Sivrihisar’lı Diğer Ünlüler

Sivrihisar’lı Diğer Ünlüler

Yakın tarihimizde, 1915 yılında Samsun’ da Türk halkına acımasızca zulmeden isyankar yerli Rumlara ve istilacı İngiliz askerlerine karşı savaşmak için birliği ile dağlara çıkıp Kurtuluş Savaşının kıvılcımını ateşleyen Sivrihisarlı Mülazım. Hamdi Bey, edebiyat tarihimize çığır açan Prof. Mehmet Kaplan, 1950 li yılların İstanbul Vali ve Belediye Başkanı Fahrettin Kerim Gökay, günümüz büyüklerinden Orhan Keskin’in varlığı bizler için övünç nedenidir.

Hızır Bey: Hızır Bey’in, oğlu Ahmet Paşa’dan torunudur. Alim ve şairdir. Şiirle­rinde Hızri mahlasını kullanırdı. 1518’de vefat etti.

Kutbittin Dede: Künyesi: Hacı Kutbittin Fakih, II. Murat ve Fatih döneminde yaşamış bir din adamıdır. Alim ve fazıl Saraç Dedenin oğludur. Kendi ismiyle maruf yaptırdığı ve halen yeri boş olarak kalan, Hacı Kutbittin Fakih Caminin imamlığını yapmıştır. Yaptırdığı camiye Tekören Köyü’nde bir mülk, Sivrihisar’da bir dükkan, ayrıca caminin aydınlatılmasında kullanılacak yağ için iki adet tarla vakfetmiştir.    Ömer Fakih, Mahmut Fakih, Lûtfullah Şeyh Paşa adlı oğulları da kendisi gibi din adamı olarak hizmet vermişlerdir. Kutbittin Dede; Sivrihisar Medreselerinin yetiştirdiği ünlü bir din büyüğüdür.

Haydar Bey: Sivrihisarlıdır. Şehzade Cem’in defterdar ve nedimidir. II. Bayezid devrinde (1481-1512) vefat etti. Şair­dir.

Ahmed Muhtar Efendi: Hüseyin Efendinin oğlu olup, H.1304/M.1888 yılında Sivrihisar kasabasında doğmuştur. Kasaba-i mezkurede İbtidai Mektebinde okuduktan sonra, Rüştiyeye girmiş ve müretteb dersleri ikmal ile 2 Temmuz 1318 tarihinde aliyyül a’la derecesinde şehadetname almıştır. Hoşkadem Medresesinde dahi 1323 senesine kadar ulum-i Arabiye tahsil eylediği 7 Haziran 1330 tarihli Müderrislik tasdiknamesin­den anlaşılmıştır. Türkçe tekellüm ve ki­tabet eylerdi. 28 Temmuz 1327 tarihinden itibaren Sivrihisar Kazası Eytam Tahsildarlığında bulunmuştur. Soyadı kanunu ile çocuk­ları Baydar soyadını aldı.

Mehmed Ali Efendi: Helvacızade Osman Efendinin oğlu olup, 1289 (1873) tarihinde Sivrihisar kazasında doğmuştur. Önce Hazinedar Medresesinde daha sonra da İrfaniye Medresesinde tahsile başlamış ve mahalli ulemadan Tucazade Halil Efendinin, ders halkasına dahil olup Mart 1316 (1900) tarihinde icazet almıştır, icazet aldığı tarihten itibaren, aynı kazada bulunan Ziyaiyye Medresesinde talebe okutmaya başlamıştır. Müderrislikte devam ettiği sıralarda, Şubat 1325 (1909) da Sivrihisar Müftüsü olmuştur. Babasının da müftülüğünü yaptığı Sivrihisar da Nisan 1335 (1919) tarihlerinde vazifeli bulunuyor ve mafsal romatizma­sından muzdaripti.

Ömer Lütfi Efendi: Ulemadan Yahya Efendi’nin oğlu olup, 1257 (1841) senesinde Sivrihisar kaza­sında doğmuştur. Babasından ve şair ho­calardan akaid’e kadar ders görmüş ve 1286/1870 senesinde İstanbul’a gelip, Beyazıt Dersiamlarından Menlikli Ah­med Tevfik Efendi’nin derslerine devama başlamıştır. Arabi ilimleri ikmal ederek H. 1293’de icazet almıştır. Ruus imtiha­nına girip kazanmış ve Şevval 1295’de Bayezid Camiinde derse çıkmıştır. Bunun üzerine talebe okutmaya başlamış ve Cemazielevvel 1311 de talebelerine icazet vermiştir.

İstanbul’a geldiğinde Nuruosmaniye Medresesi’ne kayıt olmuştu. Şevval 1319’dan Safer 1327’ye kadar dokuz sene fahriyen Sivrihisar kazasında müftülük yapmıştır.

