Ağır Metal Zehirlenmesi

Ağır Metal Zehirlenmesi Nedenleri ve Ağır Metal Tehdidi

Sanayileşmenin artması ve bunun neticesi olarak kirlenen doğada yetişen kontamine olmuş bitkisel ve hayvansal gıdaların tüketimi, geri dönüşümlü kullanılan malzemeler, denizlerin kirlenmesi, yakıtlar ve bunların kirlettiği havadan dolayı vücudumuzda ağır metal birikimleri ve zehirlenmeler olmaktadır.

Bir zamanlar toplumun belli bir kesimde görülen ağır metal zehirlenmeleri, günümüzde yediden yetmişe her kesimde yaygın olarak görülmeye başladı. “Kendisine ‘modern tıp’ diyen kimyasal tıp ekolü hastalarda ağır metal zehirlenmesi olup olmadığına bakmadan hastalara değişik teşhisler koyuyorlar. Oysa bu hastaların çoğunda ağır metal zehirlenmeleri var.”*

Günlük yaşantımızda ağır metal birikimine maruz kalmamak neredeyse imkansızdır. Çevre şartlarına dayanıklı olan ağır metaller insan ve diğer canlılarda birikmektedir. Bu kirleticiler yıllarca biriktikleri vücuttan anne rahmindeki fetüse, doğum sonrası da anne sütünden bebeğe geçerek devam etmektedir. Vücutta hiç bulunmaması gereken bu toksik metallerin insan organizmasında bilinen hiçbir biyolojik görevi de yoktur. Küçük miktarlarda bile zehirlenme yapabilen ve toksisitesi en yüksek olan metallerin başında kurşuncıva ve kadmiyum gelmektedir.

Ağır Metallerin İnsan Vücuduna Zararları ve Sağlığa Olumsuz Etkileri

Ağır metal birikimi vücuttaki tüm hücreleri tehdit eder. Ağır metallerin ağız, solunum ve cilt yoluyla alımı sonrası kronik olduğu kadar akut zehirlenmeleri de söz konusu olabilmektedir. Bunların, henüz gelişme dönemindeki fetüs ve çocuğun başta sinir sistemi olmak üzere tüm sistemleri üzerinde zarar verici etkileri olacaktır.

Cıva zehirlenmesi merkez sinir sistemi ile böbrek sistemini doğrudan etkiler. Ayrıca gelişim bozukluğu, hareket ve beyin işlevi bozukluklarına neden olur. Cıva ve bileşiklerinin etkisi doz, etkilenen kişinin yaşı, etkilenim süresi, etkilenim yolu, etkilenen kişinin sağlığı ve beslenme düzeyi ile ilişkilidir. İdrar, saç ve kan düzeyinin ölçülmesiyle etkilenim belirlenir. Cıvanın solunması kimyasal akciğer yangısına, doku yıkımına yol açan bronşit oluşumuna neden olur.

Akut arsenik zehirlenmesinin gözlemlenen etkilerinden bazıları bulantı, kusma ve ishaldir. Aynı zamanda böbrek ve karaciğer hasarı, deri pigmentinde artma, görme bozukluğu, kas felçleri de meydana gelmektedir. Kanserojen bir etkisi vardır. Bu etkiler cilt kanseri, kanser olmayan deri lezyonları ve iş sebebi ile oluşan hava yolu kanserleridir. Bulaşma yolları arasında kaynak suları, süt-tozu, soya sosları, su ürünleri besin katkıları ve sigara sayılabilir.

Alüminyum zehirlenmesinde otizm, kan ve beyin fonksiyon bozuklukları, çocuklarda zeka geriliği ve öğrenme sorunu, cilt sorunları, karaciğer hastalığı, mide ve bağırsak kanseri, meme kanseri, hiperaktivite, enerji azlığı, parkinson hastalığı, mide ağrısı ve bulantısı, gaz sorunları gibi olumsuz etkiler ile karşılaşılabilir. Alüminyum folyo zehirlenmelerinde şelasyon tedavisi uygulanır.

