Edebiyat

Back to homepage
Edebiyat

Ahmet Atmaca Şiiri

AHMET ATMACA 1930 tarihinde Sivrihisar’da doğdun, Memieket sevdasına çocukluktan vuruldun Susmadın SİVRİHİSAR’IN SESİ oldun, Anlatmakla bitmezsin Ahmet ATMACA. Sivrihisar’lı tarihi çınar, Yüreği canım ilçem diye yanar, 1963’ten bu yana durmaz

Edebiyat Yunusemre

Yunus Emre Şiirleri

– Muharrem Kubat ve Cemile Eren’den Yunus Emre Şiirleri –

Edebiyat

Yoruldun mu Sivrihisar

DÜŞLER DERYASI Şiir Kitabından Yasemin Özyurt’un “Yoruldun mu Sivrihisar ” Şiiri YORULDUN MU SİVRİHİSAR Frig çağından Roma’ya, Uyudun mu Sivrihisar, Selçukludan Osmanlıya Yoruldun mu Sivrihisar? Kayalar gecede ağlar, Issız gönülleri dağlar,

Edebiyat

Nasrettin Hoca Şiiri

NASRETTİN HOCA Sivrihisarlıdır Nasrettin Hoca İmanı sağlamdır, bilgisi yüce Hortu’dan yükselen sönmeyen ışık Sekiz yüz senedir vardı her uca İmamlık yaparak aldı o adı Hak dağıtmak için yapıldı kadı Haksızdan

Edebiyat

Sivrihisar Akşamları

SİVRİHİSAR AKŞAMLARI Akşam yaklaşır, sararırken ufuklar. Gölgelenip mahmurluğa bürünür kayalar, Güneş kendini Garipçe kayasının arkasına saklar. Son görüntü Hisar tepesinde parıldar, İşte böyle başlar, Sivrihisar’da akşamlar. Daireler, okullar kapanır sonra

Edebiyat

2016 Yılını Uğurlama Destanı

İKİBİNONALTI YILINI UĞURLAMA DESTANI İkibinonbeş yılını da bize arattın, Dertlerin üstüne türlü türlü dert kattın.. Ülkemizde huzur refah beklerken; Başımıza bir de FETO belası kattın… İkibinonaltı yılı uğurlar ola… FETO’yü başımıza

Edebiyat

Sivrihisar Fıkraları

Niye Yemezsin? “Hoca memleketi Sivrihisar’a gitmiş, Akşehir’den… Karnı acıkmış… Cebinde para da yok… Varmış bir ekmek fırınının karşısına. Merhaba hemşerim, demiş. — Merhaba, demiş, adam… — Bu fırın senin mi?

Edebiyat

Bir Sivrihisar Şiiri

BİR SİVRİHİSAR ŞİİRİ Sivrihisar nurlu diyar Sivrihisardan olsun yar İki cihan bize kâr Sevda-i Sivrihisar Yoktur eşi benzeri Tarih kokar her yeri Meşhurdur Erenleri Gönüllerde Sivrihisar Arabaşıdır milli aşımız Kelemden

Edebiyat

2015 Yılını Uğurlama Destanı

Binbir ümitlerle girmiştik, ikibin onbeş’e, Ümitler kırıldı, dertler dizildi peşpeşe.. Şehit yasları ile gözyaşı döktük; Acılar yaşadık, gelmedi sevinç neşe… Kürt açılımı diye diye gaza getirildik, Çözüm diye diye, çözümü

Edebiyat

Minever Sezer Sivrihisar Şiiri

SİVRİHİSAR Dünyada tanıktır sendeki güce Sarptır kayaların dağlardan yüce Kucağını açarsın yaşlıya gence Kazalar içinde gül Sivrihisar *** Nasrettin selamı verir geçene Tanımayan yoktur var mı sence de İlime irfana