Şeyh İbrahim Efendi: Alim bir zattı. Damadı Çallı Hoca namı ile maruf Uşaklı Ahmet Hamdi Efendi 1272H/1855M. de Sivrihisar’a gelmiştir. Kayınpederinin başladığı ve kendisinin bitirdiği Müftah üs Saade (Mutluluk Anahtarı) adlı eserin tarihi H. 1303 tür. Bu zat Sivrihisar’da kalmasının sebebi olarak buranın evliya ve şüheda makamı saidler ve alimler diyarı bulunduğunu ifade eder. Şeyh İbrahim Efendi (Cık Cık evliya de derlerdi.) mezar taşı kitabesi şöyledir:

Koyup dünyayı ol devvar
Bu gavsi seyyidül ebrar
Mesihi sahibi gülzar
Şeyh İbrahim bııdur ey yar
 
Cinan içre tütüp karar
Okusun fatiha ahyar
Erdi çün bu arifi esrar diyerek
Ruhu ya gaffar
 

Sene H 1287/M 1870

Şiirden bahsetmişken bu arada Müftü M. Ali Efendi’nin talebesi Rasih (Gün­düz) Efendiye yazdığı şiiri aşağıya derc ediyorum:

Aferin ey nuru ayn’ım aferin
İftiharımsın benim iki cihan
Rahmet etsin Hak bizim abamıza
Hem dahi üstazımıza der cihan.

Rasih Efendi, Dr. Nedime Yücelay ve merhum avukat Metin Gündüz’ün baba­larıdır.

Tüm üstadlardan ve talebelerden Allah razı olsun.

Şeyh Osman Afif Efendi >

Hacı Hilmi EfendiRuus hocalığı ve sarayın mabeyn imam­lığından sonra İrfaniye ve Hızır Bey med­reselerinde müderrislik yanında Camii Kebir imamlığı ve A. Mahmud Hüdai Camii hatipliğinde bulunmuştur. Sedası hoş alim kamil vücuh ilmine vakıf bir zat olduğu nakledilir. Emekli bankacı Mus­tafa Karaer’in anne dedesidir.

Ahmet Hüsamettin Efendi (1847-1925) Ehl-i beyt’ten olduğu kabul edilir. Yüce Kuran’ın bilinen klâsik yorumunun dışında iç anlamını da “tevil” yoluyla açıklayan din alimlerimizdendir. İstanbul, Denizli, Trablusgarp, Sivrihisar ve Bursa’da bulunmuşlar; eserleri ile ayetlerin bilimsel yönlerini izah etmişlerdir. Kuran’ın manasının genişliği insanların idrakine sığmaz… şanı yüce Kuran’da gelmiş ve gelecek bütün ilimler mevcuttur sözünü çok sık tekrarlamıştır. İslami çok dar ve sınırlı bir çerçevede görmeyi alışkanlık haline getirenler bu değer biçilmez alimin sözlerini kavrayamamıştı. Bu yüzden hayatı biraz da sıkıntı ve zorluklarla geçmiştir. 78 senelik ömründe yazdığı 200 eserden 5-6 sı zamanımıza ulaşmıştır. Edvar-ı Alem isimli eseri bunlardan biridir. Takdir edenleri yanında hurufi ve batni yakıştırması yapanlarda bulunmuştur. Bu büyük zata bağlı olduğunu iddia edenlerin bazılarının ehli sünnet dışı fiil ve hareketlerinin bu kanaatin meydana gelmesinde rolü olduğunu söyleyenler de vardır. (Uzayın Sır­ları. A. Tuna. Boğaziçi yay. 1992 s. 261 ve Sefinetül Evliya. H. Vassaf. C. 11-2000) Sivrihisar Şeyh Ziyaeddin Medresesinde müderrislik yapmıştır. Müftü Hasan Efendi ve Sofu Hocanın bu zatın halifesi olduğu söylenir.

İhsan Gevrek Babulluoğlu: 1926 yılında Sivrihisar’da doğdu. Babası Hüseyin Efendi, anası Nuriye Hanımdır. Müftü Hasan Efendi babası tarafından, Musa Hocaoğullarından Hacı İbrahim (Oğlu Fahri, Keskin soy-ismini aldı) anne tarafından büyük dedesi olurlar.

İlkokulu Sivrihisar’da, Orta ve Liseyi Eskişehir Lisesinde birincilikle bitirdi. Siya­sal Bilgiler Okulu’na (şimdi fakülte) birincilikle girdi. Mali Şube’den okul birincisi olarak mezun oldu. Bir süre memuriyet yaptı fakat hastalık sebebi ile devam edemedi. Almanca, İngilizce ve Fransızca’yı ana dili gibi bilirdi. Bu dillerden Devlet Lisan im­tihanı verdi.