Bağışıklık sistemini doğrudan etkileyip, zehirlenmelere ve çeşitli hastalıklara sebep olan ve İnsan sağlığı için tehdit oluşturan ağır ve zehirli metallerden bazıları şunlardır:

Platinum: altın, gümüş ve bronz gibi asal metaller, geçiş metalleri grubunda yer alır. Kendine has bir kimyasal yapısı ve fiziksel özellikleri vardır. Platin kıymetli bir madendir, üstün niteliklerinden dolayı birçok endüstri alanında kullanılmaktadır. Bazı platin kompleksleri böbreklerde geri dönüşümü olmayan tahribata yol açarlar.

Gümüş: metalik bir element. Tıpta arjirizm olarak adlandırılan gümüş zehirlenmesi, gümüş bileşiklerle uzun süre temas edilmesi durumunda ortaya çıkar.

Lityum: yoğunluğu düşük kimyasal bir element. Yüksek dozda alınması zehirlenmeye yol açar.

Manganez: çeliğin dayanımını artıran kimyasal bir alaşım elementidir. Metal elektrik kaynağı, çelik, boya, seramik, linoleum, sabun ve pil yapımında kullanılmaktadır. Manganez zehirlenmesi en çok madencilerde görülür. Zehirlenme, karaciğer sirozu, nörolojik ve zihinsel belirtilerdir. Eksikliğinde sürekli yorgunluk, hafıza problemleri, kısırlık, kilo kaybı gibi belirtiler görülür.

Kobalt: kimyasal bakımdan nikel ve demire benzeyen metal bir element. Birçok sanayi üretim işleminde kullanılır. Bazı metallerle alaşımından mıknatıs ve metal kesici uçlar yapılır. Kobalt Zehirlenmesi ve nedenleri >

Magnezyum: kimyasal bir element. İnsan vücudunda en çok bulunan 11. element olan magnezyumun eksikliği ve fazlalığı çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. 

Stronsiyum: gümüşümsü beyaz metalik katı bir elementtir. Toprak alkali metaldir. Stronsiyum tüketimi genelde “stronsiyum karbonat” şeklinde olmaktadır. En yaygın tüketim şekli TV tüplerinde ve özel alaşımlarda kullanılmaktadır. 

Talyum: düşük dozlarda bile zehirleyici olan bir metal element. Özel nitelikli camların üretiminde, böcek ve fare zehiri yapımında kullanılır. 

Arsenik: metal ile ametal arasında olan kanserojen bir element. Böcek ve tarım ilaçları, fare zehiri, bazı kanser ilaçları, boya, duvar kağıdı, seramik, mürekkep, piller, kablolar, mil yatakları gibi çeşitli ürünlerin imalatında kullanılır. 

Kadmiyum: kanserojen olan bir ağır metal element. Seramik, elektrik, pil ve akü sanayisinde kullanılır. Kadmiyum zehirlenmesinde kemik erimesi (osteoporoz) görülebilir. Kadmiyum zehirlenmesi kalsiyum disodyum edetat adlı maddenin ağızdan verilmesiyle tedavi edilir.

Silisyum: camın ham-maddesidir. Başka elementlerin karışımı ile elektronik ve emaye sanayinde kullanılır. Vücudumuzda fazlaca bulunması hemoliz yani alyuvarların parçalanması ile hücrelerin değişmesine sebep olabilir. Solunum yollarında büyük oranda tahribat yapar.

Krom: demiri sertleştirmek için kullanılan bir madendir. Geniş bir kullanım alanı vardır. Vücudumuzda da krom minerali bulunmakta ve fazlası zehirlenmeye yol açmaktadır.

Kurşun: hava, su ve toprak yoluyla, solunumla ve besinlere karışarak biyolojik sistemlere giren son derece zehirleyici özelliklere sahip bir metaldir. 

