Bütün Yönleriyle Yunus Emre

ÇAĞLARI AŞAN SEVGİ ÇAĞRISININ SESİ YUNUS EMRE

Yunus Her Şeyi ile Anadolulu ve Bizim İnsanımız

Yunus halkın kendi sesini bulduğu, manevi sıcaklığını duyduğu, samimi olarak yakınlık hissettiği, ortak duygularının ifadesini en iyi şekilde kendinde bulduğu toplum önderi olma mertebesine yükselmiş büyük insan.

Şakir ECZACIBAŞI – ESKİyeni dergi, Kasım 2012

Yunus’u Tanımak ve Tanıtmak

Bugün bir Türk olarak, bu topraklarda yaşayan insanlar olarak hepimizin ilk görevi bu toprakların yetiştirdiği bu büyük insanları önce bizim anlayarak bütün insanlığa bir değer olarak sunmamızdır.

Yunus Emre yüzyıllar öncesinden bugünün problemlerini görmüş ve onlara evrensel çözüm yolları bulmuştur. İnsanlık eğer savaşları, kinleri, kötülükleri yenmek istiyorsa Yunus Emre’nin bu sözlerine kulak vermek zorundadır. Karıncayı bile incitmemek zorundadır.

Yunus Emre ile tanışan gönüller, insanlar, uluslar bir daha ondan vazgeçemezler. Ama bu büyük insanı onlara ulaştıracak, tanıtacak aracılara / Yunus-severlere ihtiyaç vardır. Bu görev herkesten önce bize, Eskişehirlilere, düşmektedir.

Prof. Dr. Muharrem Dayanç – ESOGÜ Öğretim Üyesi

***

Ben Yunus’um Biçareyim

1240 yılında doğduğumu söylüyorlar, nerede doğduğumu sorarsanız onu ben de bilmiyorum. Herkes gönlüne yakın bir yerde doğduğumu söylüyor, ben de oralı oluyorum. Hem nerede doğduğum, nerede yaşadığım ve nerede öldüğümün ne önemi var.

Ete kemiği büründüm/ Yunus diye göründüm” Hayatımın özeti böyle işte. Ömrüm boyunca “Sözün kemini” söylememeye çalıştım.

Bana “Sakarya Çocuğu” da diyen var. Diyen desin. Porsuk da bir Sakarya çocuğu. Sakarya Eskişehir sınırları içerisinde doğar ve benim de Sarıköy de doğduğumu söylüyorlar. Hatta bahse konu köyde her yıl “Uluslararası Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası” etkinlikleriyle anılıyormuşum.

Buyurun Eskişehir’de bir gezinti yapalım o zaman. Ankara’dan geliyorsanız -içinizde Hacı Bayram Veli’den selam getiren var mı?- Şehrin ilk kurulduğu yer olan Odunpazarı’na yaklaştığınızda şehrin içine akacağınız kavşakta sırt sırta vermiş üç deniz kızı heykeli var, o heykellerin sağına soluna bakmadan biraz ileriye gittiğinizde sağa doğru baka baka gittiğinizde beni görürsünüz, sırtım Odunpazarı’na. yüzüm Alaaddin Camii’ne bakar. “Yunus Emre İlköğretim Okulu” buraya çok yakın, “Yunus Emre Caddesi” ve “Yunus Emre Kültür Sanat Merkezi” de yakın sayılır. “Yunus Emre Kampüsü” ve “Yunus Emre Devlet Hastanesi” Bursa yolu üzerinde. “Yunus Emre Halk Çarşısı” şehrin ortalarında bir yerde. “Yunus Emre Anadolu Teknik Lisesi”, “Yunus Emre Camii “, “Yunus Emre Gıda Pazarı” – rafların birinde bisküvi, çikolata, vs. diğer raflar silme alkollü içeceklerle dolu. Yunus Emre Tekel Bayii diyeceklermiş ama vazgeçmişler herhalde- “Yunus Emre öğrenci Yurdu”, “Yunus Emre Endüstri Meslek Lisesi”, “Yunus Emre Parkı”, “Yunus Emre Müzesi”, “Yunus Emre Belediyeler Birliği”, “Yunus Fm”, “Yunus Emre İzci Grubu”, “Yunus Emre Öğretmen Lisesi”, “Yunus Emre Vakfı”, “Yunus Emre Dergisi”, “Yunus Emre Esnaf ve Kefalet Kooperatifi” bir de “Yunus Emre Lions Kulübü”var. Bunlar yazanın bildikleri bilmedikleri daha neler vardır Allah bilir.

