Askerlik

Askerlik

Sivrihisar’da askere gidecek olan delikanlı, askere gitmeden 15-20 gün önce bütün işlerden el çektirilir. Zor ve ağır işe gönderilmez. Bu zaman zarfında delikanlı eğer tertipleri varsa onlarla gezer dolaşır, eğlenir.

Bir gencin askere gitmesi yaklaştığında çarşıya çıkılır. Bavul alınır. Bavula iç çamaşırları, tıraş takımları, annesinin ördüğü yün eldivenler, yün çoraplar, yün şapka, el yüz havlusu, banyo havlusu, boyun atkısı koyulurdu.

Oğlan nişanlıysa, kız oğlana resmini verir. Kız mendil işler nişanlısına verir. Bu işlediği mendile yağlık denir. Delikanlı bu mendili askerde kullanmaz. Askerden geldikten sonra da saklar. Bu bir gelenektir. Delikanlıda kıza resmini verir. Kız delikanlının resmini koynunda saklar. Nişanlısının ailesi delikanlıyı yemeğe davet eder ve çeşitli hediyeler verirler.

Askere gidecek gence ailesi çeşitli öğütler verir. “Askerliğe iyi sarıl”, “Komutanlara karşı gelme”, “Kendine dikkat et”, “Götüren melekler geri getirsin”, “Önce Allah’a sonra komutanına emanet”, “Arkadaşların hayırlı arkadaş olsun”, “Güle güle git güle güle gel” derler. İnsan hayatında askerlik askere gideni ve geride kalanı etkiler. Delikanlının ailesi oğullarını askere gönderdikleri için, oğulları asker olduğu için gurur duyarlar sevinirler. Fakat içlerinde de her zaman bir kuşku, endişe olur. Askere giden delikanlının içinde de kuşku olabilir. Eğer delikanlı nişanlıysa, evliyse aklı, gönlü nişanlısında evliyse çoluk çocuğunda eşinde, anası babası yaşlıysa, fakirse aklı fikri onlarda kalır.

Eğer askere gidecek delikanlı fakirse, konu komşu kendi aralarında ortaklaşa para toplar. Delikanlıya verir. İsteyen ayrıca kendisi de para verirdi.

Askere gidecek delikanlıyı konu komşu evine davet eder. Delikanlı ev ev dolaşır. Bu evlerde delikanlıya yemek verilir. Askere gidecek gence belli bir miktar para verilir. Bu paranın miktarı önemli değildir. Önemli olan verilmesidir. Bu bir gelenektir. Delikanlıya her gittiği evde öğütler verilir. Herkesle vedalaşır ve helalleşir.

Askere gidecek delikanlılar kahvede, konakta, odada otururlar, konuşurlar, sohbet ederler, eğlenirler. Daha sonra asker kına gecesi yapılır. Bu eğlenceye herkes davet edilir. Ailesinin durumu iyi olan gençler kına gecesi yapar. Eğer bir belde de birden fazla askere gidecek genç varsa (tertip) bir kına gecesi yapar. Bu kına gecesine diğer askerlerde gider. Davullar çalınır, oyunlar oynanılır, yenilir içilir, askere gidecek delikanlıya ve arkadaşlarını serçe parmaklarına kına yakılır. Kollarına kırmızı yazma bağlanır. Omuzlarına Türk bayrağı ya da Türk bayrağı motifli yazmalar bağlanır ve çalgılar eşliğinde oynarlar. Gencin ailesi, oğullarının sağ-salim gidip gelmesi için adakta bulunurlar.

Genç askere gitmeden bir gün önce arkadaşları konvoy yaparlar. Konvoy arabaları Türk bayrakları ile süslenir. Komalar çalarlar, davullar çalarlar “En büyük asker bizim asker” nidaları eşliğinde dolaşırlar.

Asker uğurlaması hem gündüz hem de gece olabilir. Genci uğurlamak için, tonu komşu, akraba, arkadaşları herkes toplanır. Gençle vedalaşırlar, arkadaşları genci havaya atar ve tutarlar. “En büyük asker bizim asker” diye bağırırlar. Davullar imalar çalınır ve imam gelir asker duasını okur. Genci askere uğurlarlar.

Genç, eğer sözlü ya da nişanlıysa askere gitmeden bir gün önce kızın ailesi tarafından yemeğe davet edilir. Bu yemekte kızla vedalaşır.

Delikanlı, kendi evinden çıkarken ailesi kapı eşiğine ayna koyar ve genç bu aynanın üzerinden atlar. Daha sonra ise, gencin arkasından su dökülür. Bunun sebebi ayna gibi parlayıp, su gibi gidip su gibi gelmesi içindir. Askere gidecek gence bir ekmek, simit, yufka ısırtılır. Ekmeğin geri kalanı bir torbaya konularak asılır. Delikanlı askerden gelene kadar saklanır. Bunun sebebi de, nasibinin onu getireceğine inanılır. Nasibine dönüp, geri gelmesidir. Bir de gencin üzerinden çıkan kirli eşyaları yıkanmaz, öylece saklanır. Genç askerden gelince diğer eşyaları ile yıkanır.

Gencin ailesi oğlu askerdeyken, fakir fukarayı doyurur, giydirir, sadaka verir, öksüzleri sevindirir, hayır işlerine bakar.

Askerden gelen mektuplar ihtimamla saklanırdı. Mektup, hediye hatıra olarak genç özlendiği zaman tekrar tekrar okunur, resmine bakılırdı.

Genç, askerden izinli gelirse hoş geldine gelinirdi. Annesi ya da eşi en sevdiği yemekleri yapar ve yedirirler. Herkes askeri el üstünde tutar. Bir dediği iki edilmez. Asker geldiği zaman “Üzüldüğüne değmedi bak, dolaştı geldi Allah kavuşturdu” derler.

Asker ziyaretine gidilirdi, yakınları, annesi, babası varsa eşi çocukları gider askeri memnun ederlerdi. Bu ziyarette askere para, temiz eşya bırakılır. Annesi evde yaptığı yemeklerden, tatlılardan bir çıkın yapar ve askere verir.

Günümüzde aileler oğulları bir aylık askerken yemin törenine hep beraber gitmekte ve ziyaret etmektedirler.

Terhis olup geldiğinde ise, yine bütün eşyaları çıkarılır, temizlenir, en sevdiği yemekler yapılırdı. Sağ-salim geldi diye fakir fukaraya para dağıtılırdı. Çocuklar sevindirilirdi. Ailesi adak adamışsa adak yerine getirilirdi. Askere giderken ısırtılan ekmeği çıkarılır, ıslatılır ve hayvanların yemesi için dışarı bırakılır. Kurban kesilir, mevlit okutulur.

Delikanlı askerden dönüşte beraberinde hediyelerde getirirdi. Genellikle eve onu ziyarete gelen erkekler için, sigara, sigara tablası, ağızlık, teşbih, kadınlar için, kına, eşarp, çocukları varsa oyuncaklar, eşine de hediye olarak kendini getirirdi.

* * *

Tahsin ALTIN
Eskişehir İli Sivrihisar İlçesi
Merkez Folkloru -2014- sh.67-71
Categories: Sivrihisar Kültürü