Nikel: nikelin ağız yoluyla alınması, kontamine yani bulaşma olmuş besinler aracılığı iledir. Nikele maruz kalma, toz ve buharlarının solunması ile olur. Oluşturabileceği başlıca sağlık riski solunum sistemi kanserleridir. En sık rastlanılan burun ve akciğer kanserleridir. Ayrıca, alerji, astım, ürtiker, eritem, kontakt dermatit oluşturabilir.

Cıva: sıvı olan tek madendir. Çok küçük miktarlarda bile etkili olabilen bir sinir sistemi toksinidir. Kağıt ve boya sanayinde, zirai ilaç yapımında, suni gübre üretiminde ve daha birçok laboratuvar gerecinin yapımında kullanılır. Cıvanın renksiz bir buhar halinde kolayca buharlaşması ve havaya karışması onu gizli bir toksin yapar.

Uranyum: radyoaktif ve kimyasal zehirli bir element. Nükleer enerji santrallerinde zenginleştirilmiş uranyum sızıntısından doğan radyasyona uzun süre maruz kalmak kansere neden olur.

Siyanür: son derece toksik bir maddedir. Siyanür içeren maddelerin ağız, solunum ve deriden emilim yoluyla alınması zehirlenmeye sebep olur.

Alüminyum: yumuşak ve hafif bir metaldir. Bazı bilim adamları birçok hastalıkların alüminyum birikmesi ile ilişkisi olabileceğini düşünmektedirler.

Organizmamız için gerekli olan ve yaratılıştan vücudumuzda bulunan, ama çok fazla miktarda olduğunda ağır metal zehirlenmesine yol açan bazı mineraller, radyoaktif element ve kimyasal maddeler de vardır. Bunlardan bazıları bakır, çinko ve selenyum dur.

Ağır Metal Zehirlenmelerine Sebep Olan Etkenler:

– İçme suları
– Egzoz dumanı
– Deniz ürünleri
– Mutfak eşyaları
– Çevre kirliliği
– Amalgam diş dolguları
– Aşılar: aşıların bazılarında alüminyum ve koruyucu madde olarak da timerosal (organik bir civa birleşiği) vardır.
– Saç boyaları ve makyaj malzemeleri
– Tarım ilaçları ve bazı tarım ürünleri
– Cam ve kristal eşyalar
– Boya sanayii
– Tekstil malzemeleri
– Pestisit: Genel anlamı ile insan kullanımına sunulan gıdalarda istenmeyen hayvan veya bitkileri öldürmek amacıyla kullanılan alet veya kimyasal olarak tanımlanan Pestisitler; böcek öldürücüler (insektisit), yabani ot öldürücüler (herbisit), kemirgen öldürücüler (rodentisit) ve küf öldürücüler (fungisit) dir.

Ağır Metal Zehirlenmesinden Hangi Durumlarda Şüphelenmek Gerekir?

– Kanserler: kanser hastalıklarında ağır metal zehirlenme testi yaptırılması gerekir. Özellikle lösemiler, lenfomalar, sindirim sistemi ve solunum  sistemi kanserleri
– Akut böbrek yetmezlikleri: ağır metallerin böbrekler üzerinde toksik (nefrotoksik) etkisi vardır.
– Nöropsikiyatrik hastalıklar: şizofreni, depresyon, dispraksi ve disleksi
– Kansızlık: aplastik anemi, kemik iliğinin yeteri kadar veya hiç yeni hücre üretememesidir. 
– Alerji ve ürtikerler: tedaviye cevap vermeyen ve tekrarlayan alerjiler ağır metal zehirlenmesinden kaynaklanabilir.
– Otizm ve hiperaktivite bozukluğu
– Nöropatiler: sebebi bilinmeyen ve iyileşmeyen vücut ağrıları, nörotoksik sinir harabiyeti, periferik nöropatiler
– Osteoporoz: kemik erimesi
– Parkinson, demans ve alzheimer
– Otoimmün hastalıklar: vücudumuzu hastalık ve enfeksiyonlara karşı koruyan bağışıklık sisteminiz bazen ters hareket ederek vücudumuzdaki sağlıklı hücrelere de saldırır. Buna otoimmün bozukluk denir. Hashimato hastalığı, sedef, romatizmal hastalıklar, otoimmün hepalit, ITP, skleroderma, SLE, multiple skleroz gibi 80 çeşit otoimmün hastalık vardır.