Edebiyat

Sema Turan Sivrihisar Şiiri

CUMHURİYET’İN TANIĞI SİVRİHİSAR Yıl 1921, Aylardan Ağustos’un 12’si Bugüne rastlar yunan işgali Cehenneme döner Sivrihisar Yaşar korkunç zulüm ve Vahşeti. **** Hükumet konağına Yunanlılar girer hızla Dehşet saçarlar karışır toz, dumana Ne varsa yakar,

Edebiyat

Şiirlerde Sivrihisar

ŞAİRLERİMİZİN DİLİNDEN MEMLEKETİM Memleketim yarimin kokusu gibi, saf temiz su gibi. Bir yanda YAZICIOĞLU kalesi, bir yanda SAAT kulesi. Memleketim göğü deler minareleri. Söyleyin kimin var böyle MEMLEKETİ Necmi GÜNAY

Edebiyat

Bozuk Düzen Koşması

Kimi güler, kimi ağlar, Kimi yürür, kimi koşar.. Bu dünya böyle bir âlem; Kimi yer, kimi bakar… Kiminin cebinde metelik, Arar bulamaz cep delik.. Bu dünya böyle bir âlem; Kiminin

Edebiyat

Sivrihisar Gizemli Diyar

SİVRİHİSAR GİZEMLİ DİYAR Anadolu’nun bozkırında, Eskişehir ile Ankara’nın ortası İzmir’e de gidilen dörtyolun ağzı Dünyanın merkezi işte burası Tarih kokan, kültür kokan bu gizemli diyar Bizim Sivrihisar. Diyeceksiniz ki; “Güldürmeyin

Edebiyat

Ömrümüzün Kıymetini Bilelim !

Günler, bayramlar gelip geçiyor, Sayılı günler birer birer eriyor.. Ömrümüz son demlerini yaşıyor; Yaşlı ömür ecele yaklaşıyor... Bulanık sular gün gelir durulur, Ömürlerimiz debelenir yorulur; Gün gelir bu düzenti bozulur, Meçhul
Edebiyat

Yasemin Özyurt Ramazan Şiiri

RAMAZAN AYI HOŞ GELDİN Mahyalarla süslü camii, Bereket ayı hoş geldin, Davulcu okuyor mani, Ramazan ayı hoş geldin, Oruç tutar Müslüman, Allaha ulaşma anı, Matım, indime zamanı, Ramazan ayı hoş

Edebiyat

Sivrihisar’ım Ben Şiiri

SİVRİHİSAR’IM BEN Ders veren nükteleriyle Nasrettin Hocam var İnsanı doğru yola götüren Yunus Emre’m var İstanbula reis olmuş Hızır beyim var. İşte yaşayan Sivrihisar’ım ben İstanbul’un ilk kadısı Sinan Paşam

Edebiyat

Sivrihisar’da 20 Eylül Sabahı

Bir bayram sabahıydı, susturuldu ezanlar, Kesilmedi, elde kaldı kınalı kurbanlar Düşman atlısı göründü Garipçe Kaya’dan, Mehmetçik sıktı son kurşunu Tombak kayadan Kara kara bulutlar sardı yalçın kayaları, Girdi Sivrihisar’a yunan

Edebiyat

Öğretmenin Türküsü

Sen milleti güden kol; sen sonsuza giden yol, Genç yaşta ölsen bile, idealim sen sağ ol, Diyerek hayatını yurda bir damla kanca… Verip ölen kitlesin melekçe ve arslanca… Sen her

Edebiyat

Ramazan Şiiri

Ramazan Geldi Müjdeler olsun Müslümanlara, Çünkü mübarek Ramazan geldi, Evlere sürür, gönüllere haz geldi, Sofralara bolluk, bereket geldi. Minarelerde yanar renkli mahyalar, Bu ayda kabul olur bütün dualar, Ahlaklar değişir,

