Çocukluğum Sivrihisar

ÇOCUKLUĞUM SİVRİHİSAR

(Bizim kuşağın çocukluk oyunları ve o dönemde tadı damağımızda kalan tatlar üzerine…)

Bir romancı; “İnsanın anayurdu çocukluğudur.” diye yazar… Benim de çocukluğum, Sivrihisar… Çocuktuk, etrafa neşe katardık, ne güzeldi oyunlar… Bize arkadaşlığı, komşuluğu, öğretti o yıllar… Yalın ayak koşardık, dar gelirdi sokaklar…

Çember çevirirdik, patlardı parmaklar… Zor yürürdü, kaldırımlarda telden arabalar… Usandığımızda; gazoz kapağı oynar, sonra dönerdi, birbiri ile tokuşan topaç “fıçı”lar…

Bazen tek, bazen çift kale maçlar… met, misket, “istop” ve saklambaçlar… “zerdeli” çekirdeğinden “tıs, tıngıç, tunç” lar… dayanmazdı oyunlara “süvari”li pantolonlar…

Kızlar; körebe, mendil kapmaca, ip atlar… gençler; çıkrığı bir uçtan bir uca topuklar… çıkrığın ortasında meşe kömürü gıcılar… “kaş kararıp”, akşam oluncaya kadar, bitmek bilmezdi oyunlar..

O zamanlar daha çok yağardı kar… kışlar zor geçer, lastikti ayakkabılar… karda oynardık, ıslanır yün çoraplar, paçalar donar…”laylon” ya da “dımışkı” çakılı kızaklar.. kayak pistimiz Nalbant Tevfik’ lerin bayırdan başlar, kayardık taa… yüzügüllü’lerin duvara kadar…

Yiyecekler, içecekler bir başkaydı o yıllar, nerede şimdi o tatlar… tadın damağımızda kaldı, tadım, tuzum Sivrihisar…

Şakşukanın Rıza emminin meşhurdu kurabiyesi, günlük, taze kurabiyelerden hoştu yemesi… bir samıt amcamız vardı, çocukların sevgilisi, güzel olurdu, pembe pamuk şekerlisi… Ramazan topunun yanında idi “kar kuyusu”, o, zamanın en güzel derin dondurucusu…

Gazozcular Mustafa, İzzet “patlat bir gazoz” kalmazdı hararet.. dondurmacılar ” Zeyli Hüseyin ile “ballı” satan Mustafa’ nın babası, soğuturdu yürekleri kaymaklı dondurması…

“Ataşlar” Sivrihisar’ın meşhur kuruyemişçisi, bir başka olurdu, taze kavrulmuş çekirdek ile kestanesi… değirmenci İsmet’te buğdayın un olur, bulgurcu Ahmet’te bulursun bulgur…

Kamil’in, maniklerin ve karaoğlanların fırını, bir başkaydı, mubarek ekmeğin, pidenin kokusu tadı… Hatikana, tekenenin Emine, Naciye, Hasanemmi… toprak fırınlarda pişirirlerdi “tespi” ekmeği… kelle ütüler; demirci Mehmet, Hafız Hızlı, Hikmet ile Topalın İsmet, ütülenmiş kelle, paçalar her derde deva, bulunmaz nimet…

Şahinlerin Ünal abinin köfteleri çok lezzetli, köfteci Şükrü ile köfteci dayının köftesi, kokusu çarşıyı sarar, hoştur, tabakta ya da ekmek arası yemesi… ançıların meşhurdu sucuğu, pastırması, etrafa nam salmıştı ama, bize zor gelirdi alması…

Arasıra uğrardık çavuşun kahvesine, başka yerde bulunmaz, bayılırdık ” demirhindi” sine… unuttu sanmayın; Köroğlu’nun yoğurdunu, “kocausta” nın enfes çorbasını, Aşçı Hamdi’ nin yemekleri, “yumurtacı’ Saadet, aşçı Ayşe’nin düğün yemeklerini, bamya çorbası, düğün helvasını… unutursam ayıp olur,

Sivrihisar’ın meşhur met helvasını… sıra gelmedi kusura bakmayın; bazlama, gözleme, haşgaşlı, yufka, minimize, badılcan küllemesi, patatesli, babaccalı dürümlerimize… arabaşı, su böreği, kapama ile hoşmelim baş köşemizde, pekmez, nardek, turşularımız ile göllemize…

Kepenin kelemi, koçaşın patlıcanı, okçunun fasulyesi, İstiklalbağının mercimeği, dümreğin nohutu, doyulmaz dinek üzümüne…

Eskiden kasap taze etini verirdi dellalın omuzuna, dellal çarşıda dolanır, duyururdu Sivrihisar halkına… hele bir” torun” emmi vardı ki, orta yerinden dilinmiş kan kırmızı karpuzu eline alır, seslenirdi millete ; “karpuz geldi karpuuuzz… bi kabahati varsa pek tatlı” diye…

TADIN DAMAĞIMDA KALDI, TADIM, TUZUM SİVRİHİSAR…

Yaşar YURTDAŞ

NOT: adı geçenlerden Rahmeti Rahmana kavuşanların mekanı cennet olsun, geride kalanlara hayırlı ömürler olsun inşaallah, unuttuklarımız olmuş ise ve de sürçülisan ettik ise affola. selam ve dua ile…

Akif Yaşar Yurtdaş

Categories: Makale ve Yazılar

Yorumlar

  1. Necmi Günay
    Necmi Günay 14 Eylül, 2017, 08:59

    Hocam emeğinize ve yüreğinize sağlık.Bu güzel yazınızı siirleştirerek yeni hazırlığı içinde olduğum “Şiirlerde SİVRİHİSAR 2” isimli kitabımda yer vermeyi düşünüyorum. Saygılar sunar, başarılarınızın artarak devamını dilerim.

    Bu Yoruma Cevap Yaz
  2. Sadık Anılır
    Sadık Anılır 14 Eylül, 2017, 09:03

    Hocam ağzına yüreğine sağlık hislerimize tercüman oldun. Benim unutamadığım bayram Arifeleri sabahlara kadar çalışan terziler Merhum Ruhi gül Berber dükkanlarındaki kuyruklar Merhum Berber İsmet. Hamamların sabaha kadar açık olması Merhum Hamamcı Kemalettin her telaşı ile o güzel günler bayramlara dahada ayrı bir tad katardı ben o günleri çok özlüyorum.

    Bu Yoruma Cevap Yaz
  3. Kemal Aslancan
    Kemal Aslancan 14 Eylül, 2017, 09:07

    Tarihtir, edebiyattır, sanattır gönül dostlarıyla Allah dostlarıyla kutsal topraklara özenmiş aziz belde. Tarihe şahitlik etmiş. Anadolu’nun bel kemiği olmuş kurtuluşta ,şiir olmuş şarkı olmuş bitmeyen sevda olmuş gönüllerde. Evet Sivrihisar toprağından çömlek olmaz derler ama iyi bir çömlek ustası çıkarmış. Selam olsun yazıcıoğluna, Dualarım kumlu yola. Gönül dolusu sevgiler olsun kayaların çocuklarına…

    Bu Yoruma Cevap Yaz
  4. Anonim
    Anonim 14 Eylül, 2017, 12:56

    Bu kadar anlatılır bir yaşam…Bir kültür hazinesidir Sivrihisar…Yüreğine sağlık.

    Bu Yoruma Cevap Yaz

Yorum yaz

Mail adresi yazarsanız yayımlanmayacaktır.
Gerekli alan*