Diyanet İşleri Başkanlığının takrizinde taltif ettiği Muhammed Esad’ın “Mek­ke’ye Giden Yol” isimli eserini İngilizce­den çevirmişti. Almanca ve Fransızca dil­lerinden şiir tercümelerini havi “Batı Rüzgarına Şarkı” ve bir nevi hatırat “Hiç­lik Kokusu” gibi yayınlanmış eserleri var­dır.

Üstün zekâ sahibi İhsan Babulluoglu siklora zamplax hastalığından kurtulamayıp amcasının da vefat ettiği Diyarbakır’da hayata gözlerini yumdu ve orada defne­dildi. 5 Kasım 1984. (İhsan Bey Cevdet Gevrek’in ağabeyidir.)

Prof. Dr. İhsan Sarıkardaşoğlu: 1926 yılında Sivrihisar’da doğmuş 25. 7.1999 tarihinde vefat etmiştir. Necati ve Sevda isminde iki çocuğu vardır. İlkokulu Sivrihisar’da, Ortaokulu ve Liseyi Eski­şehir Lisesinde okumuş yüksek tahsilini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, keza Adli Tıp ve Ruh hastalıkları ihtisası­nı ve doktorasını da aynı fakültede yap­mıştır.

1957-1968 yılları arası Eskişehir Adli Ta­bibi olarak görev yapmış, 1962 yılında Doçent unvanını almıştır. Eczacılık Özel Yüksek Okulu’nda İktisadi Ticari ilimler Akademisine bağlı Eczacılık ve Kimya Mühendisliği Yük. Okulu Müdürlüğü ve kuruculuk görevinde bulunmuştur. Ecza­cılık Fakültesi Dekanlığı da yapmıştır. Anadolu Üniversitesinin kurulusu ile Profesör olan Sarıkardeşoğlu yaş haddin­den emekli oluncaya kadar bu görevi sürdürmüş emeklilikten sonra da öğre­tim üyeliğinde bulunmuştur.

İyi bir Sivrihisarlı ve Sivrihisar aşığı olan Sarıkardeşoğlu, mesleğe başladığı yıllarda Sivrihisar’da görev yapmış, hatıralarını, tesbitlerini “Bir Beyaz Gömleklinin Miza­hı” adı ile kitaplaştırmıştır.

Yaz aylarını bir ömür babasının Yavşan Yaylası’nda tabiatla baş başa geçirmiştir. Çevresince sevilen ve sayılan tam Anado­lu çocuğu hüviyetini hiçbir zaman kay­betmemiş, bir çok gencin yetişmesine katkıda bulunmuştur. Vasiyeti üzerine Sivrihisar Kumluyol Kabristanına defnedilmiştir.

Sonuç

Sivrihisar’ın yetiştirdiği ve Sivrihisar’a nispet edilen kimselerden bazılarını yukarıya derc ettik. Şüphesiz övünç kaynağı insan varlıklarımız sadece bunlardan ibaret değildir. Sivrihisar’da ruh ve gönül dünyaları zengin nice şah­siyetler sessiz ve sedasız olarak terki dün­ya etmişlerdir.

Burada, halen yaşamakta olan şahıslara yer vermedik. Şüphesiz içlerinde sahalarında temayüz etmiş nice şahsiyetler vardır. Halen yaşayan şahıslar hakkında hüküm vermek bize düşmez. Bizden sonra gelecek nesiller kendileri hakkında hükümlerini vereceklerdir.

Kaynak: Bütün Yönleriyle Sivrihisar – Orhan Keskin

* * *

Ali Rıza Öztekin ile Nizamettin Arslan’ın hazırladığı, Hüsrev Subaşı’nın sunduğu slayt gösterisinden sonra çekilen bir hatıra fotoğrafı

digerleri

Ayaktakiler: İhsan Sarıkardeşoğlu, Fikret Aslan, M. Hüsrev Subaşı, Kemal Arslan, M. Adil Atasoy, Orhan Keskin, Cevat Akar, Faruk Çelikbilek, Fahri Keskin, Mustafa Altan

Oturanlar: Ahmet Aytekin, H. Hüseyin Erkaya, Nizamettin Arslan, Ali Rıza Öztekin, Osman Kayabaşı, Yaşar Yurttaş, Süleyman Ergür, Özkan Bey

***

Sivrihisar’ın Yetiştirdiği Ünlüler
Sivrihisar’da Yetişen Büyükler
Bütün Yönleriyle Sivrihisar -Orhan Keskin
Sivrihisar Eğitim Vakfı, Burası Sivrihisar – 2016