Bayram Musalla Camii

Bayram Musalla Camii

(Tatbikat) Camii

İstanbul’un fethi gününe isabet eden 29 Mayıs 1976’da İmam-Hatip Tatbikat Camii olarak ve yapılaşmakta olan Hızır Bey mahallesi sakinlerinin, ihtiyacı için temeli atıldı. Konumu itibari ile anıt eser olarak tasarlanan caminin boyutları dışında, tatbik edilmeyen projesi merhum Cevat Ülger Bey’e (Eskişehir Reşadiye Cami’nin mimarı) yaptırılmıştı. Cami inşa edilirken maddi imkansızlıklar ve gereğinde, bitişiğindeki Bayram Musalla’nın kullanılabileceği düşüncesi ile pek geniş tutulamamıştı. Ancak cami, özel günlerde dar geldiğinden sağ ve sol pencerelerden irtibatlı iki kanat ilave yapılması düşünülmüştü.

Caminin yapımını, Lütfi Cağların katkıları ile Fen memuru Ahmet Atmaca yönetimindeki dernek üstlenmiş, ancak 29 Mayıs 1981 de ibadete açılması sağlanmıştır. Yapılmış camilerin kıblelerinin araştırılması, muteber fıkıh kitaplarımıza göre uygun karşılanmamış, en azından o eserleri vücuda getiren selefi salihin (ihlas sahibi ecdadımıza) saygısızlık olacağı, hem cüz i farkın da dinen mahzuru olmadığına dair fetvalar yer almıştır. Hal böyle iken hatada ısrar aynı ile hata olacağından Bayram Musalla Camii’nin yapımı sırasında, kıble tayininde eskiyi, yani Bayram Musalla’nın kıblesini taklit ye­rine yeni cami yapıldığına göre kusursuz gerçeği bulmayı dini hassasiyet olarak kabul ettik.

Bir harita mühendisinin yardımı ile pusuladaki kuzey-güney doğrultusuna göre, kâbenin tam güney istikametinde değil 22 derece doğu cihetinde olduğunu öğrendik. (Harita yardımı ile de gördük.) Pusula her zaman yön tayininde sıhhatli olmayabilirdi. Zira madenlerin veya manyetik alanların pusulayı etkileyebildiği biliniyordu. Yine bu araştırmalarda öğrendik ki, güneş senede iki gün tam Kâbenin üzerinde bulunuyordu. Bütün bu verilerden hareketle yeni yapılan ca­minin kıblesini tesbit edip, aynı anda gece çocukların bozmalarına mahal bırakmamak üzere, yanımızdaki ustalarla köşeleri, köşe taşları ile tesbitten sonra temelini attık.

Temel yükseldiğinde ve Sivrihisar’a nazır bu tepeden baktığımızda: Selçuklulardan sonra yapılan Kurşunlu Camii, Yeni Cami (Aziz Mahmud Hüdai Camii), Yenice Mahalle Camilerinin kıblelerinin aynı olduğunu gördük. Kurşunlu Cami­nin yapılısı sırasında; eski mescid kıblesi ile yeni mescid kıblesi arasındaki farktan neş’et eden Şeyh Baba Yusuf’a ait menkıbe böylece zahir oldu. (Açıklığa kavuştu) Menkıbeye göre: Şeyh Baba Yusuf yaptırmakta olduğu caminin kıblesinin doğru olduğuna inandırmak için, usta ve mahalle ileri gelenlerine Kabe-i Şerifi göstermek zorunda kaldığı keyfiyeti böylece teyit edilmiş (yinelenmiş) oldu. Caminin minaresini merhum Kemal Keser 1987’de yaptırdı.

Caminin önüne şadırvan ve tuvalet yaptırılmış olup itfaiye kazası sonucu Bayram Musalla’ya dikilen akasyalar sulanamadığından kuruyanların yerine yenileri dikildi. İlk ağaçlandırma Tarihi Eserleri Koruma Derneği tarafından yapılmış Belediye’de görevli Süleyman Eroğlu’nun büyük yardımları olmuştu. Bugün caminin çevresi çam ve sedir ağaçları ile ağaçlandırılmıştır.

* * *

Bütün Yönleriyle Sivrihisar
Orhan Keskin
 
Categories: Camiler