Hakıklar

Back to homepage
Hakıklar

Hakıklar (Aşık’lar)

Aşık Mehmet, Hasan, Kemal Hakıklar hepimizin bildiği gibi üç kardeş değil, gerçekte dört kardeşlerdir. Dördüncü kardeşlerini pek bilen yoktur. O kardeşleri de erkektir ve en küçükleridir. Son zamanlarında yanlarına gelmiştir.

Hakıklar

Yünseli Buluvurun

Hasan’ın ayağı kırıldığında Eskişehir’de hastanede yatmaktadır, her gelene gidene “Bana Yünseli buluvurun, bana Yünseli gönderin” der. Fakat ziyaretine gelen ziyaretçiler Hasan’ın anlattıklarından bir şey anlamaz çıkıp giderler. Bir iki gün

Hakıklar

Melehat Ananın Makarnası

Hakık’lar hangi ev güzel yemek yaparsa onu bilirler ve hep o evin hanımına yemek pişirtmek üzere malzemeleri götürür, teslim ederlerdi. Melahat Ana (rahmetli Ethem SÜNGÜ’nün eşi) en çok yemeklerini pişiren,

Hakıklar

Yemeğin Nasiplileri

Nevşehirli Mustafa isminde otobüsçü arkadaş Ankara – Bursa arası çalışıyordu. Sivrihisar Birlik yazıhanesinde bizim Hakık’ların resimlerini görünce Selahattin BÜYÜKKIDAN’a ; Ne olur beni Sivrihisar’ a götür ben bu Aşıklarla tanışmak istiyorum der. Selahattin de

Hakıklar

Fransalı Ömer

Ömer KORU: Onların gözünde nam-ı diğer “FRANSA’LI OMAR”. Ömer Abinin onların üzerindeki hakkını kimse ödeyemez. Yıllık izinlerde 1 ay Hakıkların her türlü ihtiyaçlarını karşılar, onlarla konuşarak ve onların evinde yatarak adeta manevi huzur bulurdu.

Hakıklar

Koyacak Bir Şeyimiz Yok

Sivrihisar Devlet Hastanesinde hastaların geceleri içecekleri su, meyve suyu veya kahvaltılıklarını muhafaza ettikleri ortak kullanılan bir buzdolabı vardır. Herkes kullanmadıklarını bu buzdolabına koyar. Hülya Cesur hastasının başında refakatçidir. Hasan ve

Hakıklar

Ayaş Kaplıcaları

AYAŞ KAPLICALARI Mahkeme bitmiş, Aşık Mehmet alacağını almış! Salondan çıkarlar. Kardeşlerinden birinin oğlu Ayaş Kaplıcalarındaki otelde çalışmaktadır. inci Baba’ya dönerek bu yeğenimi kaplıcaya bırakalım, oradan Sivrihisar a geçelim derler. Bilmezler

Hakıklar

Helikopter Pilotu Aşık Mehmet

Hakık’lar sabah erken saatte hastanede sıraya girerler. Âşık Mehmet hasta bekleme salonundaki koltuklarda iki kıvrım oturmaktadır. Sabah mesai başlayıp Hastane personeli gelmeye başladığında Nevzat EROĞLU bunları görür. Hemen yanlarına gider.

Hakıklar

Deli Derneği Başkanı Ve Sekreteri

Sivrihisar’ın Sesi Gazetesi ve Işık matbaasının kurucusu ve sahibi Ahmet ATMACA Hakıkların her şeyiyle ilgilenirdi. Kaymakamlıktan isimlerine “FAK-FUK-FON”dan karne ve yeşil kart çıkartır. Artık Hakıklar için Ahmet ATMACA çok büyük

Hakıklar

Fakir Fukara Yesin

Ramazan ayında kurulan iftar çadırları veya vakıfların aşevlerinden fakir insanlar yemek almak için ellerinde kaplarla sıraya geçerlerdi. Bizim Hakıklar akşam yemeği almak için yemeğin dağıtıldığı yere ellerinde sefer taslarıyla varırlar.

Hakıklar

Jil Çorapları

Televizyonlarda “Atın atın eskimiş çoraplarınızı atın Jili geldi. JİLL Bayan kilotlu çorapları” ismiyle reklam yapılıyor. Bizim mizahı seven esnafımızdan biri bu çoraplardan Mehmet’e bir çift verir. Âşık da bunları içine

Hakıklar

Çağlar Paşa ve Hakıklar

Hava Pilot Korgeneral İsmet ÇAĞLAR Sivrihisar’ın yetiştirdiği en üst düzey askeri kişiliktir. Kişiliği, Sivrihisar’a olan sevdası ve Hakıkları sevmesiyle de özel bir insandır. Onları her gördüğünde hallerini hatırlarını sorar, onlara

