39 Basamak ve Nasrettin Hoca

Geçtiğimiz günlerde Eskişehir Şehir Tiyatrolarında oynanan “39 BASAMAK” adlı oyununu izleyen yazar Murat Atikel’in oyun hakkında bir değerlendirmesi.

Nasrettin Hoca Akşehirli mi?

Başlık garip geldi değil mi? Eskişehir’de kime sorsanız, size Nasreddin Hoca Sivrihisarlıdır der. Peki nereden çıktı şimdi bu?

Eskişehir Şehir Tiyatrolarının “39 Basamak” adlı oyununu geçtiğimiz günlerde izleme fırsatı yakaladım. Oyun, geçtiğimiz sezonun sonlarında aslında birkaç kere sahnelenmişti, ancak oyunla ilgili çok bilgim yoktu. İskoç yazar John Buchan’ın aynı adlı romanından Patrick Barlow’un oyunlaştırdığı ‘39 Basamak’, ünlü yönetmen Alfred Hitchcock tarafından da geçmişte sinemaya uyarlanmıştı. Aslında orjinalinde gerilimli bir casusluk öyküsü, ama tiyatroya uyarlanmış hali hiç de öyle değil. Tam bir kara komedi… Oyunu Türkçe’ye Mehmet Ergen kazandırmış.

“39 Basamak”ı Türkiye’de ilk sahneleyen Eskişehir Şehir Tiyatroları değil. İstanbul’da uzun süredir sahnelendiğini biliyorum. Demet Evgar gibi ünlü oyuncular yıllardır oynuyor. Ama onların oyunu aslına uygun İskoçya’da geçiyor.

Eskişehir’de sahnelenen oyun ise Türkiye’ye uyarlanmış hali. İstanbul’dan başlayıp, Konya’ya Akşehir’e uzanıyor.

Öncelikle belirteyim ki, oyun esprileri ile, izleyici ile etkileşimi ve temposu ile son dönemde izlediğim en iyi oyunlardan biriydi. Bütün oyuncuları ve ekibi kutluyorum.

Ama Türkiye’ye uyarlanmış bu oyunda dikkat çekici bir nokta var. Oyunun kahramanı, bir casusluk öyküsü içinde, Eskişehir’den de geçerek Akşehir’e gidiyor. Ve oyunun birçok yerinde Nasreddin Hoca göndermeleri yapılırken, bir yerinde de “Akşehirli Nasreddin Hoca” deniyor. Arada bir Sivrihisar göndermesi olur mu diye bekliyorsunuz, ama yok. Üstüne basa basa Nasreddin Hoca’nın Akşehirli olduğu vurgulanıyor.

Eskişehir Şehir Tiyatroları’nın sürekli izleyicileri bilir ki, oyunlarda kimi zaman orijinal metnin dışında, o zamanın gündemine göre bazı göndermeler de ekleniyor bazen. Örneğin, bunlar arasında politik göndermeler de olabiliyor ve bu tüm tiyatrolarda uygulanan bir şeydir. Yani, bir Eskişehirli olarak bu oyunda da madem bu kadar Nasreddin Hoca geçiyor ve yaşadığı Akşehir’den de bahsediliyor, o zaman doğduğu Sivrihisar’dan da hiç bahsedilmez mi diye insan düşünmeden edemiyor. Zira mezarının da Sivrihisar’da olduğu ortaya konulmuşken…

Bu beni çok rahatsız etti. Çok mükemmel bir oyun, ama neden böyle bir durum yaşanıyor.

Bu oyunun daha önce başka bir uyarlaması Konya’da da sahnelenmiş, ama anladığım kadarıyla orada da aslına sadık kalmışlar. Ama eğer Konya’daki versiyonu Akşehir üzerine kurulmuşsa, yoksa bizim Şehir Tiyatroları o versiyonu alıp da burada hiç ellemeden mi sahneledi diye içimize de bir kurt düşmedi değil…

Sözün özü, “39 Basamak” çok şahane bir oyun, ama Nasreddin Hoca’yı “Akşehirli” göstermesi bize yanlış geldi. Hem de çok yanlış… Eğer ki oyunun Türkçeleştirmesi Akşehir’e göre tasarlanmışsa bile, yine bir Sivrihisar göndermesi eklenip durum kurtarılabilirdi. Öbür türlüsü, “Nasreddin Hoca’yı sadece Akşehir ile”, hem de üstüne basa basa yansıtan bir oyun olması nedeniyle, “Acaba bilerek mi böyle yapıldı” düşüncesi de yaratabilir, bizden söylemesi…

Hem bir de sonra Sivrihisarlıları Şehir Tiyatrolarından soğutmayalım lütfen… Oyunda bu konuda bir düzeltme yapılması gerekmez mi sizce de…

10.2.2018
Murat Atikel-2eylul.com.tr

Categories: Sivrihisar Haberleri

Yorum Yaz

Mail adresi yazarsaniz yayinlanmayacaktir.
Gerekli alan*