilinir ama 12. yüzyıldan itibaren artık kültürümüzün bir parçası olarak milletimiz için daha bir önem taşır hâle gelmiştir.

Burada üzerinde durulacak noktalardan bir başkası ise, tıpkı Osmanlı devleti gibi Türkiye Cumhuriyetinin temel taşlarından birinin, İnönü ve Sakarya Savaşlarıyla, bu yörede atılmış olmasıdır.

Zaman Eskişehir’e başkaca görevler yükleyecektir. Osmanlı devletinin çözülmesiyle başlayan süreçte İmparatorluğun çeşitli coğrafyalarından başlayan göçlere en fazla kucak açan yörelerin başında Eskişehir gelecektir. Böylece kent, temel kültürel yapı içerisinde benzer ama yöresel farklılıkların bir araya geldiği bir yerleşim merkezi hüviyeti iktisap edecektir.

Osmanlı döneminde tarım hayatının merkez noktalarından olan Eskişehir, Cumhuriyet ile birlikte bu defa bir başka öncülüğü “sanayileşme öncülüğünü”yüklenme göreviyle karşılaşacaktır. Bir süre sonra ise İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde merkezleşmiş bulunan üniversite hayatında Anadolu’ya açılan yeni kapı hüviyeti ile öne çıkacaktır. Böylece Eskişehir çeşitli milli ama yöresel farklılıklara sahip yapısına yeni bir katman daha ilave etmiş oluyordu.

Yüzyılların gerisinden günümüze uzanan kültürel yapı içerisinde, bir çoğu tahribe uğramış olsa da, hâlâ önemli taşınmaz kültür varlıklarına sahip bulunduğunu unutmaksızın Eskişehir’in ülkemizin önemli kentlerinden biri olduğu, vazgeçilmez bir gerçektir.

***

Güngör Azim Tuna
Kaynak-1: 81 İLDE KÜLTÜR ve ŞEHİR Say.141 ESKİŞEHİR VALİLİĞİ YAY.

Categories: 26 Eskişehir

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*