Hakıklar

Subay Şapka ve Pantolonu

Çavuşun Hamdi Belediye görevi gereği temizlik işlerine bakmaktadır. Lojmanlar bölgesinin çöpünü almak onun en çok sevdiği işlerdendir. Orada bulduğu pantolon ve şapkaları arabanın en güzel yerinde saklar, ertesi günü o

Hakıklar

Stokçu Hakıklar

Hakıklar stok ve karaborsanın olduğu günlerde Eskişehir ve Sivrihisar’dan topladıkları paralarla ilçedeki tüm bakkallardan sigaraları satın alırlar. Evin her yerini sigarayla doldururlar. İstisnasız her gün sigara topladıkları için esnaf ta

Hakıklar

Elin Velisinden

05.12.1998 – İstikbal Gazetesi Sivrihisarlıları bilirsiniz, tutkunlukları ile tanınırlar.. Dünyanın neresinde bir hemşehrilerini görseler sahiplenirler.. “Dağ çalısız, köy delisiz olmaz” derler ya… Sivrihisar’da da kimseye zararı olmayan üç deli varmış.. Hasan,

Hakıklar

Aydoğan Altın’ın Lokanta

Aydoğan Altın Bizim Hakıkların belki de en uyuz oldukları isimlerin başında gelmektedir. Onu görmeleriyle küfürleri peş peşe sıralarlardı. Aydoğan Altın bir dönem lokanta işletirken yemekleriyle ilgili anons yaptırırdı. ”Çorbalar, köfteler,

Hakıklar

İstanbul Maceraları

Sivrihisar’da kahvede otururlarken müşterilerden biri İstanbul şöyle güzel böyle güzel diye anlatırken bizimkiler İstanbul’a gitmeyi kafaya koymuşlar. Eskişehir’e gittiklerinde kafalarındaki bu olayı gerçekleştirmek için İstanbul otobüsüne binmişler. Biraz gezdikten sonra

Hakıklar

Zehirleme ve Kıyma Makinesi

Kemal onkolojik (kanser) hastadır. Âşık Mehmet ve Kemal belediyenin görevlendirdiği personelle birlikte Ankara’ya giderler. Radyoterapi (ışın tedavisi) uygulaması yapılacaktır. Işın belli bölgeye uygulanacağı için hareketsiz kalması gerekmektedir. Ama Kemal kafaya

Hakıklar

Belediyenin Ameleleri

Ev göçtükten sonra Bizim Hakıklar şimdiki Halk Bankası’nın olduğu Belediye Pasajındaki boş bir dükkana 3 ranza atılarak otel konforundaki şehir ve Ulu Camii manzaralı yere taşınırlar. Belediyenin ekipleri de göçüğün

Hakıklar

Teslim Olma

Mahalle halkının “evlerinden pis kokular geliyor ve çöp ev oluyor” şikayeti üzerine Sivrihisar belediye ekipleri eve gelir. Fakat Hakıkların evden çıkmaya niyetleri yoktur. “Ölümüzü çiğnemeniz lazım” diyerek kendilerini eve hapsederler.

Hakıklar

En Çok Kazanan ve En Önde

Zale Ana çocuklarıyla hep gurur duyardı. Hatta çoğu kadınlarla tartışırdı. ’’Benim çocuklar sizin çocuklardan daha çok para kazanır” derdi. Mahallede veya ilçede bir kavga olduğunda Hakıklara gazı verince en önde

Hakıklar

Kent Kahvesi

KENT KAHVESİ VE MUSTAFA ALTIN Yaşı ileri olanların bildiği “Kent Kahvesi”ne çok sık takılırlardı. Sebebi buradaki insanların hem gelir seviyesi yüksek, hem de buradaki insanlar bizimkileri çok severlerdi. Bunu bilen

Hakıklar

Çelikbacak Nihat

Hakıkların tansiyonu tavan yaptıranlar arasında Nihat TUZCU gelmektedir. Nam-ı diğer ÇELİKBACAK. Âşıkların kısaltmasıyla ÇELİK, Buğdaycı İhsan amcanın oğludur. Bir gün Eskişehir’den Sivrihisar’a otobüsle dönerken bizim ekip yine otobüsün arka beşlide

Hakıklar

Benden Bir Çay İç

BENDEN BİR ÇAY İÇ Anahtarcı ve Çakmak tamircisi Yunus AKPARA onların deyimiyle “İnci Baba”nın dükkânı Hakıkların ikinci adresleridir. Yunus Abi onların her şeyiyle ilgilenmiş onların bir dediğini iki etmemiştir. Bu

Hakıklar

Kınık Köyünde Bir Albay

Bizim Âşıklar Kınık köyünü çok severler! Sebebi de köyün çok zengin olması, köy halkının bunlara aşırı değer vermesi ve Âşık Mehmet’in köyde Albay gibi karşılanmasıdır. Âşık Mehmet üzerinde Albay kıyafeti,