Tayyib Atmaca Şair-Yazar

***

Yunus Emre ve İnsan Sevgisi

Kendi deyimiyle bir hak aşığı olan Yunus’un yaşamı. Tasavvuf öğretisinin en güzel örneklerinden biridir. İnsansal var oluşun en üst düzeyine ulaşmış olan bu halk adamının yaşamı, aynı zamanda bilgeliğin ve erdemin sembolü olmuştur.

Yunus 14. yüzyılın başlarında büyük bir ozan ve yetkin bir şairdir. Yaşamını Tanrı sevgisine adayan Yunus’a göre, bu dünyadaki yaşamın amacı, asıl gerçek dünya olan öbür dünyadaki yaşama hazırlanmaktır. Bunun için insan, yüreğini Tanrı sevgisi ile doldurmalı ve erdemli bir yaşam sürmelidir.

Düşünce Tarihi ve İnsan Doğası, Prof. Dr. Ayhan Aydın – ESOGÜ Öğretim Üyesi

***

Yunus Emre’yi Doğru Anlamak

Yeni çağda insanlığa yeniden inancın, sevginin, kardeşliğin sesini duyurmak istiyorsak işe Yunus Emre’yi doğru anlamakla ve anlatmakla başlamak durumundayız. DEVAMI >

Mustafa Özçelik Araştırmacı -Yazar

***

İçimde Bir Dert Oldu Diyeyim Dervişlere

Yunus Emre hakkında bugüne kadar pek çok çalışma yapılmıştır. Fakat bunların birkaçı dışında, çoğunluğu şairin hayatı ve eseriyle ilgilidir. Tabii ki, Yunus’un biyografist, yeni bilgi ve belgeler ortaya çıktıkça yeniden kaleme alınmalı, yeni yorumlarla gündeme getirilmelidir. Fakat mutasavvıf şairin eserleri hakkında yoruma dayalı çalışmalara da ihtiyaç vardır. Maalesef, bu konu ihmal edilmiştir.

Dr. Mustafa Tatcı – Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi

***

Yunus Emre Türk Şiir Dilinin Öncüsüdür

Türk tasavvufunun, dilde ve şiirde kurucusu olan Yunus Emre’nin şiirlerinde, ahlak, hikmet, din, aşk gibi konuların, hemen hepsi tasavvuftan çıkar ve tasavvuf görüşü çerçevesinde, bir yere oturtulur. Yunus Emre, “gönül kırmamak” konusuna, ayn bir önem verir ve şiirlerinde bu konuyu özenle işler. Şiirlerinde işlediği konuları ve telkinleri hayatının ta kendisidir. Aynca Yunus Emre, İslam’ da sabır, kanaat, hoşgörürlük, cömertlik, iyilik, fazilet değerlerini, en iyi şekilde işleyen bir halk şairidir.

Yunus Emre’yi, tanıyan kişi/kişiler, barış içinde yaşar, bütün insanları kardeş görür, kendini sevmeyenleri bile sever. Gönülleri, yalnız sevgiyle, dostluk duygulanma doludur. Evrene karşı da sevgisi, saygısı vardır. Erdem, alçak gönüllülük, eli açıklık, yetkinlik, olgunluk, sevgi olmazsa olmazlarıdır.

Çağımızda, medeniyetler çatışmasına zemin hazırlayan bazı algıların değişmesi ve ülkemizde, her alanda barışın, sürekli ve kalıcı olması için, Yunus Emre’nin felsefelerinin anlaşılması ve tanıtılması, son derece önemlidir.

Mustafa Kantarcı – İstikbal Gazetesi Köşeyazarı

***

Meleklerin Bilmediği Söz

Yunus Emre, esin perisinden, meleklerin esinlediği sözlerden korkar. Öyle bir söz bulmalıdır ki, melekler bile bilmesin. Evrene ilk kez doğsun. Melekler şairlere söz fısıldadıklarında cömert değildir. Yarı yolda bırakır. Topraktır cömert olan. Dünyanın düzenini, toprağa düşen buğday açıklar, gökyüzü değil. O zaman şairin gözü toprakta olmalı. Toprağın üstünde olup biteni izlemeli. Yüzü de yerde gerek, (alçakgönüllü olmalı). Yoksa bir merdivenden düşmekten daha da kötü bir durum gelir başına.

Sennur SEZER, Şair yazar – Ekim 2012

***

Yunus Emre’de İslamı Kaynaklı Sözler

Anadolu’nun Türkleşmesine ve Müslümanlaşmasına çok önemli katkılarda bulunan mutasavvıflar ve özellikle Yunus Emre, bu vazifesini ifa ederken inancın insana bakış açısını ortaya koyan ayet ve hadislerden faydalanmış, şiirlerinde de bu dini kaynaklı sözleri halkın anlayacağı biçimde anlatmaya çalışmıştır.

