Çeşmebaşı Aşkları

Sultan Ahmet Han’ın yaptırdığı çeşmenin kitabesinde devrin zariflerinden biri tarih düşürmüş.

Aç besmeleyle, iç suyu,

Han Ahmed’e eyle dua.

Ebced hesabıyla çeşmenin yapıldığı tarih çıkıyor ortaya. Osmanlı’ya yakışan, bir Han’a yakışan zerafet içinde konuyu şatafata boğmadan yapılan bir sunuş.

Çeşme, Türk halkının hayır kapılarından biridir ve önemlidir. Hayır yapmak isteyen kişinin cami kadar, yol kadar, imaret kadar, han kadar değer verdiği bir konudur. Bu sebepledir ki edebiyatında “çeşme” şubesi olan başka bir kültür yoktur. Su azizdir. Onu akıtan ve insanın hizmetine sunan da azizdir.

Dağ başlarında, kuş uçmaz kervan geçmez menzillerde, her türlü ümidini yitirmişken ve yanıyorken, dönemecin ucunda insanın karşısına çıkıveren bir pınardan daha güzel, insana can veren, insanı memnun eden, insanın gönlünü serinleten ne olabilir? Ye şehrin Ağustos sıcağında kavrulan caddelerinde, köşe başına kurulmuş, müşfik bir anne gibi kaftanının içinden uzattığı eliyle, kalaylı bir maşrapayla su sunan çeşmeden veya şadırvandan daha şefkatli, daha aziz ne olabilir.

Eminem çeşme başında

Çekişi çekişivermiş

Goncaları ak döşünde

Tokuşu tokuşuvermiş.

Bunu söyleyen Bekir Sıtkı üstat Karaman’ın aksakalı. Ve şu da onun:

O, çeşmeye gelir, sabrım son hadde

Cilve kitabıma sığmaz bu madde

Bir kırık testiyi yarım saatte

Doldurur sallana sallana kâfir.

Maksat kırık testiyi doldurmak değil, eşdost ile buluşmak, iki çift laf etmek, rastgelirse bir sevda başlatmaktır.

Bu çeşmelerin özgün örnekleri Anadolu’nun birçok bölgesinde varlıklarını sürdürüyor. Odunpazan’ndaki çeşmelerin durumları da aynı minval üzredir.

Çeşmeleri, eskinin insanları dikkatle düzenlemişler. Kullanma suyunu ayrı kurnalardan akıtmışlar ve başını boş bırakmışlar. Adına çürüksu demişler veya acı su diye çağırmışlar. Ötekine kontrollü kurnalar koymuşlar ve boşuna akıtmamışlar.

Odunpazan’ndaki çeşmelerin hepsinin bir hikâyesi vardır. Kiminin hikâyesi, suyu gibi incelmiş, gün gelmiş kurumuş kaybolmuştur. Bir zamanlar yalağında buğday, kilim, çul yıkanan ve hayvanların sulandığı iki çürüksu çeşmesi, daha sonra kaynaklarındaki suyun kuruması sebebiyle şehir şebekesine bağlanmıştır. Meydandaki karşılıklı bu iki çeşme hayatta kalma çabası içindedirler.

Maşallah Çeşmesinin de suyu akar durumdadır. Dede Mahallesi’ndeki bu çeşme onarılmış ve Sarı Sungur suyuna bağlanmıştır. Bu çeşme adına menkıbeler düzülmüştür. Aziz bir çeşmedir. Mahalleli bu suya sıkı sahip çıkmaktadır.

Sarı Sungur suyu şifalıdır. Sadece Maşallah Çeşmesine değil, Çengel Çeşmeye, Kara Havva’nın Çeşmesine ve Müftü’nün camisine de hizmet vermektedir.

Çoban Çeşmesi de Dede Mahallesi’ndedir. Birkaç sokağa yayılan birkaç Çoban Çeşmesi bulunuyor. Kayboldukça yeniden yapılıyor ve suyun akmasına dikkat ediliyor. Birçok defalar birçok aile buraları yeniden onarmışlar, ihya etmişler. Suyu Çatlak Deresi’nden geliyormuş, öyle söyleniyor.

Bademlik Çeşmesi ile Ağa Çeşmesi aynı kaynaktan besleniyorlarmış. Halime Hanım durumu böyle tespit etmiş.

Odunpazarı çeşmelerini şöylece tasnif etmek mümkün: Alanönü Mahallesi’ndekiler; Dere Camisi’nin önündeki çeşme, Emin Hoca Çeşmesi, Sarı Sungur Çeşmesi. Dede Mahallesi’ndekiler ise Ağa Suyu Çeşmesi, Alem Çeşme, Çoban Çeşmeleri (2 tane), Maşallah Çeşmesi, Safiye Hatun Çeşmesi. Karapınar Mahalesi’nde pek güzel üç çeşme var ki, adları da pek ilginç: Allahverdi Çeşmesi, Karapınar Çeşmesi ve Çırçır Çeşmesi. Orta Mahalle’dekilerin adları şöyle: Acı Çeşme, Hacı Hasan Çeşmesi, Mücellit ve Şeytanköprüsü Çeşmeleri. Paşa Mahallesi’ndeki çeşmenin adı harika: Buyur Evetefendim Çeşmesi. Bunu uzun bulanlar Müftü Hoca Çeşmesi de diyebilirler. Ama asıl adı öteki. Şarkiye Mahallesindeki iki çeşmenin adı ise Çengel Çeşme ve Usta Ayaz Çeşmesi.

Şehrin bir kesiminde, sadece Odunpazarı’nda bulunan çeşmeler bunlar Bir kısmı sulu, bir kısmı kuru. Fakat hepsi, suyu aziz bilen, millete su sunmanın bir hayır olduğu kabulü içinde olan insanların eserleri. Hepsi hayır veya vakıf.

Bu bir uygarlık ve çağdaşlık göstergesidir.

* * *

ESKİŞEHİR ŞEHRENGİZİ
Kamil UĞURLU ve Zakir ENÇEVİK
Çizgi Kitabevi Yay. – 2011
Categories: Şehrengiz