Ağır Metal Zehirlenmesi Belirtileri Nelerdir?

Bağışıklık sistemi baskılanmış ve zayıflamış olmak, sık hastalanmak ve hastalıklara karşı dirençsizlik en fazla olan belirtilerdir. Hafıza kaybı, sinirlilik ve davranış değişiklikleri, el titremeleri, hipertiroidi, deri hastalıkları (dermatit) ve kaşıntılar, motor hareketlerde uyum bozukluğu gibi belirtiler ağır metal zehirlenmelerinin göstergesi olabilir.

Siyanür zehirlenmesinde en duyarlı organlar merkezi sinir sistemi ve kalptir. Orta düzeyde karşılaşmada belirtiler bir saatten önce ortaya çıkmayabilir. Hafif düzeyde karşılaşmada görülen belirtilerin ardından kaslarda güçsüzlük, ataksi, nistagmus ve konfüzyon gelişir. Temas sürdükçe bilinç kaybı, konvülziyonlar ve santral apne gelişir, nabız bu düzeyde genellikle hızlıdır. Yüksek doz ağır temasta ise, ani kollaps gelişip, kişi bilinç kaybı ile haykırarak yere düşer ki bu duruma apoplektik felç biçimi denilmektedir.

Metalik cıva buharına bağlı yüksek doz, kısa süreli etkilenimlerde, akciğer hasarı, bulantı, kusma, ishal, kalp hızı ve kan basıncında artış, deride kızarıklık, göz tahrişi gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir.

Alüminyum zehirlenme belirtileri: Vücut aşırı alüminyum alması durumunda karaciğer fonksiyonlarının bozulması, mide ve bağırsak bozukluğu, böbreklerde hasar, iştahsızlık, psikoz, adale ağrıları, bunama, denge kaybı, vücut yapısının zayıflaması, nefes darlığı gibi belirtiler meydana gelmeye başlar. Yapılan araştırmalarda; kelimelerin telaffuz edilememesi, alzheimer, parkinson, hareketlerdeki koordinasyon kaybı gibi nörolojik belirtilerin sebebi olarak alüminyumun etkili olduğu gözlenmiştir. Özellikle Diyaliz hastalarının Alüminyum folyo kullanımında dikkatli olmaları gerekiyor.

Ağır Metaller Vücuttan Nasıl Atılır

Teşhis: Ağır metal zehirlenmesinin teşhis edilmesi için konuyu iyi bilen bir doktor tarafından kan testi yaptırılması gerekmektedir. Uygun görüldüğünde hastalığın durumuna göre saç, doku ve idrar testleri de istenebilir.

Chelation Tıbbi Tedavi: Ağır metal zehirlenmeleri tedavisine şelasyon tedavisi denir. Bu şelatlanma işlemi bedende biriken zehirli mineral ve metallerin atılması amacıyla yapılır. Bu tedavide panzehir olarak Dimerkaprol yani “British anti-Lewisite = B.A.L” ve DMSA (dimerkaptosüksinik asit) gibi sentetik şelatör olan kimyasal ajanlar kullanılmaktadır. Bu ajanların ciddi yan etkileri vardır, ayrım yapmadan vücuttaki faydalı mineral ve metallerin de atılımına sebep olurlar.

Ajan insan vücudunda biyolojik, kimyasal ya da fiziksel değişiklik yapan madde.

Aşırı bakır birikmelerinden dolayı Wilson hastalığı tedavisinde ise Penisilamin (Penicillamin) ve Trientine hydrochloride ilaçları kullanılmaktadır. Yan etkisinin az olması nedeniyle en çok tercih edilen ilaç “Trientine hydrochloride” dir

Ağır Metal Detoksu ve Bitkisel Destek

Şelasyon tedavisinde yan etki göstermeyen bitkisel destek olarak su yosunlarından klorella (chlorella) ve spirulina tercih edilmektedir. Detoks kürü olarak ise; limon, portakal, havuç, kereviz sapı, maydanoz, kırmızı pancar, zencefil, ıspanak, fesleğen, meryemana dikeni ve zerdeçal tavsiye edilmektedir. Cıva birikmelerinde ise etkili bir bitki olan aşotu denilen kişniş (koriander) önerilmektedir. Sarımsak, (barlauch) toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olacaktır.