Edebiyatımızda mutasavvıflar tarafından ortak olarak kullanılan ve İslami kaynaklı sözler içerisinde zikredilen ayet ve hadislerden bazıları Yunus Emre’nin şiirlerinde de yer almaktadır. Yunus Emre, bu ayet ve hadislerden hem iktibas yoluyla hem de telmihen faydalanmış, bu ayet ve hadisleri hem zahiri hem de batini manalarında kullanmıştır.

Yunus Emre’nin mısralarında kullandığı ayet ve hadisler Yunus’un tasavvufa bakış açısını ortaya koymaktadır. Mutasavvıflara göre kainattaki bütün eşya Allah’ın ayetleridir. Ayeti Kur’ani söz olarak anlayan mutasavvıfın amacı ayetin sadece söz olmadığını, sözün kendini kainatta her an gösterdiğini ispatlamaktır.

Kadir Güler – Dumlupmar Üniversitesi Öğretim Üyesi

***

Yunus’un Türkçeye Armağanı

Yunus, kendi yaşadığı devirde hem de halkın konuştuğu binlerce Türkçe kelimeyi, muhteşem bir ahenk ve mükemmel bir duygu hoşluğu içinde derleyip aşk imbiğinden süzerek asırlar öncesinden bizlere armağan etmiştir. DEVAMI >

Metin Erdoğan – ESOGÜ Öğretim Üyesi

***

YUNUS EMRE

Yunus’un doğrudan doğruya halka hitap eden sade dil ile yazılmış eserleri bir bakıma Anadolu Türk kültürünün bu günlere kadar gelmesini sağlamıştır. Bu açıdan Yunus’un Türk diline hizmeti büyüktür. Yunus’u dilimizin ve şiirimizin en büyük temsilcilerinden biri olarak edebiyat tarihimize kazandıran Fuat Köprülü’dür. Daha sonra Burhan Toprak, Abdülbaki Gölpınarlı, Sabahattin Eyüpoğlu, Cahit Öztelli, Faruk Kadri Timurtaş gibi araştırmacılar Yunus’un şiirlerini yayımlamışlardır.

Peyami Safa: “Yunus, üç zamanın geçmişin, şimdinin ve geleceğin şairidir.”

Talip Çukurlu – ESOGÜ Araştırma Görevlisi

***

İnsan Olanda Yunus’un Özü Var

Eskişehir’in Yunusemre Beldesinde yapılan anma törenlerine her gittiğimde; halkın o geniş katılımını ve Yunus Emre’ye yönelik bitmez tükenmez coşkusunu görüp insan olmanın seçkinliğini övesim gelir.

Anadolu’nun pek çok yerinde Yunus Emre’ye atfedilen çok sayıda mezar, makam ve türbe var. Pek çok il, ilçe, belde ve köy Yunus’un kendi yöresinin insanı olduğu iddiasında. Yunus Emre’ye duyulan bu sahiplenme duygusunu ve sevgiyi saygıyla karşılamak gerek. Bizim Yunus, Eskişehir Sarıköylüdür ama her şeyden öte o, bu ülkeyi saran bir hak insanıdır. O, bizatihi halktır; halka aittir.

Halk kavramını şiire sokması ve halkın kullandığı dili tercih etmesiyle tasavvuf düşüncesinin yaygınlaşmasında çok önemli katkıları olmuştur. Gerçekten Anadolu’nun tüm yörelerinde onun şiirleri söylenmiş, ilahiler olarak bestelenip okunmuş, halk toplantılarının ana motifi olmuştur. Yunus Emre sevgisinin ülkenin her noktasında bir yarış haline dönüştüğünü görüyoruz. Ülkenin pek çok köşesinde halkın onu kendinden sayıp sevmesinde, sahiplenip kendinden saymasında Yunus Emre’nin hak olanı halk diliyle anlatmasının özel bir önemi vardır.

Gerçek yurdu olan Eskişehir dışında başka il ve ilçelerde de Yunus Emre türbe ve makamlarının bulunmasının ardındaki neden budur. Gerek savunduğu görüşler gerekse kullandığı form ve dil nedeniyle çok sevilen Yunus’u izleyen, değişik dönemlerde yaşamış çok sayıda halk şairi olmuştur. Bu büyük ve yaygın sevgi nedeniyle zaman zaman Yunus Emre’nin şiirlerinin başka şairlerin ki ile karıştırılmasını olağan karşılamak gerekir. Yunus Emre gibi böylesine büyük bir sevgi değerine sahip olmak, Eskişehir’in onur duyması gereken bir ayrıcalığıdır. Sözün kısası; insan olanda, Yunus’un özü var.

