Ahmet Efendi

Sivrihisar Sosyal Hayatından Kesitler

13- Ahmet Efendi

Sivrihisar çarşı şadırvanı karşısındaki dükkanında kavaflık yapıyordu. Yanında da her biri medreseden icazetli iki ağabeysini Çanakkale de şehit veren ailenin küçük yetimi olarak o günün harb sonrası şartlarında okuyup yazmadan mahrum kalmış olan dayısı çalışıyordu.

Ahmet Efendi satışa arz ettiği ayakkabılara kendine mahsus rumuzlarla alış fiyatını ve açıkça satış fiyatını yazardı. Böylece müşteriye ve duruma göre kar nisbetini ayarlama durumu oluyordu. Dayısı bir gün bir ayakkabıyı 5 lira paha¬lı satıp ve parasını da yeğenine, Ahmet efendiye verdi. Ahmet Efendi haksız olduğuna inandığı bu fazla parayı iade için türlü yollarla alıcıyı tesbit’e çalıştı ise de: “yeğen ne çok sorup duruyorsun pazarlık ettik sattım. Parayı da verdim. Bu iş bitti” diye cevap veriyordu.

Ahmet Efendi bunalmış vaziyette bana geldi “dayım okuma yazma bilmediğinden senede en az 15 çift ayakkabıyı aldığım fiyattan aşağı satıyor. Bu defa pahalı satmışsın desem belki senede 30 ayakkabıyı alış fiyatından aşağıda satacak bu sebeple kendine pahalı sattığını söylemiyorum” dedi

Bende kendisine alıcının reşit olduğu, pazarlıkta rıza bulunduğu anlaşılıyor ama sen istersen o 5 lirayı sadaka olarak bir fakire ver alıcı da sen de ecir alırsın dedim, böylece o dertten kurtardım. Ahmet Efendi benim en büyük ağabeyimdir. Babam rahmetli bizlere “değil haram lokma şüpheli lokmanın zerresini sizlere yedirmedim” demişti. El hak doğru imiş.

Categories: Orhan Keskin

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*