Ayrıca, insan vücudundaki toksinleri temizleyen ganoderma lucidum yani kırmızı reish mantarı kullanılması tedaviye çok fayda sağlayacaktır. Geniş bir kullanım alanı olan Ganoderma Lucidum mantarı, hücrelerin yenilenmesi ve bağışıklığı hiçbir toksik etki yapmadan güçlendirme özelliğine sahiptir. Şifa Allah’tan.

Ağır metallerin vücuttan atılmasının uzun bir tedavi süreci vardır, bundan dolayı acele davranış ve yanlış uygulamalardan kaçınmalı, hastayı dikkatle takip etmelidir. Şelasyon tedavisi süresince detoks kür ve diyeti uygulamak daha da faydalı olacaktır.

* * *

*Bu konu ile ilgili geniş açıklamayı 2015 yılında Hayykitap tarafından yayınlanan Dr. Ümit Aktaş’ın “Bitkisel Kürlerle İlaçsız Tedavi” kitabında bulabilirsiniz.

İlginç Bir Zehirlenme ve İyileşme Hikayesi

Alüminyum Folyo Zararları

Küçük yaşlarda bir kız çocuğu yorgunluk ve mide bulantısı şikayetlerinden dolayı ailesi tarafından bir tıp fakültesine götürülüyor. İncelemeler ve tahliller sonucu aplastik anemi teşhisi konuluyor.

Günümüzün “modern tıp” dedikleri kimyasal tıp ekolü, ağır metal zehirlenmesi olup olmadığına bakmadan hastalara değişik teşhisler koyabiliyorlar. Basit bir kan testi ile saptanacak olan ağır metal zehirlenmesine baktırmıyorlar. Halbuki bu hastaların bazılarında ağır metal zehirlenmeleri olabiliyor.

Aplastik anemi, kemik iliğinin baskılandığı ve tüm kan hücrelerinin sıfırlandığı bir hastalıktır. Kanserden daha kötüdür.

Hasta kıza kemoterapi ilaçları ve kortizon vermeye başlıyorlar. Ama tedaviye cevap alınamıyor, zaman geçiyor, hastaneye yürüyerek giden 12 yaşındaki kız çocuğu, yatağa bağlı halde, ölümün eşiğine geliyor. Ailesi çocuğunu başka doktorlara da götürme kararı alıyor.

Dr. Ümit Aktaş’ın Kliniğine getirilen çocukta aplastik anemiye neden olan, Alüminyum zehirlenmesi imiş.

Bir kan testi ile saptanabilecek olan ağır metal testi yapılmamış ve çocuk kemoterapi ilaçları ile kortizon verilerek yatalak hale düşürülmüştü.

Doktor Ümit Aktaş, ağır metalleri vücuttan temizleyen şelasyon tedavisi uyguluyor ve çocuk tamamen iyileşiyor.

Peki bu çocuk alüminyumu vücuduna nereden almıştı?

Anne, tost makinesinin yüzeyi çizildiği için alüminyum folyoyla kaplamış. Bu makinede kaplama olarak kullanılan alüminyum folyo, çocukta alüminyum zehirlenmesine neden olmuştu.

Alüminyum folyolar ısıyla temas ettiklerinde muhafaza ettikleri yiyeceğin içine alüminyum salmaya başlar ve tüm ailede alüminyum zehirlenmesi olduğu görülür. Ama zehirlenmeden en fazla etkilenen küçük kız olmuştu.

Derleyen: Murat SEVİMBAY

Kaynaklar: Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Akademik Makaleler

Categories: Sağlık