Gürcan Banger

***

Yunus Emre / Bilgiler-Belgeler

Her yıl Eskişehir’de 6-10 Mayıs tarihleri arasında Uluslararası Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası düzenlenmektedir. Yunus Emre, Türk Kültürü’nün yapı taşlarının en önemlilerinden biridir. Yunus Emre üzerine son yıllarda çok sayıda inceleme, araştırma kitaplaştı. Bunda Yunus Emre üzerine yapılan araştırmalarda ortaya çıkan belge ve bilgilerin büyük rol oynadığını söyleyebiliriz.

Özgün Güneş – Köşeyazarı

***

ESKİŞEHİR’DE YUNUS EMRE ADINA NE YAPIL(AMA)DI?

Türk dili, edebiyatı ve kültürünün en değerli şahsiyeti olan Yunus Emre. Türkiye için önemli olduğu kadar Eskişehir için de birinci dereceden önemlidir. Bu cümleden olmak üzere Eskişehir’de Yunus Emre adına sayısız etkinlik yapıldığını ve bundan sonra da yapılacağını biliyoruz. DEVAMI >

Prof. Dr. Erdoğan BOZ – ESOGÜ öğretim Üyesi

***

Yunus Emre Üzerine

“Yunus, İslam’ın derinliği, Türkçenin inceliğidir.” “Yunus, dünyaya, davâ için değil mânâ için; kavga için değil, sevgi için geldi.”

Yunus Emre, kısaca belirtmek gerekirse, Hz. Peygamber izinde yürüyen bir Müslüman, tasavvuf yoluyla hakikati gerçekleştirmiş bir muvahhid; irfanı düşüncelerini kendi diliyle, Türkçe’yle anlatan, Türkçeyi edebi bir dil haline getiren bir Türk, sevgiyi ve bilgiyi hayatının gayesi haline getirmiş bir aşk ve gönül adamıdır. Daha özlü bir ifadeyle söyleyelim: İslam’ın derinliği, Türkçenin inceliğidir Yunus. Bunun dışındaki mesela Yunus bir bâtınîdir, bir hümanisttir, bir tanrıtanımazdır gibi tespitler doğru değildir, bunlar taraflı ve ön yargılı görüşlerdir. Bu tür görüşleri dile getiren kişilerin Yunus’u anlamadığı meydandadır.

Yrd. Doç. Dr. Mustafa TATCI

***

Yunus Emre’de Sevgi ve Hoşgörü Kültürü

O, Allah’ı bulma, onu duyma ve ona erişme yolunda sevgiyi ve hoşgörüyü kendisine rehber edinir. Bütün insanları bir görüp, eşit sayarak sevgiyle kucaklar. Çünkü ona göre en güzel biçimde yaratılan ve en şerefli varlık olan insanoğlu yeryüzünde Allah’ın bir halifesidir. Kainattaki mutlak güzelliği görmeye çalışan Yunus, eşya ve olaylara sevgi ve hoşgörü anlayışıyla yaklaşarak insana manevi dirilişin kapısını aralar. Yunus;

İrenler buna kalmadı vardı yolına turmadı
Hakk’ı gerçek sevenlere cümle âlem kardaş gelür

diyerek sevgi ve hoşgörü çerçevesinde bütün evreni kardeş ilan eder. O, ifade edilmesi ve yaşanması güç olan çoğu karmaşık meseleleri son derece samimi ve sade bir söyleyişle hem Türk halkına hem de bütün insanlığa sevgi iksiri içinde duyurabilmiş bir mutasavvıftır.

Fakat bu durum “soyut bir insanlık sevgisi” ile açıklanamaz. Yunus Emre sevgiyi ilahi muhtevalı bir kavram olarak ele alır. Aşkı evrensel bir ilke olarak görür ve gönülleri “dost evi” oldukları için yapmaya çalıştığını belirtir.

Ben gelmedim davi için benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir gönüller yapmaya geldim

diyerek sevginin anlamının ne kadar geniş olduğunu dile getirerek bütün meselelerin sevgiyle gönüller arasında bağ kurarak çözülebileceğine dikkati çekmiştir. Yunus Emre’ye göre sevginin kaynağı Allahtır. Her şey Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellisidir. Hakkı seven, Onun eseri ve yeryüzündeki halifesi olan insanı da sevecektir. Dolayısıyla insanı Allah’ın yarattığı en seçkin varlık olarak sevmiştir.

Elif okuduk ötürü
Pazar eyledik götürü
Yaratılmışı severiz
Yaratandan ötürü diyerek tüm yaratılmış canlıları onları yaratandan dolayı sevdiğini dile getirmiştir.

Sinem Aşık – ESKİyeni dergi, Mayıs 2013

***

Eskişehir Valiliği tarafından yayınlanmış olan ESKİyeni dergisinin 2009 Mayıs sayısında, değerli yazarların Yunus Emre ile ilgili yazılarından alıntılar.

Categories: Yunusemre