Hakıklar

Kara Köpek

Âşıkların yürüyerek Mihalıççık İlçesi Yarıkça köyüne gittikleri herkes tarafından bilinir. Sebebi Aşık Mehmet’in kardeşlerinin burada yaşamasıdır. Yine böyle bir ziyaret sonrası bir köpek bizimkilere musallat olur. Aşık Mehmet ekibe “kaçın

Hakıklar

Aşık Mehmet’in Verdiği Ders

AŞIK MEHMET’İN VERDİĞİ DERS Sivrihisar Endüstri Meslek Lisesi (sanat okulu) bahar mevsimi ve motor bölümünün önünde yolun kenarındaki duvarın dibindeyiz, arkadaşlar kaçamak sigara içiyor ve kaldırımda geyik muhabbetleri yapıyoruz. Derken

Hakıklar

Altın Kaplama Saat

SATARLAR, SATARLAR! Sarraf Kara Hüseyin Amcanın dükkânının vitrinini süsleyen Altın kaplama ama Hamdi’den aldıkları saatten pahalı olan saate kafayı takmışlardır. Günde 10 defa dükkâna gelir ve saati izlerlerdi. Akşam giderken

Hakıklar

Keklik Avlama

KEKLİK AVLAMA Aşık Mehmet elinde cümbüşüyle gezerken tanıdığı kişilere konser verip, cümbüşün tellerine sert vurarak gösteri yapmaya bayılırdı. Karşıdan gelen sevdiği ve hoşlandığı biri ise hemen oracıkta bestesini ve güftesi

Hakıklar

Anamın Ölüsünü Öpeyim

KAHPE DÖLÜ Aşık Mehmet’in en sık kullandığı kelime herkesin bildiği gibi “Kahpe dölü”dür. Ama kimse onun sık kullandığı bu kelimenin tam telaffuzunu bilmemektedir. Bu kelimenin en doğrusunu Radyocu Taner KARADUMAN

Hakıklar

Adliyede Çocuk

Olay Sivrihisar adliyesinde geçmektedir. Bir hırsızlık olayı olmuş ve hâkim Âşık Mehmet’i çağırmıştır. Mehmet olayı gören görgü tanığı iki kişiden biridir. O dönemde bir kundaklama (bir yerin yanması, yakılması) olayı

Hakıklar

Reflektör Kamil

Hakıklar Eskişehir’e giderler. Öğle saatleri olmuş, karınları iyice acıkmıştır. Lokantanın adı “Reflektör Kamil Lokantası”dır. Lokantaya girerler, lokantada hiç müşteri yoktur. Bizimkiler kimse olmadan ve onları kimse kızdırmadan rahatça yemeklerini yiyecekleri

Hakıklar

Abamın Yediğinden Ver

39 NUMARA Sivrihisar’dan Eskişehir’e gitmek için Aşık Mehmet Kemal’i getirip otobüse bindirir ve rahmetli amcama “Necati abi şu bizim Kemal’i de Eskişehir’e götür de toplasın gelsin” derdi. Kemal’in oturduğu koltuk

Hakıklar

Sazların Akortlanması

Âşık Mehmet Cümbüş, Keman ve Sazı güzel çalar, sazlarla farklı müzikler icat ederdi. Çoğu zamanda ROCK (rak) tarzı çaldığı için sık sık tellerini koparırdı. Her gün sazlarına tel takar, fakat

Hakıklar

Hasan’ın Tren Sevdası

Günlerden Pazar. Hasan tren görme aşkıyla yanıp tutuşur. Bir gün Mehmet’e beni bir Polatlı’ya götürsen de bir tren görsem der. Âşık Mehmet de tamam der, çıkarlar yola. Aşık Mehmet’in üzerinde

Hakıklar

Kaymakam Locada

Bizim Hakıklar yine bir gün Sırığın sinemada filme giderler. Filme izlemeye zamanın Kaymakamı da eşiyle birlikte gelir ve “loca”daki yerlerini alırlar. Tahir Amca sinemanın sahne kısmının sağ tarafına fazla sandalyeleri

Hakıklar

Sivrihisar’ın Bekçileri

Bir bakarsınız şınşırak bağlarında, bir bakarsınız gavur bağlarında bağ bekçiliği yaparlardı. Bir bakarsınız gece tüm ilçenin gece bekçiliğini yaparak ilçenin asayişini sağlarlardı. Sevdikleri insanı çok severler sevmediklerine de kin ve

Hakıklar

Felç Dönemi

NECATİ DEMİR VE HAKIKLAR Ünlü saz şairimiz Necati Demir “Sivrihisar’ım, Sivrihisarlım” türküsünde onları şöyle onure edip türkülere konu etmiştir.. “Hakıklardan Hasan Mehmet Kemal’i Bağrına basmıştır Sivrihisar’ım” Sivrihisar’ım Sivrihisar’ lım Bağrına