Edebiyat

Elim

ELİM Yazıma kalem elim, Gücüme alem elim; Arkadaşa okşama Düşmana elem elim… Her parmakta bin ödev Ona derim küçük dev; Yumurta kadar amma Onunla şenlenir ev… Bayrak çeker direğe, Sanki

Edebiyat

Halil Gürkan Sivrihisar Şiiri

Yükselmiş kayalar heybetle durur, Sanki nöbet tutar Sivrihisar’da. Yazıcıoğlu’na kızıllık vurur, Güneş başka batar Sivrihisar’da. Zekidir insanı, mizah töresi, Yoğurttan fazladır, kabın darası, Hoca uygun görmüş, MERKEZ burası, Arz’ın kalbi

Edebiyat

Sivrihisar Şiiri

Hoca Nasrettin ile anılır adın Herkes tarafından bilinir namın Eskişehir deyince akla Sivrihisar gelir en başta Eskişehir’imin en güzel ilçesi Sivrihisar sensin en güzeli Akbaş’ın ana vatanı Sensin güzel Sivrihisar

Edebiyat Nasrettin Hoca

Nasrettin Hocanın Dünyaya Bakış Açısı

Nasrettin Hocanın Dünya Görüşü Nasreddin Hocanın şahsiyetinde şekillenen Türk halk düşüncesi, dünya görüşü, insan anlayışı ve cemiyet hayatında cereyan eden olaylara karşı alınan tavır ve tutumların genel yapısı fıkralara yansımıştır.

Edebiyat

Prof Dr. Mehmet Kaplan’a ait hatırat

Çocukluk Yılları -1- Hayatım öyle değişik geçti ki, onun safhalarında her birini başka bir insana ait zan­nediyor, fakat onların canlı hatıralarını içimde tekrar bulunca, bir insanın bu kadar farklı bir

Edebiyat

Çocukluk Yılları s2

Prof Dr. Mehmet Kaplan’a ait hatırat Çocukluk Yılları – Sayfa 2 Benim kasabamdaki insanlar bütün kasabalarda yaşayan insanlar gibi dışarıdan bakan bir yabancıya içi boş varlıklar gibi gelir. Fakat ben

Edebiyat

Çocukluk Yılları s3

Prof Dr. Mehmet Kaplan’a ait hatırat Çocukluk Yılları – Sayfa 3 Uzun yıllar içinde yaşadığımız ve ancak Eskişehir’e geldikten sonra satmış olduğumuz Hacı Veysi mahallesindeki eve ait hatıralarım daha fazladır.

Edebiyat

Çocukluk Yılları s4

Prof Dr. Mehmet Kaplan’a ait hatırat Çocukluk Yılları – Sayfa 4 Şimdi düşünüyorum, insanların yaratıcıyı ve başka canlı mahlukatı gökte tasavvur etmeleri, bir yerde yaşayış şeklinden doğmuş olmasın. İnsan gündüz

Edebiyat

Çocukluk Yılları s5

 Prof Dr. Mehmet Kaplan’a ait hatırat Çocukluk Yılları – Sayfa 5 Yukarı ki kata açık havada, tahtaları eskimiş bir merdiven ile çıkılırdı. Bu merdiven tahtalarını babam ara sıra ta­mir ederdi.

Edebiyat

Çocukluk Yılları s6

Prof Dr. Mehmet Kaplan’a ait hatırat Çocukluk Yılları – Sayfa 6 Kemaller, ismetler, Feyzi, Kazım Paşalar… En çok söylenen şarkının nakaratı buydu. Çok iyi hatırlıyorum: Evimizde, yukarı oda­da, camlı dolabın

Edebiyat

Çocukluk Yılları s7

Prof Dr. Mehmet Kaplan’a ait hatırat Çocukluk Yılları – Sayfa 7 Oyun sahalarımızdan biri çıkmaz sokaktı. Burada, bir çizgi çizerek seksek veya taş kaydırmaca, beş taş, yahut cevizi çukura sokma